ADANA'DAN ŞAŞIRTAN GELİŞMELER... - Adana UlusAdana Ulus

26 Ekim 2020 - 16:35

ADANA’DAN ŞAŞIRTAN GELİŞMELER…

ADANA’DAN ŞAŞIRTAN GELİŞMELER…
Son Güncelleme :

09 Ekim 2020 - 17:17

Gelişmeler şaşkınlık oluşturmuyor mu?

Covid 19 süreci yaşanmıyor olsa da; “iktidardan” yerel yönetimlere değin her yerde yurttaşı biraz daha kıskaca almak, birbirini anlamada makas aralığını biraz daha açmak, yoklukla/ yoksullukla boğuşanın yaşam/ umut alanlarını biraz daha daraltmak, kendi “doyan” yaşamlarına herkesin sahip olduğuna inanmak…

Böyle bir şey olmalı…

“İktidar” her tür savurganlığı, yolsuzluğu, bozgunu, ekonomik daralmayı yaşatmasına değin dünyanın Everest’inden serin; sanki bir şey olmamış, sanki geçimsizlikten yurttaş yorulmamış, bu dönemde artan fiyatların altında can çekişmiyormuş gibi…

Yerel yönetimlerin “iktidardan” geri kalır yanı yok, Toroslar gibi yaylalık sanki her yer; “sanat” diyerek, “tanıtım” diyerek kendini “umut” sayanları her gün bizar daha şaşırtmayı sürdürmekten uzak durmuyor!

Anlamadığım, susmamız/ anlayış göstermemiz mi gerekiyor; yapmayın!

***

Adana her geçen gün, yağmurda ıslanmaktan çekilmiş kaput bezi gibi “içine” çekiyor!

Yaşam alanları, geçim olanakları, doyum seçenekleri daralıyor!

Seçimden sonra yüzünü ne zaman göreceğimizi bilmediğimiz milletvekilleri gibi değil yerel yönetimler; makam odasında bulamasak/ ulaşamasak bile “söylenecekleri” ulaştırabilecek “bir yerleri” bulabilmek olası…

Onun için de, seçim öncesinde verdikleri sözleri anımsatılır/ sorulur/ yanıt aranır…

Başkan Karalar’ın “bir zamanlar mutlu insanların bulunduğu Türkiye’nin dördüncü büyük kenti olan Adana, her açıdan geri kaldı” o günlerde önemsemiş, Adana için “dozu kaçık” beklentiler içerisine girmiştim.

Adana’da mutlu insanın sayısı azalmış,

Adana’da yoksulluk artmış,

Adana’da her gelen bir yerlerden eritmiş,

Adana’da işsizlik görülmemiş biçimde büyümüz…

Başkan Karalar, geldiğinde karşılaşabileceği “anakent manzarasını” bilerek bunları söylediğine, çözüm yolları arayacağına inandırmıştı Adanalıyı…

Yalnız bunlar değil Adana sanatta haklı yerini bulacaktı, Adanalı sanatçılar kendilerini gösterecekti…

***

Adana’da sanat denilince “ilk” akla gelen Altın Koza Film Festivali. Geçen yıl “nasıl” yapıldığı, kimlerin sorumluluk aldığı, Adana’ya ne “iz” bıraktığı belli olmadı! İstanbul’dan, belki de Adana’yı sosyal medyada dışında bilmeyen, soruları geçiştirerek yanıtlayan düzenleyicilere tanık olurken şu soruyu birçok kişi sordu:

“Bunun için bunlara bedel ödeniyor mu?”

Elbette ödeniyordu; Adana için yapılmıyordu! Her yıl üniversiteliler arasından seçilen, masrafları sağlanan gençler bile “gönüllü” yapılmışken…

Bu yıl 27.si düzenlendi Altın Koza Adana Film Festivali’nin. Covid 19 nedeniyle bir hafta “Gondolda Film Keyfi” adı altında düzenlenen etkinliğe kimin/ nasıl katıldığı konusunda çok “şey” yazılmış olduğu anlatılsa da, Adana içerisinde havası yoktu!

Nasıl olsun ki?

İnsanlar ne festival derdinde, ne de gondol film izlemek peşinde; yaşanan süreç köşe tutmuşlar için o denli düşünülüp/ sorgulanması anlamsız olsa da, bir yandan “iktidarın” ellerinin güdük/ yerelim verdiği yetersi olmasından dolayı bir yıl öncesinden daha da çok zorluklar çekiyor!

Adana’da festival; yapmayın! Adanalının tadına varmadığı, salt “akıllardaki” isimlere ödül vermek için “törenin” ikinci ayağını İstanbul’da yapmak, üstelik “yangından mal kaçırır” gibi/ bir de bunu Adana için yapılan bir “işmiş” gibi savunmak!

Festivaller salt “birilerine” ödül vermek için değil, “özellikle” o bölgenin sanatını/ sanatçısını tanıtmak/ duyurmak içindir; yeni Orhan Kemallere, Yaşar Kemallere, Yılmaz Güneylere yer açabilmek içindir/ yalnız eskilerle övünmek için değil!

***

Tanıtmak/ duyurmak, deyince…

Geçtiğimiz günlerde, covid 19 sürecini fırsata dönüştüren, ilkini diğer televizyonlar “yeni” dizi çekimi yapamayıp “eskilere” yer vermesi nedeniyle Survivor ile geliştiren, bunu şimdilerde yarışmacıların belirlenmesi/ elenmesi konusunda çeşitli söylentileri olan Masterchef ile sürdüren Acun Ilıcalı’nın televizyon ekibi Adana’ya gelmiş…

Masterchef’in bu hafta yayınlanacak olan bölümünde, çekimi Kız Lisesi’nde yapılan, Adana’nın yemeklerine yer verilen, tanıtımında da yararı olacak bir çekim yapılmış!

Konuk edilmeleri, masrafları Anakent Belediyesi’nce karşılanmış; yeridir. Adana’yı, yemeklerini tanıtacaklar…

Ancak duyduğumda şaşırdığım tümce şu:

“Masterchef’in buraya gelmesi için dörtyüzbin lira ödendi!”

Doğru mu gerçekten bu? Adamları “bindir” getir, konuk oldukları sürede ağırla, çekim alanlarını hazırla, sonra da bedel öde!

Doğruysa eğer, yineliyorum; “iktidar” için söz söylemeye hakkınız yok!

Adana’nın tanıtımında “en baş etken” sayılması gereken yerel basının içten içe erimesine göz yumun, her dönem “kendi” için bir çıkış yolu bulma gücü bulan televizyonların “karanlık” izlencelerinde olmak için “bedel” ödeyin!

Sonra da “Adana, her açıdan geri kaldı” deyin; gelişmeler şaşırtmasın mı?

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.