ASGARİ ÜCRET GÖRÜŞMELERİ ÖNE ALINMALI
Manşet Haber 22.10.2018 02:35:26 0

ASGARİ ÜCRET GÖRÜŞMELERİ ÖNE ALINMALI

ASGARİ ÜCRET GÖRÜŞMELERİ ÖNE ALINMALI

Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar, ülkemizde yaşanan ekonomik krizden en çok işçi ve emeklinin etkilendiğini söyledi.
2019 yılında asgari ücretin ne kadar olacağını belirleyecek asgari ücret tespit komisyonunun Aralık ayı içinde toplanacağını hatırlatan Ramazan Ağar, komisyon toplantısının öne alınması gerektiğini ifade etti. Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar, yazılı açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Ülkemizde bir ekonomik kriz var, bunun üstesinden gelebilmek adına gerekli çalışmalar yapılıyor ancak bir gerçek var o da bu krizden en çok işçi ve emekli etkilendi. Türk-İş Konfederasyonu olarak tam 31 yıldır her ay düzenli olarak yapılan ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı’ araştırmasına göre çalışanların geçim şartlarının ne denli ağır olduğunu gözler önüne sermektedir. Eylül ayında yapılan açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına sonuçlarına baktığımızda dört kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 893 TL, yoksulluk sınırı ise, 6 bin 167 TL olmuştur. Bu da göstermektedir ki çalışan zor durumdadır. Türk-İş olarak dün olduğu gibi bundan sonra da işçimizin, çalışanımızın yanındayız. Onların refah düzeylerinin artma konusunda çalışmaları devam edecektir. Bu nedenledir ki hükümetten asgari ücretin 2 bin lira olmasını istiyoruz. Aralık ayında yapılacak asgari ücret tespit komisyonu toplantısının erkene alınarak belirlenecek asgari ücretin 2 bin liranın üstünde olmasını istiyoruz”


YAZARLAR

İfral TURGUT

BAHARI BEKLERKEN Hüseyin Öğretmen Artvin’e atanmıştı. Kendisini sevdirdi yeni tanıdıklara. Derin dostluklar kurdu. Ev sahibi ile de dost olmuştu. Hüseyin’i evladı gibi seven ev sahibi artık evlilik zamanının geldiğini söyleyerek onu Melahat ile tanıştırdı. İki genç birbirlerini beğendi ve evlenmeye karar verdiler. Hüseyin bu durumu ailesine bildirdi ama ailesi bu durumdan hiç memnun olmadı. Şiddetle karşı çıktılar. Çünkü kendilerinin de bir gelin adayı vardı. Tüm engelleme çabalarına rağmen Hüseyin Melahat ile evlendi. Uzun yıllar evli kaldılar ve iki çocukları oldu. Yaşananlar çeşitli problemler doğuruyor, problemler, beraberinde sağlık sorunlarını getiriyordu. Yıl, 1984. Bir gün kapı çalındı. Gelen kendisinden 12 yaş küçük, ama gençlik yıllarında birlikte futbol oynadıkları Sami Demirtuna idi. Sami yıllardır Almanya’da çalışıyordu. Orada meslek okuluna gitmiş, terapist olmuştu. Sami, “Nasılsın ağabey,” diye sorunca. Hüseyin, ona uzun uzun baktı… Bakışlarında hayata karşı duyduğu küskünlüğü, kırgınlığı ve tükenmişliği vardı. Cılız bir sesle, “Yorgunum dostum, yorgunum. Vefasız yıllara, vefasız yakınlarıma dargınım ,” dedi. Sami, Hüseyin’in elini tuttu, “Merak etme iyileşeceksin, yine tüm dostlar bir araya geleceğiz,” dedi. Sonra kalktı, kapıda veda ederken, Melahat Hanım, hastalığın adını söyledi: Kanser. Soğuk bir geceydi. Sami o gün yaşadıklarından çok etkilenmişti. Bir kağıt kalem aldı eline ve içini döktü kağıda. Şiir bittikten birkaç gün sonra, tekrar gitti arkadaşının yanına ve şiiri okudu. Hüseyin mutlu olmuştu. Sevindi, teşekkür etti. Daha sonra Sami şiiri, Selçuk Tekay’a verdi. Şiir aylar sonra şarkıya dönüştü. Sami bu sefer şarkıyı telefonda Hüseyin’e dinletmek istedi. Heyecanla çevirdi numaraları. Telefondaki ses buz gibiydi: “Hüseyin Beyi kaybettik.” Baharı beklerken ömrüm kış oldu Gözümde her zaman biraz yaş oldu En güzel duygular bana düş oldu Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık Tutmadı ellerim sıcak elleri Duymadım aşk denen tatlı sözleri Taşıdım gönlümde acı izleri Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık İçimde ateşler söndü kül oldu Aşk bahçem kurudu sanki çöl oldu Yar bildim o bile bana el oldu Yorgunum dostlarım, yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık. HÜSEYİN’E KENDİNİ ANLATAN ŞARKIYI DİNLEMEK KISMET OLMADI. • AMA SİZ O ŞARKIYI SÖYLERKEN VEYA DİNLERKEN HÜSEYİNİ ANARSINIZ HERHALDE.

30.8° / 18.5°