SON DAKİKA

Adana Ulus

SAĞLIK BAKANLIĞI BÜTÇESİ BETONA GÖMÜLÜYOR

SAĞLIK BAKANLIĞI BÜTÇESİ BETONA GÖMÜLÜYOR
Bu haber 05 Kasım 2019 - 23:46 'de eklendi ve kez görüntülendi.

CHP Adana Milletvekili Eczacı Burhanettin Bulut, Şehir Hastanelerini Birgün Gazetesi’ne yazdı.
Bulut’un Birgün Gazetesi’nde “Konuk Yazar” olarak yazdığı yazı şöyle:
Sağlık Bakanlığı bütçesinin aslan payı AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın “hayalim” diye tanımladığı şehir hastanelerine gidiyor.
Şehir hastaneleri aslında ismiyle pek de müsemma değil. Şehir hastanesi adı verilmesine rağmen şehrin dışında konumlanan, devasa büyüklükte, ulaşımı problemli, hastane içerisinde hastaların bir poliklinikten diğerine gitmek için dakikalarca zaman kaybettiği, içerisinde ve çevresinde alışveriş merkezleriyle sağlık merkezinden ziyade sanki ticari merkez görünümünde bir yapı.
Sözleşme içeriği ve yapım maliyeti, faaliyet sonrası “hizmet bedeli”, “kullanım bedeli” belli olmayan, her hastanenin farklı satın alma fiyatlarının uygulandığı denetimsiz bir proje. Sivil toplum örgütleri, meslek odaları, muhalefet milletvekillerinin itirazları ve hatta Sayıştay’ın usulsüzlük raporlarına rağmen Saray ve şürekâsı vatandaşın vergilerinin yandaş şirketlere aktarıldığı şehir hastanelerini canhıraş şekilde savundu. Saray’ın kırılma noktası bozulan ekonomik göstergeler oldu. Şirketlerle döviz bazlı yapılan sözleşmelere bağlı olarak kurlardaki artış sonucu ödeme tutarları yüksek oranlara çıkınca, bu yıl yasaya -neden eklendiği izah edilemeyen ve hatta Meclis’te AKP’li komisyon üyelerinin bile isyanına sebep olan- “sözleşme bedeli” diye bir madde eklendi.
AKP’li Cemal Öztürk’ün sözleşmeyle ilgili şu ifadeleri her şeyi açıklamaya yetiyordu: Türkiye’de de kurallar var biliyorsunuz, hukuk var, ne diyor “ticari sır” diyor. Ya, bu ticari sır olayını hakikaten ben de anlayabilmiş değilim. Yani niye ticari sır oluyor? Meclis’ten neyi gizliyoruz?
İktidar icraatlarını en az maliyetle yapacağını gündemde tutar ve hatta bununla övünür; çünkü kullandığı para milletindir ve parayı en doğru biçimde kullanmak yürütmenin en önemli görevidir.
Düşünün bir iktidar açık ve aleni bir şekilde milletin parasını Saray’ın müteahhitlerine peşkeş çekiyor, Sayıştay’a, Meclis’e ve hatta genel başkanı olduğu partinin vekillerine, kendi komisyon üyelerine dahi bu sözleşme hakkında bilgi vermiyor.
Tüm bu yolsuzlukları bir tarafa bıraksak dahi; Sayıştay raporunda da yer alan, 2018 yılında toplam 1 milyon 628 bin doz aşı il sağlık müdürlüklerinin depolarında bekletilirken miatlarının dolduğu bulgusunu; bayatlayan kızamık, grip ve Hepatit B ve PPD gibi aşıların 63 bin çocuğa yapılmasına karşı ne yapacağız? Maddi değeri 11 milyon TL olan, yani bütçeye 11 milyon TL kamu zararı oluşturan bu aşıların sorumlusu yok mu?
Bütçe Meclis’e geliyor; Sayıştay’ın şehir hastanesi denetimlerinde, tıbbi atık alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında yüzde 830, tıbbi olmayan atık alt kalemi için en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında yüzde 1849, ameliyat seti alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında yüzde 1268, ameliyathane sterilizasyonu alt kalemi için en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında yüzde 3 bin 469 fark olduğu gibi konulara cevap verebilecekler midir?
Biz bunların hepsini gerek komisyonlarda gerekse Meclis Genel Kurulu’nda soracağız ancak tecrübeyle sabit burada da pişkinliklerine devam edeceklerdir.
Bu sistemde tüm hizmetlerin, özel hastanelerden daha pahalıya mal edilmediğine ilişkin tek bir savunma yazısına rastlamış değiliz. Örneğin Kalkınma Bakanlığı’nın 2016 yılında basılan “Dünyada ve Türkiye’de Kamu Özel İşbirliği Uygulamalarına İlişkin Gelişmeler Raporu”nda 18 şehir hastanesi için toplam yatırım tutarının 10 milyon 500 milyon dolar olduğu, ödenecek toplam kira bedelinin ise 30.263 milyon dolar olduğu belirtilmiş durumda… Aynı raporda sıfırdan kurulacak tam donanımlı bir hastane için verilen yatırım fiyatının, yatak başına 90 bin dolar düzeyinde olduğu belirtiliyor. Oysa 18 şehir hastanesinin yatak başına maliyeti, 389 bin dolar olarak hesap ediliyor. Yani fiyat 4-5 katına çıkıyor.
Soralım şimdiden:
Özel hastaneden daha pahalıya hizmet alınan, daha sorunlu daha karmaşık bir sağlık sisteminin kime, ne faydası var?
Milletin vergileriyle kirası ödenen bu hastanelerin ne gibi ticari sırrı olabilir?
Sağlık payı diye ayrılan, vatandaşın en önemli Anayasal hakkı olan pay, bildiğimiz inşaatlara ödenmiş olmuyor mu?
Yeni yasaya eklenen “sözleşme bedeli” ile acaba Varlık Fonu, yapımı yılan hikâyesine dönen ve açılış tarihi sürekli ertelenen İstanbul Finans Merkezi’ne 1 milyar 670 milyon TL karşılığında olduğu gibi şehir hastanelerine de ortak olup, Saray müteahhitleri servetine servet mi katacak?
Şehir hastanelerinin, reform diye sunulan sağlıkta dönüşümün vatandaşa bir faydasının olmadığı açık.
Bu sistemden vatandaşı çıkarınca geriye sadece aktarılan milyarlarca dolar ve bu paraların aktarıldığı iktidara yakın şirketler kalıyor.
Bu denklemde şehir hastanelerinin kime faydasının olduğunu sorgulamak için de dahi olmaya gerek yok.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
sakarya escort bayansakarya escort bayansakarya escort bayanmaltepe escortsakarya escort bayansakarya escort bayan
SON DAKİKA