Hotivi

Adana’da Suriyeli Mültecilerin Dramı - Adana UlusAdana Ulus

20 Haziran 2021 - 09:08

Adana’da Suriyeli Mültecilerin Dramı

Adana’da Suriyeli Mültecilerin Dramı
Son Güncelleme :

04 Eylül 2015 - 14:04

Uzun süredir yürütülen “Seyhan’daki Sığınmacılar Durum Tespiti ve Acil Çözüm Önerileri” raporunu basın ile paylaşan Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar, bir Suriyeli mültecinin günde 3 liraya karnını doyurmaya çalıştığını söyledi.

Seyhan Belediyesi’nin Çukurova Üniversitesi, Türk Tabipler Birliği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ortaklığında Çukurova Kalkınma Ajansının Desteği ile Mayıs-Temmuz 2015 aylarında yürüttüğü proje kapsamında hazırlanan 96 mahallede 2800 Suriyeli sığınmacının durumunu gösteren “Adana Seyhan’daki Sığınmacılar Durum Tespiti ve Acil Çözüm Önerileri” raporundan bazı sonuçları basın ve kamuoyu ile paylaşıldı.

Seyhan Belediyesi Encümen salonunda bir açıklama yapan Başkan Zeydan Karalar Suriyeli sığınmacı sorununun her geçen gün daha da ağırlaştığını söyledi. Başkan Karalar, “Ülkemizde ve ilçemizde ciddi anlamda bir sığınmacı sorunu var. Acil önlemler alınmazsa, sağlıklı aş, iş ve eğitim sağlanamazsa; Suriyeli kayıp bir kuşakla karış karşıya kalınacak. Türkiye bunun sonuçlarıyla on yıllarca değil, belki yüzyıllarca uğraşmak zorunda kalacak. Maalesef mülteci ve göçmen ölümleri ancak yüksek sayılara ulaştığında, ya da geçtiğimiz günlerde Bodrum sahillerinde yaşanan olay gibi sarsıcı görüntülerle kamuoyu nezdinde görünür hale geliyor. Geçtiğimiz dönemlerde gündeme gelen kazalar genellikle İtalya ve Yunanistan’a gitmeye çalışan büyük gemilerle ilgili olsa da, son zamanlarda Suriye’deki iç savaştan kaçmaya çalışan mültecileri taşırken Türkiye kıyıları açıklarında batan küçük teknelerin sayısı da gitgide artıyor. Sadece bu yılın ilk 6 ayında Akdeniz’de benzer şekilde gerçekleşen ölümler 1500’ü aştı” dedi.

SAYI 2 MİLYONU AŞTI

Karalar, ”Türkiye’ye sığınan Suriye vatandaşlarının sayısı 2 milyonu aştı. Türkiye’nin her tarafına yayılmış olsalar da sığınmacıların en yoğun yaşadığı iller Urfa, Antep, Şırnak, Hatay gibi sınır illeri. Suriye sınırına olan göreceli yakınlığıyla Adana’da yoğun göç alan iller arasında sayılıyor.

Adana’nın en çok Suriye’li barındıran ilçesi ise Seyhan. Suriye bir bütün olarak “çöküntü” alanı haline gelmekte olup çatışmalar durulsa dahi yakın gelecek de aynı zamanda yoksulluk göçüne kaynaklık etme riski taşıyor. Kaldı ki tüm göç dursa dahi, sadece Seyhan ilçesinde, sadece doğumlar üzerinden bile Suriyeli sığınmacıların sayısı her yıl 1000-1500 artacağı öngörülüyor” şeklinde konuştu.

GÜNDE 3 LİRAYA KARNINI DOYURUYOR

Çalışma ile ilgili olarak çarpıcı sonuçları basın ile paylaşan Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Seyhan ilçesinde yaşayan Suriyelilerin günlük ortalama 3 lira ile karnını doyurmaya çalıştığını söyledi.

Bazı öne çıkan veriler ise şu şekilde:

•          Seyhan’daki sığınmacıların %92’si başta Halep olmak üzere Türkiye sınırına yakın illerden geliyor.

•          Seyhan’daki her üç Suriyeliden ancak biri (%35’i) az da olsa Türkçe konuşabiliyor.

•          25 yaşın üzerindeki her 5 kişiden biri okuryazar değil. Kadınlarda bu oran %24’e kadar yükseliyor. Yüksekokul veya fakülte mezunu olanların oranı ise erkeklerde %9,2, kadınlarda ise sadece %5,8

•          Adana’ya Suriye göçmenlerin en yoksul kesimlerinin geldiğine yönelik genel bir kanaat bulunmakta ise de Suriyeli sığınmacılardan Suriye’deyken yoksul olduğunu ifade edenler %14 düzeyinde kalıyor.

•          Sığınmacıların yarısı Suriye’de iken en son yapılan işler arasında da Esnaflık, küçük zanaatlar, ticaret türü işleri sayarken, %8,2’si beyaz yakalı işleri yaptığını, %5’i ise tarım ve hayvancılıkla uğraştığını ifade etmektedir.

