SON DAKİKA

Adana Ulus
istanbul eskort
Vahit ŞAHİN

YENİ HAYAT

YENİ HAYAT
Bu haber 24 Mart 2018 - 0:39 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Ne zaman kırmızı ışıkta dursak bir Suriyelinin o masum, üzgün bakışları ve mimikleriyle avuçlarını açması hep içimi burkmuştur. Zaman zaman empati de yaptım. Kendimi onların yerine koydum. Aynı durumda biz de olabilirdik. Olaylara nedenleri ve niçinleri ile bakmadan, sebep-sonuç ilişkisinden ziyade sadece insani boyutu ile görmeye çalışmalıyız diye düşündüm. Ve Türkiye´de oluşan bir Suriyeli düşmanlığını anlamsız buldum.

Suriye iç savaşının çıkmasından sonra en çok göçü Türkiye % 15 ile aldı. Türkiye´yi % 7 ile Pakistan, % 5 ile Lübnan ve % 4 İran takip ediyor. Yapılan araştırmalara göre, ev sahibi ülkenin dilini öğrenemeyen mülteciler, yararlanma ve kötü muameleye maruz kalma riski altındadır.

Akdeniz ülkelerindeki göç ve mülteci hareketleri son yıllarda daha önce görülmemiş bir ivme kazanmıştır. Avrupa´ya göç yolu boyunca yaşanan durum her zamankinden daha hızlı değişiyor. “Doğu Akdeniz Güzergahından” Akdeniz´e kadar Türkiye´den, Türkiye´ye ve Akdeniz´deki adalara, “Orta Akdeniz Güzergahından” Malta ve Yunanistan´a, “Batı Akdeniz Güzergahından” Portekiz´e.

2011 yılı Mart ayında iç savaşın patlak vermesinden bu yana 11 milyon Suriyeli evlerinden kaçmış oldu. Şimdi, savaşın altıncı yılında 13,5 milyon insani ülke içinde insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Çatışmadan kaçanlar arasında, çoğunluk komşu ülkelere ya da Suriye´nin kendisine sığındı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ´ne göre, 4,8 milyonu Türkiye, Lübnan, Ürdün, Mısır ve Irak´a kaçtı ve 6,6 milyonu Suriye içinde ülke içinde yerlerinden edildi. Bu arada bir milyon kişi Avrupa´ya sığınma talebinde bulundu.

Uluslararası anlaşmalara ve anayasaya göre “yaşama hakkı”, diğer hakların hayata geçirilmesini sağlayan temel haklardan biridir. Mültecilerin, sığınmacıların ve göçmenlerin sosyal içerme içinde sayılması ve ev sahibi ülkelerde yaşamlarına devam etmeleri için, dil seviyelerini geliştirmeleri gerekmektedir. Dil becerilerinin eksikliğinden dolayı, sosyal çevreleriyle iletişim kuramayan bireyler istatistiklerde sorunlara yol açmaktadır. Ev sahibi ülkelerin dillerinden yoksun yetişkinler sağlık, eğitim ve her alanda çözülemeyen sorunlar yaratırlar.

Bu sorunların ortadan kaldırılması amacıyla Yeni Hayat (Niwe Life) adlı bir proje geliştirildi. Çukurova Milli Eğitim Müdürlüğü, Çukurova Üniversitesi, DIAN Eğitim Merkezi, MEGİDER,APLOAD, Lda Acrosslimits Ltd. veDalya Ajansı Ltd. ortak olduğu projenin hedefleri şunlar:

– Düşük vasıflı ya da düşük vasıflı kadın mültecilerin ihtiyaçlarına yüksek kaliteli öğrenme fırsatlarını sağlamak ve geliştirmek için, okuryazarlık yeterlilikleri kazanmaları ve aynı zamanda informal ve örgün olmayan öğrenim yoluyla edinilen becerilerin doğrulanması da dahil olmak üzere dijital yeterlilikler kazanmaları. Erasmus + Program Kılavuzunda belirtilmiştir.

Kadın mültecilerin ev sahibi topluluğun veya ülkenin dilini öğrenmeleri için e-öğrenme platformunda bir e / m-dil öğrenme modülü sağlamak.

Mültecilerin ev sahibi toplumda sosyal entegrasyonunu destekleyen bir dizi eylemi uygulamak

Proje hedefleri ise şöyle:

– Dil öğretimi ve öğreniminde kaliteli uzaktan eğitim programı geliştirmek ve sağlamak

– Kaliteli bir metodoloji ve müfredat sağlamak

– Kadın mülteciler için erişilebilirliği geliştirmek,

– Platformu ve diğer BİT Uygulamalarını tasarlamak

– BİT becerilerinin kazanılmasını teşvik etmek.

– Ortak ülkelere yerleşmiş bir dizi kadın mülteciye ortakların dillerinde sanal kurslar sağlamak

Ev sahibi ülkenin dilini öğrenemeyen mülteciler, yararlanma ve kötü muameleye maruz kalma riski altındadır. Bu amaç ve hedefler doğrultusunda proje, PC tabanlı e-öğrenme platformuna veya akıllı telefonlardan ve / veya tabletlerinden Android tabanlı mobil uygulamalar aracılığıyla uzaktan eğitim araçlarının yardımıyla kadın mültecilerin dil öğrenimine (okuma yazma) odaklanmaktadır. Bu amaçla, hedef grup sadece okuryazarlık yeterliliğine sahip olmayacak, aynı zamanda dijital becerilerini ve yeterliliklerini de geliştirecektir. Proje, her katılımcı kuruluşa içsel olarak dağıtılacaktır (bazı ortaklar, Milli Eğitim Müdürlüğü, e-Öğrenim Eğitim Merkezi, STK ve Üniversite) gibi çok büyük organizasyonları temsil ederler, etkiler. Nihai Yaygınlaştırma Seminerleri, Türkiye, Yunanistan, Malta ve Portekiz´de yerel, bölgesel, ulusal ve AB düzeyinde yapılacaktır. Bu yayılımlar ayrıca, herkesin katılımını ve katkısını ve ayrıca Proje sonuçlarının daha fazla iç kullanımını geliştirmeyi öngörmektedir. Dışarıdan, Proje tüm süre boyunca, Eğitim sağlayıcı STK´lar ve eğitim ve e-öğrenme sağlayıcısı Kurumlar ve Şirketler (KOBİ´ler, büyük şirketler, okullar ve Üniversiteler) yakınlarında yayılacaktır.

Projenin BİT altyapısı (Web Portalı, e-Öğrenim Platformu ve diğer Web Servisleri), eğitimin dijital çağda nasıl olması gerektiğine dair bir paradigmadır ve projenin yenilikçi karakterini tamamlar.

Dil, din, ırk ve cins ve insan ayrımı yapmayanlar olarak “Cömert bir ülkede hayatı yeniden şekillendirmek” adı da verilen bu projeye yardımcı olmak hepimizin görevidir.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA