istanbul escort

SON DAKİKA

Adana Ulus
Sabri ARPAÇ

ARTIK KUR FARKLARI KDV’YE TABİ

ARTIK KUR FARKLARI KDV’YE TABİ
Bu haber 18 Mart 2019 - 18:58 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Döviz cinsinden yapılan satış
işlemlerinde satıcı veya alıcı adına oluşan kur farklarının alıcı veya satıcı
tarafından belge düzeni ve fatura düzenlenmesi, katma değer vergisi
hesaplanması, kur farklarının mal satışından sonra da hem hasılat olarak gelir
ve kurumlar vergisi matrahını oluşturması hem de katma değer vergisine tabi
olması fiyat artışlarının nedeni olacaktır. Çünkü; 7161 Sayılı Vergi Kanunun
ile kur farkları artık katma değer vergisi matrahına dahil edilecektir.

VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227
nci maddesinin birinci fıkrasında “Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu
Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan
kayıtların tevsiki mecburidir.” Olduğu hükmü bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 229 uncu maddesinde,
fatura, “satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı
meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından
müşteriye verilen ticari vesikadır” şeklinde tanımlanmıştır.

Kanunun 232 nci maddesi gereğince;
fatura vermek ve fatura istemek ve almak mecburiyetinde olanlar belirtilmiş
olup; kur farkları bakımından; fatura düzenleme tarihinden, ödemenin
gerçekleştiği tarihe kadar satıcı lehine oluşan kur farkları için satıcı
tarafından; satıcının aleyhine oluşan kur farkları için ise alıcı tarafından
satıcıya fatura düzenlenmesi gerekeceği sonucuna varılmaktadır.

Kur farklarının hesaplanmasında
ilgilinin borcunun kaydedildiği kur ile ödemenin yapıldığı günkü kur arasındaki
farkın esas alınması gerekir.

Bedeli henüz tahsil edilmeyen döviz
cinsinden satışlarda ise, yıl sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde, Vergi
Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu oluşan kur farkları ilgili
hesaplara durumuna göre gelir ya da gider unsuru olarak alınacak, ancak bunlar
için fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun;1/1
inci maddesinde;

–      
‘’Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde
Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine’’ tabi olduğu,

–      
20 nci maddesinde ise; ‘’teslim ve hizmet işlemlerinde matrah, bu işlemlerin
karşılığını teşkil eden bedel olduğu ve bedel deyiminin, malı teslim alan veya
kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler
karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para,
mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet
ve değerler toplamını ifade ettiği’’,

–      
24/c maddesinde ise; ‘’vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi
çeşitli gelirler ile servis ve benzeri adlar altında sağlanan her türlü
menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu’’,

Hükme
bağlanmıştır.

Katma Değer
Vergisi Kanunu’nun 24/2 maddesinin madde metnine 18 Ocak 2019 tarihli ve 30659
sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7161 Sayılı Kanunun 18. maddesi ile (c)
bendine “fiyat farkı” ibaresi eklenmiş yürürlük tarihi de 18 Ocak
2018 olarak kanunlaşmıştır. 

Yasal
düzenlemeden önce Danıştay 4. Dairesi’nin ‘’kur farklarının katma değer vergisi
matrahına dahil edilmemesi’’ yönündeki kararları ile mali idarenin uygulamaları
farklı olması nedeniyle mali idare yasal düzenleme yoluna giderek
uyuşmazlıkları ortadan kaldırmıştır. (Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 26/02/2019
tarih ve  39044742-130 -174596 sayılı özelgesi).

Katma Değer
Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin “III/A-5.3.Kur Farkları” başlıklı
bölümünde; “Bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade
edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku
bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkı
esas itibarıyla vade farkı mahiyetinde olduğundan, matrahın bir unsuru olarak
vergilendirilmesi gerekmektedir.

Buna göre,
teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında
ortaya çıkan lehte kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve
faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu
işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanır.

Bedelin
tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde, kur farkı
tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve
hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.

Yıl
sonlarında ve geçici vergi dönemlerinde, Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan
değerlemeler sonucu oluşan kur farkları üzerinden KDV hesaplanmaz.”
denilmektedir.

Konu ile
ilgili yayınlanan 60 Seri Numaralı Katma Değer Vergisi Sirkülerinin “4.5.
Yurt İçi Teslimler ile İhraç Kayıtlı Teslimlerde Oluşan Kur Farkları”
başlıklı bölümünde;” yurt içinde KDV uygulanmak suretiyle teslim edilen
mallara ilişkin olarak;

-KDV dahil
toplam bedelin dövize endeksli olarak belirlenmesi durumunda vergiyi doğuran
olayın meydana geldiği tarih ile ödeme tarihi arasında ortaya çıkan kur farkı
bedeline iç yüzde oranı uygulanarak,

-Dövize
endeksli toplam bedele KDV’nin dahil edilmemesi durumunda vergiyi doğuran olay
ile ödeme tarihi arasında ortaya çıkan kur farkları üzerinden lehine kur farkı
ortaya çıkan mükellef tarafından düzenlenecek faturada KDV hesaplanması ve kur
farkının ortaya çıktığı dönemlerde her iki mükellef tarafından genel esaslar
çerçevesinde işlem yapılması gerekmektedir.” açıklamalarına yer
verilmiştir.

Bedelin döviz
cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlendiği yurt içi satışlar nedeniyle
teslimin gerçekleştiği tarih ile ödemenin yapıldığı tarih arasında lehe veya
aleyhe oluşan kur farkları üzerinden kural olarak KDV hesaplanması
gerekmektedir. Bu çerçevede, kur farklarının katma değer vergisine tabi
tutulabilmesi için vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarih ile ödemenin
yapıldığı tarih arasında ortaya çıkması;

–      
KDV matrahıyla bir ilişkisinin bulunması,

–      
KDV matrahında bir değişiklik meydana getirmesi gerekmektedir.

Buna göre;
bedeli döviz cinsinden belirlenen satışlarda, satış bedelinin kısmen veya
tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra tahsil edilmesi
durumunda, lehe ortaya çıkan/çıkacak kur farkının matrahın bir unsuru olarak
vergilendirilmesi, söz konusu kur farkı için fatura düzenlenmesi ve teslim veya
hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak
suretiyle katma değer vergisi hesaplanması gerekmektedir.

Ancak, bedeli
henüz tahsil edilmeyen döviz cinsinden satışlarda yıl sonlarında ve geçici
vergi dönemlerinde, Vergi Usul Kanunu uyarınca yapılan değerlemeler sonucu
oluşan kur farkları üzerinden katma değer vergisi hesaplanmasına ve fatura
düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.

Döviz fiyat
artışlarının hızlı yükseldiği ve yükselişin devam edeceğinin beklendiği bir
dönemde enflasyon ve fiyat artışlarını tetikleyen kur artışlarının bir de
farklarının gelir ve kurumlar ve katma değer vergisine tabi tutulmasının fiyat
artışlarını iyice yükselteceği kesin olarak görülmektedir.

Bu da
bürokrasinin AKP’ye kapağı olsun!

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER

istanbul escort

istanbul escort

escort bursaescort mersin