Tarih: 25.01.2026 23:04

Nurettin ÇELMEOĞLU Yazdı/ KIYL-Ü-KAL ÇIKTI MEYDANA BAŞKANINDAN OLDU ADANA

Facebook Twitter Linked-in

Yaşımdan mıdır yoksa yaradılışımdan mıdır bilemem, toplumu etkileyen bazı olayları kavramakta zorlanıyorum. Örneğin, en deneyimli devlet adamımız Sayın Devlet Bahçeli ücretler için "Sefalet" nitelemesi yapmışken partisi 20 bin Liraya oy verdi. Bunu anlayamıyorum.

Başlıkta yer alan "Kıyl-ü-kal" ifadesini gençlerimiz bilmeyebilir; lügat sözlük karıştırma zahmetine girmesinler, biz yazıverelim. Özü şu: dedikodu, başkalarının söyledikleri, söylenti…

BAŞKAN MAHRUMİYETİ

Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin bildiğim kadarıyla maddi açıdan gayrimeşru yollara asla sapmayacak güçteydi. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar da daha önce karşılaştığı bir iddiadan kurtulmuşken yeni bir iddia üzerine tutuklandı. Derkeeen, hiç akılda-fikirde yokken, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da ablasının teee Tuzladaki evinden alınıp Silivri'ye kapatıldı. Böylece, Adana etkin üç belediye başkanından mahrum kalıverdi.

ACABA MI?

Üç başkanımıza tutuklamanın uygun görülmesi karşısında tanıdığımız hukukçulardan fikir almaya çalıştık. Dediler ki, "Zanlının kaçma, belge saklama, fenalığı sürdürme gibi fiilleri muhtemelse, tutuklama kararı alınabilir." Düşündük; üç başkanımızın da kaçma olasılığı, bizce tabii, sıfır gibi. Belge saklamaya gelince, bence ve tabii öğrendiğim kadarıyla, pek çok platformda modasını yitirdi. Çünkü günümüzde bilgisayarsız hiçbir şey yapılmıyor. Kayıtlar silinse bile bellekte duruyor ve kolluk kuvvetleri silinmiş belgeleri de şakkadanak ekrana taşıyıveriyor.

Ne kaldı geriye? Kötü eylemleri sürdürmek… Günümüzde, CHP'li belediyelerin en kalın merceklerle tarandığını bilmeyen yok. O takdirde bırakınız başkanları, alt kademedekiler bile kılı kırk yarmadan hareket etmez, edemez. Kendi çapımızda değerlendirmemiz böyle. Elbette Yargı Erkinin neyi nasıl yapacağını değerlendirmek, hâşâ bize düşmez. Kuşkusuz, falan yasanın filan maddesi ve feşmekân fıkrasına uygun karar alınmıştır. Ne var ki, dünya çapında eşine zor rastlanabilecek yaklaşık 4000 sayfalık iddianamede başkanlarımız için dişe dokunur bir cümle olmadığı söyleniyor. Ayrıca, ben hâlâ başkanlarımıza isnat edilen suçun ne olduğunu öğrenemedim. Dikkatsizliğimden veya basiretsizliğimden olabilir. Fakat şunu duydum. Bir sürü belediyeye iş yapmış ve son dalgada tutuklanan bir müteahhit "etkin pişmanlık" duyarak sadece bizimkiler değil, bazı diğer başkanlar için de somut belgelere dayanmayan ifadede bulunmuş. İfadeler de yeterli görülmüş ve bu arkadaş tahliye edilirken tutuklamalar ortaya çıkmış. Gerçek bu ise, başkanlarımız kıyl-ü-kal kurbanı olmuştur.

DURAK ÖRNEĞİ

Önceki gün soğuk ve yağmura aldırmadan belediye önünde toplanan Adanalıların ne denli üzgün olduklarını anlamamak söz konusu olamaz.

Geçmişte, Efsaneleşmiş Başkan Aytaç Durak da görevden hiçbir iddia yokken görevden alınmıştı. Yapılmış soruşturma yoktu. Zaten görevden alma yazısında "Yapılacak Soruşturma" ifadesi vardı. Her biri 2 aylık 24 yazı ile 4 yıl makamdan uzak kaldı. 300'ü aşkın dosyanın 40'tan fazlası dava konusu oldu. Sonunda, bir sonraki seçime üç-beş gün kala "Temizmişsin, görevine dönebilirsin" yazısı geldi. Başkan Durak bu arada 43 gün de içeride tutuldu. Bunu niye anlattım, bilmiyorum; o kadarını da siz düşünün bi-zahmet.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —