Anneden kızına ikinci yaşam - Adana UlusAdana Ulus

28 Şubat 2021 - 00:13

Anneden kızına ikinci yaşam

Anneden kızına ikinci yaşam
Son Güncelleme :

30 Eylül 2012 - 13:40

Adana Başkent Üniversitesi Adana Erişkin Kemik İliği Nakli Merkezi’nde, anne Fatoş Nalan Gürler’in ‘kısmi uyumlu’ kök hücresi ile kan kanseri hastası 21 yaşındaki kızı Elif Simay başarıyla yapılan ilik nakli ile hayata döndürüldü. Elif Simay’ın en büyük arzusu, el işleriyle ilgili kendi işyerini açmak.
Elif Simay, 9 yaşında yüksek riskli lösemi (kan kanseri) hastalığına yakalandığı ortaya çıktı. Tam 13 yıldır Elif Simay’a uygun ilik donörü arandı. Ulusal ve uluslararası kemik iliği bankalarına başvuruldu.Tüm aramalara rağmen uyumlu donör bulunamadı. Genç kız, doktorlarından aldığı moral ve ailesinin desteği, kendinin yaşama umuduyla bu amansız hastalıkla mücadelesini sürdürdü.
ANNEDEN İKİNCİ HAYAT
Amansız hastalığın tekrarlaması ve bilinen standart tedavilere direnç göstermesi nedeniyle Elif Simay’a kök hücre nakli endikasyonu kondu. Acil tedavi gerektirmesi, uygun donör bulma sürecini bekleyecek zamanın olmaması üzerine Elif Simay’ı yaşama bağlamak için yeni bir yöntem olan annesinden alınan kök hücre ile (haploidentik – kısmi uyumlu) nakil yapılmasına karar verildi.
Başkent Üniversitesi Adana Erişkin Kemik İliği Nakli Merkezi’nde anne Fatoş Nalan’ın kısmi uyumlu ilgi kızı Elif Simay’a nakil edildi.
KISMİ UYUMLU KÖK HÜCRE NAKLİ
Klinik Program Direktörü Prof. Dr. Hakan Özdoğu, Medikal Direktörü Prof. Dr. Can Boğa, transplant doktorları Uz. Dr. Mahmut Yeral ve Uz. Dr. Nurhilal Turgut yapılan başarılı ameliyatla ilgili bilgi verdi. Prof. Dr. Özdoğu, günümüzde arzu edilen ve amaçlanan nakil tedavisi gereken her hastaya donör temin edilmesi olduğunu söyledi. Uygun donör sorununun tüm dünyada yaşandığı günümüzde, gelişen tıp imkânlarıyla tam doku uyumu olmadan da haploidentik (kısmi uyumlu) kök hücre nakli yapılmaya başlandığını, bu yöntemin çok sayıda hasta için yaşam umudu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özdoğu, “Doku gurubu tam uyumlu olmasa da verici anne, baba, kardeş, kuzen olabildiğinden ve hemen herkesin bu tarz birinci derece yakını olduğundan verici bulma problemleri aşılmaktadır. Yeni geliştirilen protokoller ile daha önceleri yüksek risk taşıyan bu tip kısmi uyumlu nakillerin riski azaltılmış olup günümüzde sınırlı sayıda yüksek tecrübe ve birikime sahip merkezler tarafından uygulanabilen bir nakil şeklidir” dedi.

Akut lösemi hastası Elif Simay’ın da bu yöntemle hayata tutunduğunu belirten Prof.Dr.Özdoğu, “Hastanın acil tedavi gerektirmesi, uygun donör bulma sürecini bekleyecek zamanı yoktu. . Bu nedenle genç kızımız, yeni bir yöntem olan annesinden alınan kök hücre ile haploidentik (kısmi uyumlu) nakil yapılarak tedavi edildi” dedi.
100 BİN ERİŞKİNDEN 15’İNDE GÖRÜLÜYOR
Türkiye’de ve dünyada erişkin kan kanseri görülme sıklığına da dikkati çeken Prof. Dr. Özdoğu, “Batılı ülkelerde her 100 bin çocuktan 2-3’nde, yaşlı erişkinlerde ise yine her 100 bin kişiden 15’inde görülmektedir. Amerika da her yıl 8 bin yeni hastaya akut lösemi tanısı konulmaktadır” dedi. Türkiye’de ise yeterli epidemiyolojik çalışma olmadığı için gerçekçi bir görülme sıklığının bilinmediğini söyledi.
İŞYERİ AÇACAK
Bu arada, annesinden yapılan ilik nakli ile yaşama yeniden tutunan Elif Simay Gürler ise, hastalığa yakalandığında 9 yaşında olduğunu, çok zor günler geçirdiğini söyledi. Hastalığı nedeniyle ilköğretim 3’üncü sınıfa kadar okuyabildiğini belirten Elif Simay, şimdi en büyük hedefinin kendi işini kurmak olduğunu, bunun için de destek beklediğini belirterek, “Elişinde çok iddialıyım. Bu yönde bir dükkan açacağım” dedi.
Kızına hayat veren annesi Fatoş Nalan Gürler ile babası Mehmet Sayit Gürler ve ağabeyi Eray Gürler de zorlu tedavi sürecinde doktorların sadece tedavi değil, motivasyonlarıyla da her zaman morallerini yüksek tuttuklarını tedavinin olumlu sonuç vermesinde bunun büyük etkisinin olduğunu söyledi.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.