KARADEMİR:
SİYASET 26.04.2018 23:24:33 0

KARADEMİR:'HARAMİLERİN SALTANATINI YIKACAĞIZ'

KARADEMİR:'HARAMİLERİN SALTANATINI YIKACAĞIZ'

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanlığından CHP’den Milletvekili aday adaylığı için istifa eden Semih Karademir, ZMO Adana Şube yönetimine son kez başkanlık yaptı ve veda etti.

CHP’den Milletvekili aday adaylığını açıklayan Ziraat Mühendisi Semih Karademir, “Başakların hasadında haramilerin saltanatını yıkacağız.” dedi. “İnsanın aç olmadığı, Hayvanın aç olmadığı, toprağın aç olmadığı bir ülke yaratıncaya kadar bu mücadelemize devam edeceğiz” diyen Karademir, sosyal medyadaki paylaşımında şöyle dedi:

“ Haziran'ın aydınlığında bu ülkede kardeşliği yeniden kuracağız. Tek adam rejimine karşı parlamenter demokratik sisteminin devamı mücadelesine katılmak üzere şube başkanlığını yaptığım TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi Başkanlığından istifa ettim.
Öncelikle bana üç dönem boyunca bu değerli görev için destek veren Ziraat Mühendisliği Camiasına, her konuda uyumlu bir çalışma örneği gösteren yönetimdeki arkadaşlarıma, oda çalışanlarımıza, Tarımsal alandaki çalışmalarımızı kamuya ulaştırılmasında katkı koyan basınımızın değerli emekçilerine ve her konuda bana destek olan aileme teşekkür ediyorum.
İNSANIN AÇ OLMADIĞI, HAYVANININ AÇ OLMADIĞI,TOPRAĞININ AÇ OLMADIĞI BİR ÜLKE YARATINCAYA KADAR BU MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ.”

YAZARLAR

İfral TURGUT

BAHARI BEKLERKEN Hüseyin Öğretmen Artvin’e atanmıştı. Kendisini sevdirdi yeni tanıdıklara. Derin dostluklar kurdu. Ev sahibi ile de dost olmuştu. Hüseyin’i evladı gibi seven ev sahibi artık evlilik zamanının geldiğini söyleyerek onu Melahat ile tanıştırdı. İki genç birbirlerini beğendi ve evlenmeye karar verdiler. Hüseyin bu durumu ailesine bildirdi ama ailesi bu durumdan hiç memnun olmadı. Şiddetle karşı çıktılar. Çünkü kendilerinin de bir gelin adayı vardı. Tüm engelleme çabalarına rağmen Hüseyin Melahat ile evlendi. Uzun yıllar evli kaldılar ve iki çocukları oldu. Yaşananlar çeşitli problemler doğuruyor, problemler, beraberinde sağlık sorunlarını getiriyordu. Yıl, 1984. Bir gün kapı çalındı. Gelen kendisinden 12 yaş küçük, ama gençlik yıllarında birlikte futbol oynadıkları Sami Demirtuna idi. Sami yıllardır Almanya’da çalışıyordu. Orada meslek okuluna gitmiş, terapist olmuştu. Sami, “Nasılsın ağabey,” diye sorunca. Hüseyin, ona uzun uzun baktı… Bakışlarında hayata karşı duyduğu küskünlüğü, kırgınlığı ve tükenmişliği vardı. Cılız bir sesle, “Yorgunum dostum, yorgunum. Vefasız yıllara, vefasız yakınlarıma dargınım ,” dedi. Sami, Hüseyin’in elini tuttu, “Merak etme iyileşeceksin, yine tüm dostlar bir araya geleceğiz,” dedi. Sonra kalktı, kapıda veda ederken, Melahat Hanım, hastalığın adını söyledi: Kanser. Soğuk bir geceydi. Sami o gün yaşadıklarından çok etkilenmişti. Bir kağıt kalem aldı eline ve içini döktü kağıda. Şiir bittikten birkaç gün sonra, tekrar gitti arkadaşının yanına ve şiiri okudu. Hüseyin mutlu olmuştu. Sevindi, teşekkür etti. Daha sonra Sami şiiri, Selçuk Tekay’a verdi. Şiir aylar sonra şarkıya dönüştü. Sami bu sefer şarkıyı telefonda Hüseyin’e dinletmek istedi. Heyecanla çevirdi numaraları. Telefondaki ses buz gibiydi: “Hüseyin Beyi kaybettik.” Baharı beklerken ömrüm kış oldu Gözümde her zaman biraz yaş oldu En güzel duygular bana düş oldu Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık Tutmadı ellerim sıcak elleri Duymadım aşk denen tatlı sözleri Taşıdım gönlümde acı izleri Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık İçimde ateşler söndü kül oldu Aşk bahçem kurudu sanki çöl oldu Yar bildim o bile bana el oldu Yorgunum dostlarım, yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık. HÜSEYİN’E KENDİNİ ANLATAN ŞARKIYI DİNLEMEK KISMET OLMADI. • AMA SİZ O ŞARKIYI SÖYLERKEN VEYA DİNLERKEN HÜSEYİNİ ANARSINIZ HERHALDE.

30.8° / 18.5°