Adana Ulus
Mahmut TEBERİK

SÖZÜM SANA İŞÇİ SINIFI!

SÖZÜM SANA İŞÇİ SINIFI!
Bu haber 26 Eylül 2017 - 18:27 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Adım adım, yavaş yavaş geri dönülüyor kölelik düzenine.
Geçici işçilik adıyla kiralık işçilik uygulaması 20 Mayıs 2016 da fiilen başlatıldı.
Bundan böyle kuruluşlar, resmi adı “özel istihdam büroları” olan kiralık işçi bürolarınca istihdam edilecek çalışanları 4 ay, 8 ay gibi sürelerle kiralayacaklar. Bu çalışanların kiralandıkları işyerinde hiçbir sosyal güvencesi olmayacak.
Artık herkes kiralık duruma düşebilir. Tecrübeli tecrübesiz, bayan ya da erkek, uzun ya da kısa boylu, eğitimli veya eğitimsiz, diplomalı ya da diplomasız, her çeşit insan kiraya verilebilir.
20017 de yapılan bir düzenleme ile bir geriye gidiş daha yaşandı ülkemizde.
“Nitelikleri dolayısıyla sürekli çalıştıkları için durmaksızın birbiri ardına postalar halinde işçi çalıştırılarak yürütülen işlerde posta sayısı 24 saatlik süre içinde en az üç işçi postası çalıştırılacak şekilde düzenlenir.
Ancak turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde ve bu işlerin yürütüldüğü işyerlerinde faaliyet gösteren alt işveren tarafından yürütülen işlerde düzenleme 24 saatte iki posta olacak şekilde yapılabilir.”
Bundan böyle hastaneler gibi sağlık kuruluşlarında, oteller gibi turizm sektöründe ve polis teşkilatı gibi güvenlik alanında günlük çalışmalar üç değil iki vardiya olacak.
Günlük mesai 8 saatmiş.
Haftalık çalışma süresi 45 saatmiş.
Fazla çalışmalar yılda 270 saati aşamazmış.
Bunlar artık hayal.
Ve 2015 te İş kanununda, 2017 de ilgili yönetmelikte yapılan bir değişiklikle geriye gidiş hızlandı.
“…İşçilerin gece çalışmaları yedibuçuk saati geçemez.
Ancak, turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde işçinin yazılı onayının alınması şartıyla yedi buçuk saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilir.
Kadın çalışanlar gece postalarında yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz.
Ancak turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde ve bu işlerin yürütüldüğü işyerlerinde faaliyet gösteren alt işveren tarafından yürütülen işlerde kadın çalışanın yazılı onayının alınması şartıyla yedi buçuk saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilir.
Üst sınır belli değil. 10 saat mi, 20 saat mi, ne kadar?
Çalışanın yazılı onayını almak mı dediniz? Ya onay verir ya da iş akdi feshedilir.
Böyle giderse;
Kadın çalışanlara evlenmek yasak edilebilir.
Çocuk yapmak külliyen yasaklanabilir. Zaten fiilen yasak ta, yasal olarak meşru hale getirilebilir.Birileri 5 çocuk isterken boşa düşebilir.
Alın size küreselleşme süreci…
Günde 12 saat çalıştırılan;
Bir hemşire, bir hastaya yorgunluk nedeniyle yanlış bir ilaç zerkederse, bunun sorumlusu hemşire mi olacak yoksa AKP Hükümeti mi olacaktır?
Doktor yanlış tanı koyarsa, sorumlusu doktor mu yoksa bu yasal düzenlemeyi yapan çağdışılar mı?
Aşırı çalışmaktan yorgun ve bitkin düşen, strese giren, daha da kötüsü cinnet getiren bir polis ufak bir tartışmada beni vurup öldürürse, sorumlusu o polis mi olacak yoksa bu değişikliği yapan zihniyet mi?
Peki, bu çağdışı koşullarda çalıştırılan insanların mağdur edebileceği yurttaşların hesabını kimden soracağız?
Sözüm size bütün emeği ile geçinenler!
Bu ülkeyi yönetenler;
Sizi mi yoksa sermaye sınıfını, kendilerini, partilerinin sürekli ayakta kalmasını mı düşünüyorlar?
Bu ülkenin insanlarını gerçek gündemlerle mi yoksa hayali düşmanlar yaratarak karın doyurmayan sorunlarla mı meşgul ediyorlar? Büyük Ortadoğu Projesi kimin başında patlıyor?
Türkiye´de yoksulluk sınırı beş bin Lira, açlık sınırı iki bin Lira, size veriyorlar bin- bin beşyüz Lira. Aradaki alacağınız için cennettetapu mu vadediyorlar?
Sizleri cehennem korkusu ile, cennet vaatleriyle oyalarken bu dünya kimlere cennet oluyor?
Kendileri yanılınca “Allah affetsin” derken başkaları yanılınca nedenzindanlara atıyorlar?
Sözüm sana işçi sınıfı!
“…Evreni öğrendim / Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim. / Sonunda evreni aydınlatabilmek için / Önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Ekmeği öğrendim. / Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini. / Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, / bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim…”
Diyor Mevlana ve devam ediyor:
“Düşünmeyi öğrendim/Sonra, kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim. /Sonra, sağlıklı düşünmenin,/kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.”
Peki, sen ne diyorsun?
Kalıpları yıkarak düşünmeyi öğrenebilecek misin?

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER