SON DAKİKA

Adana Ulus
Oktay EROL

ÇÖZÜM YOLU VARDIR SORUNLARIN…

ÇÖZÜM YOLU VARDIR SORUNLARIN…
Bu haber 12 Ocak 2018 - 6:54 'de eklendi ve kez görüntülendi.

‘Keşifler, gözlemler sonucunda oluşan bilgi uygarlığın en önemli dayanaklarından biri olması nedeniyle paylaşılmalıdır’ diyor ,Lester S. King…
Yine bir Çin atasözü ‘bilgi’ üzerine ‘birer elmamız olsa, elmalarımızı birbirimize versek, yine birer elmamız olur. Birer bilgimiz olsa, bilgilerimizi birbirimize söylesek, ikişer bilgimiz olurdu’ diyor.
Bilgi, kuramsal olarak ele alınırken ‘sorunun görülmesi, tanımlanması, çözüm yollarının aranması, çözüm önerilerinin gözlemlenmesi, verilerin toplanması, en son da karar verme aşaması’ olarak ele alınır.
Bilgiye ulaşmak için ‘araştırma konusu olan olguların saptanması, sınıflanması, gözlem, deney, ölçme araçları’ ilk aşamada ele alınır.
***
Yukarıdaki alıntıları yapmadan önce, ‘acaba yaşananları, yaşanan yeri, yaşanan bize kattıklarını-aldıklarını, yüzümüzü yalayan soğuğu, içimize çektiğimiz havayı, ayak burkulmamızda ki acıyı, dün söylenenleri, bildiklerimizin çark edişlerini’ gözlemleme yeteneğimizi düşündüm.
Bu ülkenin, bu kentin ilkyaz havasını, kömür kokan kirliliğini, imarın betonlaşmakla eşleştiğini, işsizliğini, vitrinlerin dışında kalan yoksulluğu hep birlikte yaşıyoruz.
Yaz da, kış da sıcağı, soğuğu birlikte…
Sokakta gördüğümüz işinden uzaklaştırılmış, ya da bugüne değin bir sürekli işte çalışma olanağı bulamamış, ya da yıllarını okul sıralarında geçirmesine karşın üniversite mezunu bile olması çalışmasının önünü açmamış yüzlerce insan geçiyor aramızdan; yüzlercesinin arsından geçiyoruz!
Bu ülkenin, yaşadığımız bu kentin sorunları…
Hepsiyle iç içeyiz, yan yanayız, eleleyiz, göz gözeyiz; bu kadar ama…
***
Şöyle sorayım: bu ülkenin, bu kentin sorunlarını ‘biliyor’ muyuz?
Yaşadıklarımızın, gözlemlerimizin sonucu olarak yan başımızdaki, her an havasını soluduğumuz, yurttaşlarıyla aynı sokağını-kaldırımını paylaştığımız, yağmurunda ıslandığımız, kömür kirliliğini ciğerimize çektiğimiz, Şehir Hastanesi dramını yaşadığımız bu kentin, Adana’nın yaşayanlarıyız ya…
Öyleyse ‘sorunu’ çözmek kolay…
İşsizliği, hava kirliliğini, düzensizliği, doğa katliamını…
Peki, ‘tüm’ bunlara neden olanları, ‘tüm’ bunları bu ülkenin-kentin üzerine abandıran ‘neden’ de biliyor muyuz?
İşte o zaman çözüm yolu vardır sorunların…
Hırsların değil!

ONUR
İnsan yaşamı söz konusu olduğunda hep donup kalırım. Bir insanın yaşamına ‘hırs yüklü’ saplantılarla, adına da ‘karar’ denerek namlu doğrultulmasını ‘haklı’ çıkaracak bir gelişme düşünemiyorum!
Cebi, kasayı, ne bileyim banka hesabını bir yana atar; tekmeler atarım.
Kendi evimizde, elimizi-kolumuzu rahatça hareket edememe durumu değil mi bu? Bir de komşumuzun bizi çökertmek için çok uzaklardan destek alarak ‘yıldırma’ politikası uygulaması…
Şimdi buna; bir zamanlar birlikte kolkola olmalarını unutturmaya, ya da olmamış-yaşanmamış saymaya çalışmaları, bir de içine ‘vatan, bayrak, ezan’ kavramlarını katarak alanları dolduranlara haykırmamaları, en acı yanı da kalabalığın ‘kayıtsız-koşulsuz’ denilenleri alkışa boğmaları…
Nasıl olur bu? Biri karşına çıkacak, ‘kolkola yürüyenlerden’ biri olduğu anlaşıldığında ‘iş’ tamam!
Olanları anlamak, yaşananları görmek için ille de herkesin sıra dayağından mı geçmesi gerekir; anlamak olası değil!
Yaşamı bir başınalaştırmadan, yaşamda bir başkasının da yaşama hakkının var olduğunu bilmenin neresi kötü?
Yanlışa, insan varlığını yok saymaya karşı direnmek ‘kişinin kendi varlığına, kendi kişiliğine karşı beslediği saygı’ değil midir?
Bu ‘onur’ diye tanımlanır çünkü.
Bu gün denilen yarın unutulur ya da söylenenler ‘avuntu’ olsun diye konuşulursa; üstelik insan yaşamı ‘kandırılmışlık-aldatılmışlık’ odağında yer bulunmaya çalışılırsa en çok bu ülkemizin insanını bungunluğa sokar. Evde yaşayanları rahatsızlaştırır.
Söz konusu olan ‘insanın yaşamıdır.’
Söz konusu olan ‘bu ülkenin geleceğidir.’
Cep, kasa, banka hesabı, kol saatleri, ayakkabı kutuları, her zaman doldurulabilir de; yitirilen onur getirilemez.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER