Adana Ulus
kartal escort pendik escort kadikoy escort
İsmail GÜNEŞ

YETER, TRT YETER!

YETER, TRT YETER!
Bu haber 11 Haziran 2018 - 4:56 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Kamu yayıncılığı kavramı genelde BBC’ye dayandırılan bir kavramdır ve özünde halk için yapılan, halk tarafından kontrol edilen ve finansmanı kamu tarafından karşılanan bir yayın türüdür.  Ticari bir faaliyet olarak yoğun rekabet altında kendine yer bulamayan kültür, sanat, spor, belgesel, bilimsel, sanatsal ve spor alanları bu sayede kendisine şans bulur. Habercilikte ise tarafsız, objektif ve halkın haber alma hakkına saygı duyularak hareket edilir. Ülkenin tüm yurttaşlarına eşit mesafede durur herhangi bir siyasi parti, grup veya güç odağına hizmet etmez. Kaliteyi ön planda tutar ve reyting kaygısı ile bu ilkeden ödün vermez. Bunları yapabilmesi içinde özerk idari ve mali yapı ile idare edilir. Bu ilke gerçekleşmez ise kamu yayıncılığı iktidar ya da güç odaklarının denetimine girer. Kamusal fayda yerini özel bir grubun faydasını maksimize etmeye yönelir. Buraya kadar anlatılan işin teorisinden ibarettir. Teoride BBC örneği ile kurulan TRT’nin yıllar sonra geldiği nokta değer erozyonunun boyutunu gözler önüne sermektedir.

Yukarda saymaya çalıştığım görevleri yerine getirmekle yükümlü olan TRT günümüzde halkın sırtında bir kambur halini almıştır. Kamusal kaynaklar TRT’ye ticarileşen alanda etki altında kalmasın, kaliteden, tarafsızlıktan ödü vermesin diye verilmektedir. Objektiflik ve kalite kriterlerinden uzaklaşmakla kalmamış halkın cebinden elini çekmeyen ve sürekli yeni kaynakları rasyonel olmayan şekilde kullanan belirli kişi, grup, kişilere hizmet sunan ve toplumsal faydayı en aza indirgemiş bir kurum haline dönüşmüştür.

Yeni düzenleme ile internet yoluyla radyo ve TV yayını alabilen cihazlara TRT bandrolü zorunluluğu getirilmişti. Cep telefonu, bilgisayar tablet alanlar artık ceplerinden belirli payı TRT’ye ödemek zorundalar. TRT gelirlerinin yaklaşık yüzde ellisi elektrik faturaları üzerinden yapılan yüzde 2’lik katkı payından Yüzde 38’i ise bandrollerden oluşuyor.  Neredeyse TRT’nin gelirinin yüzde doksanını halk olarak bizler ödüyoruz. TRT çalışanının maaşını hep beraber finanse ediyoruz.

Üstelik TRT bu paraları kullanmakla kalmıyor üstüne zarar ediyor. 2015 yılında 843 milyon TL’si elektrik enerjisi hasılat payı, 679 milyon TL’si bandrol gelirleri olmak üzere diğer gelir kalemleri ile birlikte toplam 1 milyar 776 milyon TL gelir elde etti toplam harcaması 1 milyar 923 milyon TL olan TRT Kurumda çalışan 7 bin 473 kişiye 581 milyon TL ödeme yaparken 1 milyar 116 milyon TL’si dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetlere ödedi. 2015 yılını 147 milyon TL zararla kapatmıştır. 2015 yılında program alımları kapsamında; 513,3 milyon TL’si kurum dışı yaptırılan ve kiralanan programlara, 354,6 milyon TL’si kurum dışından temin edilen haber giderlerine, 72,9 milyon TL’si de TV ve Radyo programları yapımı amacıyla hizmetinden faydalanan şahıslara olmak üzere toplam 907,2 milyon TL tutarında ödeme yapılmıştır.

Sayıştay incelemesinde “kamu kaynağı kullanarak genellikle dışarıdan program temin edip yayınlayan bir kuruluş görünümü sergileyen TRT’nin, mümkün olduğu oranda kendi birimleriyle programlar üretip yayınlayan bir kurum haline dönüştürülmesi gerekmektedir” uyarısında bulunuldu. Kamusal kaynak kullanan bir kurumun kime hangi prodüksiyonu yaptırdığı ve me kadar ödeme yaptığı bir ticari sır değildir ve açıklanmalıdır.

Halk TRT’ye parayı ülkenin ortak ekranında kendine hakaret edecek isimleri görmek için vermiyor. Halk, TRT bir takım kişilere bir saatlik programlarda milyonlarca TL ödesin, anlamsız diziler ve yapımlara milyarlar aktarsın, spor organizasyonlarına yüzlerce kişiyi tatile götürsün, haber hakkına saygı duymasın ve 24 saat siyasi propaganda yapsın, kendini aşağılasın diye bu payları vermiyor.

