Adana Ulus
Mahmut TEBERİK

TARİHTEN DERS ALMAK

TARİHTEN DERS ALMAK
Bu haber 29 Kasım 2018 - 15:16 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid, Halifeden“Sultanu’lRûm”ünvanını alarak sadece Hristiyanlara karşı değil, Timur ve Memlûklere de karşı çıktı. Anadolu’da beylikleri ortadan kaldırmaya başlamış, dolayısıyla Timur’un nüfuz bölgesinde de at oynatıyordu.
Oysa Timur, CengizHanın dünya imparatorluğu varisi olma iddiası ile ortaya çıkmış ve tüm islam dünyasının hamisi olduğunu savunuyordu.Uc beylerinden Bayezidin Anadolu’da egemen olmasını kabul edemiyor, kendine biat etmesini istiyordu.
Bir kümeste iki horoz fazla olduğundan kapışma kaçınılmazdı.
Timur, Bayezidin elçisine: “Osmanlılar daima frenklere karşı gaza yaptıklarından, ona karşı yürümek frenklerin kuvvetlerinin artmasına neden olur, bu nedenle Rum diyarı üzerine yürümek yanlısı değilim” diyordu.
Yıldırım Bayezid cesur ve sabırsızdır. Timur’a mektuplarında Timur adını, kendisinin altınla yazılmış adının altına koyuyordu.
Timur’a ağıza alınmayacak hakaretler yağdırıyordu. Kudurmuş köpek demekten çekinmiyor, kendisinin kafirlere karşı gaza yaptığını, “bu tarafa gelmezse zevcelerin üç kez boş olsun, ben de sana karşı çıkmazsam zevcelerimüç kez boş olsun” diyordu.
Kadınlardan böyle söz etmek Timur nezdinde büyük suçtu. Ve kararını verdi, Anadolu’ya sefere çıkacaktı.
Uzun etmeyelim, iki ordu 1402 yılında, Ankara Çubuk’ta karşılaştı.
Osmanlı yenildi. Bayezid kaçmak isterken Timur’un askerleri etrafını çevirip esir ettiler ve Timur’un çadırına getirdiler.
Bayezid: “Cezamı buldum, kerem ve büyüklük sizindir, ben ve çocuklarım bendelikten ayrılmaz, canla başla hizmette kusur etmeyiz.” dedi.
Osmanlı dağılınca Bayezidin yüz bin kişilik ordusunun yemeklerinin piştiği kazanlar ortada kaldı. Ankara’nın Kazan ilçesinin adı ordan geliyormuş. AKP 15 Temmuzdan sonra o ilçenin adını “Kahraman Kazan” yaptı.
Bütün bunları niye yazdım?
AKP hükümetleri yerli yersiz, zamanlı zamansız, iç politikaya dönük olmak üzere, içeride delikanlı havası vermek için dışarıda Avrupa Birliği ve Amerika’ya kafa tutmaktadır.
Eyy Amerika!,eyy Almanya!, eyy Hollanda! diye başlayan “siz kimsiniz laann!” diye devam eden haykırmalar görüyoruz. İşin garibi karşı taraftan neredeyse hiç ses çıkmıyor, diplomasi diline uygun, nezaket çerçevesinde sözler kullanıyorlar.
Isıracak it dişini göstermezmiş. Adamlar, gayet sakin davranıyorlar. Sonra ufak bir hareket, dövizi tut tutabilirsen.
Bizimkiler bu nutukları atıyorlar, sonra da ekonomik kriz patlayınca, dolar alıp başını gidince başlıyorlar çark etmeye. “Bizim zaten Almanya ile tarihi dostluklarımız var”, “biz zaten Amerika ile stratejik ortağız”, vb. mavralar atmaya başlıyorlar.
Oysa bizim Almanya ile tarihten gelen bir dostluğumuz yok. Birinci dünya savaşı hariç, hep kavgalı olmuşuz.
Amerika, tarihi boyunca bize hep kazık atmış, bizi kullanmış. En son bir göz kırpmış ve biz Suriye’ye dalmışız. Şimdi ise mevcut sınırlarımızı nasıl koruyacağımızın derdindeyiz. Saddam’a da böyle yapıp Kuveyt’e saldırtmıştı. Sonra ne oldu? Bugün Irak kaldı mı?
Sonsöz:
Yapmayın beyler! Burası Mustafa Kemal’in ülkesi. Ulusal onur ve gururumuzu rencide edecek hareketlerde bulunmayın.En azından bizim, Adana’lıların zoruna gidiyor. Adana’da nara atıldı mı, arkası gelir.
Ülkemizin özenle büyüttüğü dışişleri kurumunu tarumar ettiniz. Yeni yapıdan bir hayır gelmez. Hiç olmazsa o çok sevdiğiniz Osmanlı tarihinden dersler çıkarın.
29 Kasım 2018
Mahmut TEBERİK.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER