ADANA İÇİN “4T”… - Adana UlusAdana Ulus

12 Nisan 2021 - 22:28

ADANA İÇİN “4T”…

ADANA İÇİN “4T”…
Son Güncelleme :

24 Şubat 2021 - 16:24

Covid 19 sürecinde yaşanan zorlukları aşmanın yolu didişmek, eleştirilere kulak tıkamak, yanlışları yinelemek, üreteni gözden çıkarmak, salon toplantılarına önem vermek olmamalı…
Aslında sorun “covid 19 sürecine” de bağlı değil; öncesinde yapılan tutarsızlıkların, yanı başında oluşan olaylardan kaçışın, bir çevresinde olanların yaşadığı sanılışın, sokağın/ pazarın bilinmeyişin, üretime odaklanamayışın, yanlışlara yüzleşilemeyişin sonucu olduğunu bilmeyen yok!
Kendi kurumların, kendi üreticilerin, kendi kentin sorunların odağındayken, salt koltuk koruma/ koltuk sevici tutumdan dolayı “iktidar” övücülüğüne yönlenmenin sonucu bu yaşananlar!
Bu büyüyen işsizlik, üretimde yaşanan kaygılar, ekonomik potansiyeli yitiriş, onlarca işyerlerinin kapanması, çalışanların işlerine son verilmesi, yeni iş alanları oluşturulamaması…
Sorunlar “yok sayılmayla” yok olmuyor!
***
Adana böyle bir kent şimdi…
Başta şunun altını çizmekte yarar var:
“İktidarın” devlet kurumlarına “güçlü/ bilindik” isimlerin yakınlarını/ tanıdıklarını/ bilindiklerini işe alınmasına olanak tanıdığı yazıldı/ çizildi öncesinde!
Yerel yönetimler de “iktidarın” yaptıklarını öykünerek aynısını yapıyor; “güçlü/ bilindik” isimler bir başkasının gereksinmesi, bir başkasının doyumsuzluğu, bir başkasının işsizliği yerine yakını/ bildiği ya bulunduğu kurumda/ ya da “kardeş” bilinen yakın kurumda konuşlandırılmasına olanak tanınıyor!
Ülkedeki “iktidar” da, yerel “iktidar” da aynı çizgide buluşuyor!
Odasından koridora çıkması sırasında bir “o an” yanında olanlar, bir de salon toplantılarında konuşmalarını sessizce dinleyen/ denilenleri benimseyenler var yaşamlarında!
Yaşam alanları bu kadar!
Toplamları “bir avuç” olduklarını bir bilseler…
***
İnsan yaşam alanında gördüklerini, duyduklarını bilir!
Adana’nın gerek yerel yönetimleri, gerek milletvekilleri, gerekse sivil toplum örgütleri covid 19 demeden, salgın gerekçe gösterilerek kapanan işyerlerini bilmeden, maskesini burnunun altına indirdi diye ceza yazıldığını anlamadan kendilerine “biat” eden doygunlarına bakarak yaşananları yadsımayı sürdüre dursun…
Bu nereye dek yaşanabilir ki?
İşyerleri ne zamana dek kapalı kalabilir, toprak eken nereye dek direnebilir, işsizliğe nereye dek dayanılabilir, doyumsuzluğa karşı nereye dek başkaldırabilir, Adana’da ekonominin çöküşü nereye dek katlanılabilir?
Görüyoruz…
“İktidar” milletvekilleri kongrelerde/ salonlarda konuşuyor, “muhalefet” milletvekilleri kapı kapı işyerlerini dolaşıyor; ya sonra?
Toplantı bitinde, işyerinden ayrılınca ne oluyor? Ajandaya yazılanlar bültene dönüştürüp medyaya servis edilmekten başka neye yarıyor?
Çaba gösteriliyor gibi yapılıp, yurttaşın “çalışıyorlar” demesinden öteye “bir adım” atıldıysa gösterilsin!
Politikanın, “magazine” dönüşümü…
***
Yargıda “emsal” denilen bir olgu vardır; önceden verilmiş bir yargı kararı “emsal” gösterilir.
Yalnız Adana’nın değil, ülkemizin ekonomik kurtuluşu için “emsal” gösterilecek olaylar içtenlikle arandığında bulunuyor!
***
Geçtiğimiz günlerde basına yansıdı.
Haber “GTO, iş dünyası için Ankara’nın kapısını çaldı” biçiminde medyada yer buldu.
“Adalet Bakanı, Gaziantep milletvekilleri, bakan yardımcıları, TOBB Başkanı ile bürokratlar olmak üzere üst düzeyde kritik toplantılar gerçekleştiren Gaziantep Ticaret Odası heyeti, 30 bine yakın üyenin geri bildirimlerinden oluşan ve deyim yerindeyse sektörel sorunların röntgeninin çekildiği ‘GTO Perspektif’ raporunu masaya yatırdı” deniyordu.
“Göreve geldiğimizde 4 T ile yani Talep-Takip-Taciz-Teşekkür prensibiyle hareket edeceğimizi deklare etmiştik. O günden bugüne de bu şekilde devam ettik ve ediyoruz. Tüm Türkiye’de olduğu gibi şehrimiz ticari hayatında da çok önemli sorunlar var. Bunları sık sık dile getirdik fakat yalnızca dile getirmekle maalesef olmuyor” deniliyordu.
“Her kapıyı çalarak derdimizi ve derdimize derman olacak çözümleri anlattık. Sorunlara çözüm elde edene kadar da bu yöndeki çalışmalarımız devam edecek. Her şey Gaziantep için, her şey üyelerimiz için” deniyordu.
Gaziantep’in, Celal Doğan’nın izini sürdürdüğü görülüyor…
***
Adana bir yandan didişmeyle, bir yandan yurttaşı oyalamayla, bir yandan gündemin “algı” olaylarını konuşmakla zaman yitirirken; genç işsiz unutuluyor, emekçinin/ emeklinin doyumsuzluğu göz ardı ediliyor, “iktidar” ülkenin tüm sorunlarını burada çözüyor, “muhalefet” iş yapamayan esnafı söyletiyor, yerel yönetimlerin “güçlü/ bilindik” isimleri yakın/ tanıdık/ bilindik dışında kalanların istemleri nedeniyle yakınıyor…
Adana’nın “iş” yapıcılarına, Gaziantep “emsal” olsun!
4T “Talep-Takip-Taciz-Teşekkür” ilkesi “emsal” olsun!
Sorunu belirlemek, sorunu konuşmak, sorunu dillendirmek yetmiyor, “sorunlara çözüm elde edene dek çalışmalarımız sürecek” denilmesi gerekiyor!
Bir başına değil; hep birden “kapı kapı” dolaşarak çözüm aramak gerekiyor!
Neden mi? “Her şey Adana için” demek için…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.