EMİNE VARMIŞ KAVAK’A BAŞKAN OLDU
YAŞAM 4.01.2018 00:26:10 0

EMİNE VARMIŞ KAVAK’A BAŞKAN OLDU

EMİNE VARMIŞ KAVAK’A BAŞKAN OLDU

Kadirli Eğitim ve Kültür Vakfı (KAVAK) Adana Şubesi’nin Kongresinde başkanlığa oy birliği ile Mali Müşavir Emine Varmış seçildi.
Adana’da yaşayan Kadirlililerin kurduğu KAVAK’ın yeni başkanı ve yönetimini belirledi. Emine Varmış Başkanlığı’ndaki tek liste ile gidildi. Emine Varmış başkanlığındaki KAVAK Adana Şubesi yönetiminde; Başkan Yardımcılığına Kenan Topal, Şube Sekreterliğine Ali Ayyıldız, Muhasip Üyeliğe Mehmet Ali Kütküt, Yönetim Kurulu Üyeliklerine ise Sevgi Develi Yatan, Hamza Farsak ve Erkan Çullu getirildi.
Denetleme Kurulu ise Celil Çukurova, O. Kürşat Arıkan, Kutlu Saygılı, Tufan Karakuş, Mukadder Bayatça’dan oluştu.
seçildi.kavak_2018 (1)
KAVAK’ın yeni Başkanı Emine Varmış, gelenek ve göreneklere bağlı bir yönetim anlayışı ile birlik ve beraberliği pekiştirmek için çalışacaklarını söyledi. Varmış, “Özellikle gençlerimizin eğitimine yönelik projelerimiz olacak. İhtiyaç sahibi öğrencilerimizin burslarla desteklenmesi konusunda yürütülen çalışmaları daha üst düzeylere taşıyacağız. Toplum sağlığı ile ilgili çalışmaları hayata geçireceğiz. Gelenek ve göreneklerimizin gelecek kuşaklara aktarılması için sosyal çalışmaları hayata geçireceğiz. Ayrıca ilçemizin tarihi ve turistik değerleri ile sahip olduğu zenginliklerin tanıtımına yönelik önemli projelerimiz olacak. “dedi.kavak_2018 (2)

YAZARLAR

İfral TURGUT

BAHARI BEKLERKEN Hüseyin Öğretmen Artvin’e atanmıştı. Kendisini sevdirdi yeni tanıdıklara. Derin dostluklar kurdu. Ev sahibi ile de dost olmuştu. Hüseyin’i evladı gibi seven ev sahibi artık evlilik zamanının geldiğini söyleyerek onu Melahat ile tanıştırdı. İki genç birbirlerini beğendi ve evlenmeye karar verdiler. Hüseyin bu durumu ailesine bildirdi ama ailesi bu durumdan hiç memnun olmadı. Şiddetle karşı çıktılar. Çünkü kendilerinin de bir gelin adayı vardı. Tüm engelleme çabalarına rağmen Hüseyin Melahat ile evlendi. Uzun yıllar evli kaldılar ve iki çocukları oldu. Yaşananlar çeşitli problemler doğuruyor, problemler, beraberinde sağlık sorunlarını getiriyordu. Yıl, 1984. Bir gün kapı çalındı. Gelen kendisinden 12 yaş küçük, ama gençlik yıllarında birlikte futbol oynadıkları Sami Demirtuna idi. Sami yıllardır Almanya’da çalışıyordu. Orada meslek okuluna gitmiş, terapist olmuştu. Sami, “Nasılsın ağabey,” diye sorunca. Hüseyin, ona uzun uzun baktı… Bakışlarında hayata karşı duyduğu küskünlüğü, kırgınlığı ve tükenmişliği vardı. Cılız bir sesle, “Yorgunum dostum, yorgunum. Vefasız yıllara, vefasız yakınlarıma dargınım ,” dedi. Sami, Hüseyin’in elini tuttu, “Merak etme iyileşeceksin, yine tüm dostlar bir araya geleceğiz,” dedi. Sonra kalktı, kapıda veda ederken, Melahat Hanım, hastalığın adını söyledi: Kanser. Soğuk bir geceydi. Sami o gün yaşadıklarından çok etkilenmişti. Bir kağıt kalem aldı eline ve içini döktü kağıda. Şiir bittikten birkaç gün sonra, tekrar gitti arkadaşının yanına ve şiiri okudu. Hüseyin mutlu olmuştu. Sevindi, teşekkür etti. Daha sonra Sami şiiri, Selçuk Tekay’a verdi. Şiir aylar sonra şarkıya dönüştü. Sami bu sefer şarkıyı telefonda Hüseyin’e dinletmek istedi. Heyecanla çevirdi numaraları. Telefondaki ses buz gibiydi: “Hüseyin Beyi kaybettik.” Baharı beklerken ömrüm kış oldu Gözümde her zaman biraz yaş oldu En güzel duygular bana düş oldu Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık Tutmadı ellerim sıcak elleri Duymadım aşk denen tatlı sözleri Taşıdım gönlümde acı izleri Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık İçimde ateşler söndü kül oldu Aşk bahçem kurudu sanki çöl oldu Yar bildim o bile bana el oldu Yorgunum dostlarım, yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık. HÜSEYİN’E KENDİNİ ANLATAN ŞARKIYI DİNLEMEK KISMET OLMADI. • AMA SİZ O ŞARKIYI SÖYLERKEN VEYA DİNLERKEN HÜSEYİNİ ANARSINIZ HERHALDE.

30.8° / 18.5°