Tarih: 14.01.2026 17:25

“GÖZLEMSEL İNCELEMELERE DAYANAN RAPORLAR BÜYÜK RİSK TAŞIR”

Facebook Twitter Linked-in

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, yapıların taşıyıcı sistemlerine ilişkin yalnızca sınırlı gözlemsel" incelemelere dayanılarak, "teknik rapor" adı altında belgeler düzenlenmesini eleştirdi.

Bu tür raporların yasal, bilimsel veya mühendislik açısından geçerliliği bulunmadığını belirten Çak, yazılı açıklamasında, bir yapının deprem karşısında güvenli olup olmadığının tespitinin bilimsel ve teknik geçerliliğe sahip yegâne yöntemin, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğine göre yapılacak Deprem Performans Analizi olduğunu hatırlattı.

İMO Başkanı Hıdır Çak'ın yazılı açıklaması şöyle:

 "Eğitim kurumları; çocuklarımızın, gençlerimizin ve eğitim emekçilerinin günün büyük bölümünü geçirdiği bina önem katsayısı yüksek yapılardır.  Bu nedenle bu binaların deprem güvenliği yalnızca teknik bir konu değil, aynı zamanda kamusal bir sorumluluk ve yaşamsal bir haktır.

Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği göz önüne alındığında, eğitim yapılarının güncel deprem yönetmeliklerine uygunluğu bilimsel yöntemlerle denetlenmelidir.  Görsel olarak sağlam görünen binalar dahi, mühendislik analizleri yapılmadan güvenli kabul edilemez.

Odamız tarafından, son dönemlerde özel eğitim kurumlarının (özel okullar, etüt merkezleri, özel kreş ve anaokulları, dershaneler, sürücü kursları vb.) taşıyıcı sistemlerine ilişkin yalnızca sınırlı gözlemsel incelemelere (yerinde yapılan görsel tespitler, döşeme ve duvar yüzeylerinin incelenmesi, bazen sadece dıştan gözlem vb.) dayanılarak "teknik rapor" adı altında belgeler düzenlenerek idarelere sunulduğu tespit edilmiştir. Bu hiçbir bilimsel veri, hesaplama ve analiz içermeden hazırlanan raporlarla faaliyet izinleri verilmektedir.

Söz konusu raporlarda, "Yapının mevcut haliyle düşey ve deprem yükleri altında yeterli dayanımı sağladığı ve kullanılmasında teknik açıdan bir sakınca bulunmadığı... binanın mevcut halinin yükleri güvenli biçimde karşıladığı … kullanılmasında sakınca olmadığı… sağlam ve dayanıklı…" gibi ifadelere yer verilerek, yapının güvenli olduğu yönünde kanaatler belirtilmektedir.

Ancak bu tür raporların; Taşıyıcı sistemin TBDY 2018 Bölüm 15'e uygun mühendislik hesaplamalarına dayalı analizini içermemesi, Deprem etkilerine göre yapının davranışını ve performans düzeyini değerlendirmemesi, Malzeme özelliklerinin (beton basınç dayanımı, donatı özellikleri ve miktarı vb.) bilimsel yöntemlerle belirlenmemesi, Zemin etkilerinin dikkate alınmaması,  Taşıyıcı sistem bütünlüğünün ve detaylarının (taşıyıcı sistem elemanlarının yerleşim ve ebatları ve taşıyıcı sistem üzerine etki eden yüklerin miktarı ve dağılımı) güncel yönetmeliklere göre incelenmemesi, nedeniyle hiçbir yasal, bilimsel veya mühendislik açısından geçerliliği bulunmamakta olup aynı zamanda bu tür içeriksiz veya eksik raporlar, tehlikeli bir ihmali de ortaya koymaktadır.

Bu raporlarda gerçek dayanıklılık analizi yapılmadığı için bina olası bir depremde çökme riski taşıyabilir, yapı sahipleri veya kullanıcılar, binanın güvenli olduğunu düşünerek güçlendirme veya tahliye gibi önlemleri erteleyebilir ve bu binaların çökmesi durumunda ise çok sayıda can ve mal kaybı ile karşı karşıya kalınabilir.

Bilinmelidir ki; bir yapının deprem karşısında güvenli olup olmadığının tespitinin bilimsel ve teknik geçerliliğe sahip yegâne yöntemi, 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018- Bölüm 15) hükümlerine göre yapılacak Deprem Performans Analizidir.

TBDY 2018, sadece yeni yapılacak binalar için değil, mevcut binaların değerlendirilmesi için de temel ve bağlayıcı yasal dayanaktır.

Bir yapının "depreme dayanıklıdır" veya belirli bir deprem düzeyi için "öngörülen performans hedefini sağlamaktadır" şeklinde nitelendirilebilmesi, ancak ve ancak TBDY 2018'de Bölüm 15'de tanımlanan ilke ve kurallara uygun olarak gerçekleştirilmiş bir Deprem Performans Analizi sonucunda, yapının hedeflenen performans düzeyini karşıladığının raporlanması ile mümkündür. Bu yönetmelik dışında kalan yöntemlerle veya eksik verilerle yapılan değerlendirmelerin bilimsel ve hukuki bir temeli bulunmamaktadır.

6306 sayılı Kanun kapsamındaki "riskli yapı tespiti" işlemleri, yalnızca yıkılma veya ağır hasar riski yüksek yapıların belirlenmesi ve dönüşüm süreçlerinin başlatılması amacıyla kullanılmalı; bu tespitin deprem performans analizi olmadığı bilinmelidir.

Yalnızca gözlemsel incelemelere dayanan, yürürlükte bulunan yönetmeliğe dayanmayan, mühendislik hesaplamaları ve analizleri yapılmadan, malzeme ve zemin özelliklerini bilimsel olarak belirlemeden bir binanın depreme dayanıklılığı konusunda görüş oluşturan raporlar kabul edilmemelidir. Bu gözlemsel raporları kabul ederek faaliyet izni verilmesinin önemli vahim sonuçlar doğurabileceği bilinmelidir.

Yönetim kurulumuzca;  13 Ocak 2026 tarihinde il Milli Eğitim Müdürü ziyaret edilerek görüşmede konu ile ilgili düşüncelerimiz aktarılmıştır.  Aynı zamanda; yapıların taşıyıcı sistemlerine ilişkin yalnızca sınırlı gözlemsel incelemelerle "teknik rapor" adı altında belgeler düzenlenmesinin taşıdığı riski belirten ve bir yapının deprem karşısında güvenli olup olmadığının tespitinin bilimsel ve teknik geçerliliğe sahip yegâne yöntemin, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğine göre yapılacak Deprem Performans Analizi olduğunu içeren yazı teslim edilmiştir.

Şubemizce, kamusal görev ve sorumluluğumuz gereği bu konuda kamuoyunu ve yetkilileri bilgilendirmeyi görev addediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla sunulur."

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —