istanbul escort

SON DAKİKA

Adana Ulus
Mahmut TEBERİK

İSTANBUL SEÇİMLERİ VE BİAT KÜLTÜRÜ

İSTANBUL SEÇİMLERİ VE BİAT KÜLTÜRÜ
Bu haber 09 Mayıs 2019 - 0:28 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), İstanbul seçimleriyle ilgili çok net olarak hukuksal değil siyasi bir karar vermiştir. AKP Genel Başkanı “aklayın kendinizi” dedi ve onlar da bu emre uyarak aklandılar(!)

Peki, yüksek yargı organlarından gelen o yüksek yargıçlar neden böyle bir karar verdiler?

Bence bunun altında yatan nedenlerden biri de sosyolojik bağlamdabiat kültürüdür.

Peki bu kültürün kaynağı nedir?

Daha dün, Osmanlı döneminde bu halk padişahların kulu olarak görülüyordu, yani tebasıydı.

Yaklaşık binikiyüz yıl önce pagan olarak tanımlanan Türkler Orta Asya steplerinden zorla koparılıyor, satın alınıyor ve getirilip Arapların kölesi yapılıyordu.

Abbasi klanının muhafızları diğer halklarla birlikte Türk kölelerdi.

Mısır’da üç yüz yıl hakimiyetini sürdüren Memluk Devletini kim kurmuştu? Köle Türkler.

Osmanlı sarayında görev yapan hadım ağaları ya da harem ağaları kimlerdi? Büyük oranda bugünkü Etiyopya’dan köleleştirilmiş ve kısırlaştırılarak Osmanlıya satılan kölelerdi.

Fatih’ten sonraki Osmanlı padişahları kimlerdi? Savaşlarda ele geçirilen ya da köle pazarlarında satın alınan cariyelerin, yani kölelerin çocuklarıydı. Hürrem Sultanlar, Kösem Sultanlar, Safiye Sultanlar, Rabia Sultanlar aslında birer köleydi.

Anadolu beyliklerinde padişaha layık hiç mi güzel kız yoktu? Tabi ki vardı ama özellikle evlenmediler.

Yeniçeriler nasıl oluşturuldu sanıyorsunuz? Avrupa’dan akınlarda, baskınlarda ele geçirilen kölelerin beşte birine devletçe el konularak oluşturuldu yeniçeriler. Yeniçeriler, tavlada bildiğiniz “penci yek” ordusuydu.

Size kapıkulu oğlanları ya da askerleri diye öğretilenler köle değil miydi?

Peki neden böyle yapıldı?

Amaç bu askerlerin diğer illiyet, sadakat vb. bağlarını koparıp atarak sadece padişahı bilmeleri, ona hizmet etmeleri, ona biat etmeleri, böylece düzenin sürmesi amaçlanıyordu.

Biat ilişkisinin sürmesi için de din ve mezhepler – günümüzde ırk ve etnik ilişkiler- kullanılıyordu. Zaten bütün tarihi boyunca dinler, ırk ve etnik ilişkiler yönetenlerin yönetilenleri sömürebilmeleri, ezilenlerin ak gömleklerinde silebilmeleri için kılıçlarının kanını, payanda oldular, destek verdiler.

Buna karşılık yönetenler de dinlerin yaşayabilmeleri için her türlü desteği verdiler.

Örnek mi istiyorsunuz?Konstantin kendi çıkarları için Hristiyanlığı kabul edip diğer din ve inançları bastırmasaydı Hristiyanlık bu kadar büyür müydü?Türk hakanları kabul etmeseydi İslamiyet bugün ne durumda olurdu?

Dönelim biat konusuna.

1920 li yıllar. Ülkenin dört yanı ateş çemberi. Paylaşmış Anadolu’yu emperyalistler. Ama hesap edememişler Mustafa Kemal’i ve milli mücadeleyi.

Mustafa Kemal, emperyalizme karşı bağımsızlık bayrağını açıp ulusal kurtuluş mücadelesini başlattığında, bu biatçılar ne yaptı?

İngilizlere biat eden Padişah Vahdettin ve Şeyhülislam Mustafa Sabri, Ali Kemal gibi İngiliz Muhipleri (Sevenleri) Cemiyetinin üyeleri ölüm fermanı yayınladıKuvvacılar için. “Mustafa Kemal’in katli vaciptir” diye fetva verdiler.Anzavur, Delibaş ve Çapanoğlu’nu saldılar kuvvacıların üstüne.

Bugünkü biatçılarne yapıyor?

“Kurtuluş savaşını keşke Yunanlılar kazansaydı” diyen, “Atatürk’e muhabbeti olanlar benim cenazeme katılmasın” diyen Maraş Dondurmacısı Fesli deli Kadir’in cenazesinde hükümet düzeyinde saf tuttular.

İşte başımızın belası, geçmişten gelen bu biat kültürüdür. Bu öyle bir kültürdür, alışkanlıktır ki bu toplumun genlerine işlemiştir. Bu kültür bu toplumun ayağındaki prangadır.

Mustafa Kemal’in yapmak istediği de bu prangayı söküp, bu toplumu özgürleştirmek, bağımsızlaştırmak, tebalıktan, yani kulluktan, daha açığı köle ruhundan kurtarıp birey yapmaktı.

Başarılı oldu mu? Tabi ki oldu. Bugünkü anti demokratik dayatmalara, zorlamalara, toplumu değiştirme oyunlarına karşı bu direnç elbette bunun sonucudur.

Demokratik, parlamenter sistemden tek adam diktatörlüğüne geçiş sistemi de bu nedenle dayatılmıştır bu ülkeye.

Daha da kötüsü var. Devle Kuramı.

Abbasi klanı, savaşta Emevileri yenerek iktidara geldiklerinde “devle” kuramını ortaya attılar:

“İktidarı ele geçiren ve elinde tutmayı başaran bireyler veya hanedanlar; Tanrı’nın lütfuna erişmiş, dolayısıyla ahlaki olarak desteklenmeye layık kişilerdir. Tanrı’nın lütfuna erişmiş olanlar, zalimce davransa bile onların yönetimine yine de katlanılmalıdır.”

Ne pahasına olursa olsun iktidarda kalabilmek için bu ülkeye her şeyi reva gören AKP klanı da; Abbasilerin bu kavramına bel bağlıyor olmasınlar?

Gelelim YSK da bu karara oy veren yedi yargıca.

İptal yönünde oy kullanan yedi yargıçtan hiçbirisi tek kelime etmeden, hiç söz almadan, görüş belirtmeden oylamaya geçmişve kendilerini birilerinin gözünde ‘aklamışlardır’.

Belli ki bu yargıçlar, kararlarında “hukukun üstünlüğü” değil “üstünlerin hukuku” nu esas almışlardır. Bu sayın yargıçlar, devle kuramı uyarınca davranmış olabilirler mi?

Oysa bir yargıç;

  • Yasama karşısında bağımsızdır.
  • Yürütme karşısında bağımsızdır.
  • Sokağa karşı bağımsızdır,
  • Kendi inançları ve görüşleri karşısında da bağımsızdır.

Bir yargıç, hukuka uygun, vicdanına göre, objektif mantıkla yansız karar verebilmelidir ki, Atatürk’ün deyişiyle haklı zayıflar haksız güçlülerden, küçük çöp büyük çöpten hakkını alsın. Büyük balıklar küçük balıkları yutamasın.

Anadolu’nun her yanında açılan köksüz, yetersiz devlete ait ya da para için eğitim veren özel hukuk fakültelerinden mezun kaç hukukçu bu özelliklere sahiptir?

Almanya’nın veya İngiltere’nin üç katı sayıda hukuk fakültesi olan bir ülkede kaç hukukçu “hukukun üstünlüğü” ilkesine uygun eğitim alabilir?

AKP il ve ilçe teşkilatlarında görev alıp ta savcı ve yargıç olarak atananlardan hukukçu olur mu?

Ama ne yaparlarsa yapsınlar, ne ederlerse etsinler bu güzelim ülkede;

Bir gün gelecek aydınlığın gücü karanlığı kovacaktır!

Özgürlüğün saltanatını sürdürmek için iktidar bölünecektir!

Ne hükümdar köylünün yumurtasını ne de adamları bütün tavukları alamayacaktır!

Sonsöz: “Her şey çok güzel olacak”tır!

08 Mayıs 2019.

Mahmut TEBERİK

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
escort bursaescort mersin