Yayın ilkeleri arasında “Kamuoyunun sağlıklı ve serbestçe oluşabilmesi için kamuoyunu ilgilendirecek konularda yeterli yayın yapmak; tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmamak.” gibi bir madde olan TRT’nin iktidar yandaşlığı yapması kabul edilemez. Yanlı bir kuruluş olan RTÜK bile 2014 yılında siyasi partilere ilişkin yayınlarında tarafsız olmadığı için TRT’ye uyarı cezası verdi. Cezanın gerekçesi ise “serbestçe kanaat oluşturmayı engelleme” ve “tek yönlü yayın yapma” idi. Maalesef TRT bu suçu işlemeye her gün devam ediyor.

James Curran, Medya ve Demokrasi eserinde medyanın “kamu gözcüsü”, “halkın temsilcisi” ve “bilgi verici” rolleri olduğunu söyler. Televizyon programları eğitim, bilgi ve kültür kaynağı olmanın yanı sıra, bireylere “kendi deneyimlerini yeniden yorumlamalarını”, “farklı dünya görüşlerini tanımalarını”, “egemen kültürün varsayım ve fikirlerini sorgulamalarını”, “ sivil toplum örgütlerinin canlandırılmasını”, “çatışan çıkarlar arasında anlaşma ve uzlaşma yoluyla toplumun ortak hedeflerinin gerçekleşmesini sağlayacak”, zıt görüşlerin yüksek bir sesle tartışıldığı kamusal bir platform sunmalıdır. Bu anlamda TRT’ye baktığımızda bu rollerden çok uzak olduğunu görmekteyiz. Kamu hizmetlerinin en büyük özellliği yararlanmada eşitlik gözetilmesidir. Hizmet herkese eşit biçimde sunulmalıdır. Kamu hizmetleri toplumsal gereksinimlerin giderilmesi için yürütüldüklerinden, idare bu hizmetleri yürütürken nesnel davranmak ve tarafsız olmak zorundadır.

Anayasal bir gereklilik olarak TRT kamu tüzel kişisi olarak yayınlarında tarafsız olmak zorundadır. Tüm Kamu tüzel kişileri “kanun önünde eşitlik” ilke­sine uymak zorundadır. Kamu tüzel kişisi olarak TRT bu durumun bir istisnası değildir. TRT yayınlarında idari vesayet altında olduğu hükümet dâhil hiç kimseden emir ve direktif alamaz. Toplumsal, siyasi, etik, inançsal hiçbir kurumun yanında yer alamaz, meslek kuralları çerçevesinde yayıncılık yapması gerekir. Bugün anayasal ve yasal yaptırımlara rağmen yasa tanımaz davranan TRT yöneticilerinden hukuk önünde hesap sorulmalıdır.

BBC haberciliğin ilkelerini en üst düzeyde yerine getirip dünya çapında bir saygınlık kazanırken onu örnek olarak yola çıkan TRT kendi halkının saygınlığını kazanamayan bir kuruluşa dönüştü. TRT kapalı rejimlerin resmi ve tek yayın organı mantığı ile Dünya’da kendine saygın bir yer edinme şansına sahip değildir.  TRT’nin bu duruma düşmesinde özellikle siyasetçilerin rolü çok büyüktür. Her iktidar kendisine yandaş yaratma adına ulusal bir değeri hoyratça kullanmış, halktan alınan paralarla kendilerine özel hizmet sunulmasını sağlamıştır.

TRT’nin acilen yeniden yapılanmaya ihtiyacı vardır. Öncelikle daha özerk bir yapıya kavuşturulmalıdır. Kamu tüzel kişiliğinden çıkarılarak özel hukuk hükümlerine göre AŞ statüsünde hizmet sunması gerekir. Dünya örnekleri de incelenerek TRT yeni ve özerk yapıya dönüştürülmeli gereksiz kanalları kapatmalı ve keyfiyet ve iktidar sözcülüğünü kim iktidara gelirse gelsin yapamayacak şekilde düzenlenmelidir. Zira TRT’nin bugünkü yayın anlayışı sürdürülebilir değildir.

Bu nedenle yeter TRT yeter diyor ve TRT’nin tüm ayrıcalıklarını toplumun çıkarına, eşit, adil ve  tarafsız  olarak kullanmasını ya da elini cebimizden çekmesini ve rekabet ederek ayakta kalabiliyor ise diğer kuruluşlar ile adil bir rekabete girmesini istiyorum. TRT anayasal çerçevede ya görevini yapmalıdır ya da tarihteki yerini almalıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
pendikliler.com tuzladatesisatci.com yenikapmodelleri.com nisantasi escort kartal escort istanbul escort beylikduzu escort istanbul escort Maltepe Escort pendik escort kartal escort alanya escort kartal escort pendik escort kadikoy escort
kemer escort