•          Sığınmacıların %85’i genel kaygı dışında da çatışmalardan doğrudan etkilenmiş bulunuyor. En az %5’i aile veya yakın akrabalardan birini savaşta kaybettiğini ifade ediyor. Her 5 kişiden 4’ü savaşa bağlı olarak Suriye’de kalan konutlarının kullanılamaz, tarlalarına girilemez hale geldiğini belirtiyor. Bir diğer deyişle, sığınmacıların %90’ını çatışmalardan doğrudan, geriye kalanı da dolaylı olarak etkilendiği için gelmiş bulunuyor.

•          Sığınmacılar kiralık ve ucuz ev bulabildikleri  şehir merkezlerini tercih ediyorlar. Eski çarşı bölgeleri hem kiraların ucuzluğu hem de alışkanlıklarına uygun olup Kocavezir-Mestanzade-Meydan bölgesinde younlaşma olduğu söylenebilir. Şehrin görece zengin kuzey semtleri sayılabilecek alanlarında ise (Reşatbey-Gazipaşa-Cemalpaşa-Yeni Baraj semtlerinde) yoğunlukları azalıyor.

•          Türkiye’de yapılan işler arasında hamallık, inşaat işçiliği, ayakkabı işleri, tarım işçiliği, aşçılık, tekstil işçiliği-terzilik ile hizmet işleri (garson, tezgahtar) yaygındır. Çocuklar yaygın olarak çıraklık türü işlerde çalıştırılabilmektedir. Kadınların Türkiye’de yaptığı işler sınırlı sayıdadır. Öğretmenlik, temizlik işçiliği, tekstil-konfeksiyon-terzilik gibi işlerde çalışmaktadır.

•          Suriyeli sığınmacıların %57’si yoksulluk, %31’i açlık sınırının altında yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadır. %31’inde temel beslenme malzmeleri (tüp, yağ, tuz vb.) yeterli gözükmektedir. Geriye kalan %69’u yetersiz düzeydedir.

•          Sığınmacıların ortalama gıda harcaması kişi başı günlük 3 TL’yi nadiren geçebiliyor. Düzenli süt ürünleri, peynir yoğurt yiyebilenlerin oranı %40 civarında. % 25’lik bir kısmı peynir yoğurttan hemen tümden mahrum durumda.

•          Sığınmacıların sadece %15’i ara katlarda oturabilmektedir, geriye kalan %85’i bodrum, zemin, çatı katı veya çadırlarda kalmaktadır. Konutların yarısından fazlasında masa sandalye yok. Divan kanepeleri, hatta kullanılabilir bir yatağı olmayanlar %20-30 civarında. Konutların %21’inde Çukurova gibi sıcak iklim koşullarında bir eski buzdolabı bile bulunmuyor.

•          Suriyeli sığınmacı nüfusun % 43,46’sı 0-17 yaşında bulunmaktadır. 5-17 yaşında okul çağındaki çocuk oranı %32,46’dır. Okul, daha doğrusu Suriyelilere yönelik okulların sadece birkaç okulla sınırlı olması okullaşma eksikliğinin en temel sebebi. İkincisi ise maddi sebepler yani çok zor şartlarda yaşamlarını idame ettiriyor olmaları.

GÜMÜŞ’TEN ÖNEMLİ TESPİTLER

Prof. Dr. Adnan Gümüş, Suriyeli mültecilere uygulanan ‘geçici koruma’ statüsünün bir karşılığının olmadığını belirterek, Türkiye’de var olduğu sayılan 2 milyon Suriyeli mülteciden yaklaşık 1 milyon 700 bininin kaydının bulunmadığını söyledi.

Mültecileri sınırdan içeri almanın kolay olduğunu ancak sınırdan alınan mültecilerin sorunları konusunda yapılacakların önemli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Gümüş, mültecilerin en önemli sorunlarından birinin eğitim olduğunu kaydetti. Suriyeli çocukların eğitimi için gerekli altyapının oluşturulamadığını ifade eden Gümüş, mültecilerle ilgili kayıt sisteminin belediyelerle paylaşılmadığına dikkati çekti. Mülteciler konusunda bir politikasızlığın söz konusu olduğunu belirten Prof. Dr. Gümüş, “Belediyelerin mültecilerin sorunları konusunda birer merkez olması gerekir ancak Türkiye’de ne yazık ki belediyeler bu işin dışında tutuluyorlar. Bir an önce gerekli mevzuat değişikliğinin yapılması, belediyelere yetki ve sorumluluğun verilmesi, bütçe ve fiziki olanakların sağlanması ve kayıt sisteminin belediyelerle paylaşılması gerek” diye konuştu.

Prof. Dr. Gümüş, deniz yoluyla Batı ülkelerine gitmek isteyen mültecilerin boğularak yaşamını yitirmesinde herkesin sorumluluğu bulunduğunu sözlerine ekledi.

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
takipçi satın al