Adana Ulus
Tuncay DAĞLI

GAZETECİ VAR AMA BİR DE “GAZETECİ” VAR..!

GAZETECİ VAR AMA BİR DE “GAZETECİ” VAR..!
Bu haber 28 Kasım 2018 - 0:46 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Hayatta herkes mutlaka bir gün değişik nedenlerle bir gazeteciyle yakın ilişkiye girmiştir ya da girme olasılığı vardır. Ve bu diyalog onu biraz olsun tanıma fırsatı verebilir. Ama bizler her zaman birlikteyiz. Hele hele aynı şehirde yaşayıp, aynı ortamları sık sık paylaşıyor, aynı haber kaynaklarını kullanıyorsak birbirimizin ciğerini biliriz.

İçinizden “okuyucu olarak biz de az buçuk kimin ne olduğunu anlarız” diyenler çıkabilir. Elbette buna sözüm yok, insanı gözünden tanıyan, hayat tecrübesi tavan yapmış olanlarımız çok fazla.

Ama bazı gazeteciler tanınmamak, bilinmemek için insanın gözüne yalan bakar, beyninden geçenleri anlamak zordur, kalbi yüzüne vurmaz. Fikri başka zikri başkadır. Oynaktır, dönektir, fıröndü gibidir. Devamlı köşe kapmaca oynar, bir gün bir köşede bir gün başka bir köşededir, bir onun yanında bir gün bunun kolundadır.

Sinsidir, beyninde kırk tilki barındırır, sürekli entrika peşindedir, iyilik yapıyorum der kuyunuzu kazar.

Her şeyleri paradır. Zaten ben bu gibilerine gazeteci de demiyorum. Gazeteciliği paravan olarak kullanan tiplerdir. Yılışık, yapışkan, cahil, bir kaç satırı birbiriyle uyumlu yazamadığı gibi iki lafı da bir araya getirip konuşamayan “gastecilerdir..”

Ağzından övgü diye devamlı yalakalık akar, yaranmak için takla üstüne takla atar, aslında tek amacı üç beş kuruş koparmaktır. Bazıları duruma göre bir dürüme bile rızalık gösterir.

Şimdi bana bazıları kızabilir, “sen kendini ne zannediyorsun da böyle eleştiriler yazıyorsun, işini yap keyfine bak” diyebilir. Bunu diyecek olanlar da genelde yukarıda tarif ettiklerimdir. Çünkü keyfime bakacak olsam zaten bunları dert etmez, herkes kendi yoluna, bana dokunmayan yılan bin yaşasın derim.

Ama yılan bu, dokunmazsın bin yaşar, bininci yılda yanlışlıkla kuyruğuna basarsın, dokuz yüz doksan dokuz yılı unutur şak diye seni ısırır. Bu yüzden keyfime bakmayıp, insanları uyarmak isterim ki böylelerine dikkat edilsin.

Çok hoşuma giden bir söz vardır “insanlar tıpkı ay gibidirler gösteremedikleri bir de karanlık yüzleri vardır” der. Bunlar gibi gazeteci geçinenlerin ise bin bir türlü yüzü vardır, herkese birini gösterirler. Neredeyse kırk yıla yakın gazetecilik yapıyorum ben bile hala bunları tanımakta ve ayırt etmekte güçlük çekiyorum.

Tehlikelidirler.. Tehlikeyle kolkola yürümek bazen adrenalin düzeyini yükseltip, heyecan verir ama uçurumun kenarına gelince arkadan iten, çamurlu yolda çelme takan veya en ufak bir tökezlemede elinden tutmak yerine bırakıp kaçan yine bunlardır.

Benden söylemesi. Bunlara dikkat edin. Bir yerde bir şekilde karşınıza çıkabilirler.. Özellikle de önümüzde önemli bir seçimin olduğu bu dönemde pıtırak gibi her yerde görülebilirler.

Geçtiğimiz günlerde CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından yerel gazetecilerin davetli olduğu bir toplantı düzenlenmişti. Bu toplantıya katılan gazeteciler söz alıp mesleki sorunlarımızı anlattılar. Gazeteci arkadaşımızdan biri ise, “Bir geçim gazetecisi, bir de seçim gazetecisi vardır. Seçim gazetecilerine dikkat etmek gerekir” demişti.

Gerçekten de, haberciliği doğru dürüst yapan, meslek etiğinden ödün vermeyen fedakar ve cefakar her gazetecinin korkusu seçim gazetecisi gibi görülmektir. Ve toplumda herkesin bunun ayırdında olması, böyle tiplere prim verilmemesi gerekir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER