Hotivi

Arıkan: Çukurova Türkiye’nin gülen yüzü! - Adana UlusAdana Ulus

16 Haziran 2021 - 01:21

Arıkan: Çukurova Türkiye’nin gülen yüzü!

Son Güncelleme :

24 Haziran 2013 - 1:41

kemal_arikanÇukurova Belediye Başkanı Yıldıray Arıkan, dört yılda ilçede yaptıklarını Günaydın Adana Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Canbolat’a anlattı

Çukurova Belediye Başkanlığı görevinde dördüncü yılını dolduran  Yıldıray Arıkan, seçim döneminde verdiği sözlerin hepsini yerine getirdiğini söyledi. Belediye evleri Mahallesi’nde gerçekleştirilecek olan kentsel dönüşümün bir batında yapılan en büyük dönüşüm olacağını kaydeden Arıkan, Türkiye’nin en güzel dönüşümünü yapacaklarını ve Belediye evleri Mahallesi’nin dünyaya örnek olacağını ifade etti. Sözkonusu dönüşümü yerinde yapacaklarını ve dönüşüm sürecinde vatandaşların kira ve taşınma masraflarını da ödeyeceklerini anlatan Arıkan, vatandaştan bir talepte bulunulmayacağını kaydetti.

Belediye Hizmet Binası’nın 20 Eylül’de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı bir törenle hizmete gireceğini belirten Arıkan, Çukurova’nnı okullar, hastaneler ve turizm bölgesi olması gerektiğini savundu. Kıyı kenar kanunu düzenlemesi kapsamında Seyhan baraj gölünün turizme açılması gerektiğini vurgulayan Arıkan, Büyükşehir Belediyesi’nin sivrisinekle mücadele konusunu ciddiye almadığını öne sürdü. Belediyenin sportif faaliyetlerde de ilklere imza attığını aktaran Arıkan, bir rekora imza atarak 40 bin çocuğa yüzmeyi öğrettiklerini bildirdi. Çukurova’nın sanılanın aksine zengin bir ilçe olmadığını anlatan Arıkan, Çukurovalının gönlünün zengin olduğunu söyledi. Adanaspor ve Adanademirspor’un kalıcı gelirlere kavuşturulup, altyapılarının güçlendirilmesinin de önemine değinen Arıkan, başarıya bu şekilde ulaşılabileceğini vurguladı. Çukurova’nın Türkiye’nin gülen yüzü olduğunu dile getiren başkan Yıldıray Arıkan’ın Günaydın Adana Gazetesi’ne açıklamalrı şöyle:

Sayın Başkan, Çukurova’da kentsel dönüşüm çalışmaları ne durumda?

Biz Belediyeevleri Mahallesi’nde 107 hektarlık bir alanda kentsel dönüşüm yapacağız. Bu bir batında yapılan en büyük dönüşüm olacak. Bakanlıktan yetki devrini de aldık. Vatandaşla birebir görüşmeye başlayacağız ve Belediyeevleri Mahallesi’ndeki yurttaşlarımızın tamamının bu işe iştirak edeceğini düşünüyorum. Çünkü yurttaş bizden daha iştahlı bu konuda.Belediyeevleri Mahallesi’nin bu hali gerçekten de Çukurova’ya yakışmıyor. Onun için aynı zamanda Türkiye’nin en güzel dönüşümünü yapacağız.

TOKİ’nin yaptığı gibi tek tip konutlar mı olacak?

Yerinde dönüşüm olacak ve TOKİ’nin yaptığı binalar gibi tekdüze olmayacak. Yüksekliği, alçaklığı, sosyal donatı alanlarıyla, çok geniş bulvarları, camileri, okulları AVM’siyle müthiş bir ambians yaratılacak. Belki bir gölet yapacağız içine. Adana’nın yeni cazibe merkezinin yaptığımız dönüşüm olacağını düşünüyorum.

Projeyi kim hazırlıyor?

Projeleri Türkiye’de yaptırmayı düşünmüyoruz. Dünyanın en gelişmiş, şehirciliği en iyi ülkesi neresiyle orada yaptıracağız. Çünkü Çukurova’da bir Dubai örneğini yaptıracağız. Dolayısıyla bu dönüşüm Türkiye’nin en güzel dönüşümü olacak. Türkiye’de ilk dönüşüm
Ankara’da Dikmen Vadisi’nde yapıldı ve gerçekten o tarihlerde yapılmasına rağmen en güzel dönüşümdü.

Dikmen Vadisi’ndeki dönüşüm kaç hektar alan üzerine yapıldı?

O proje hala devam ediyor. Onun ne kadar büyük bir alanda yapıldığını bilmiyorum ama biz bir batında yapacağız bunu ve çok kısa zamanda tamamlamayı hedefliyoruz.

Vatandaş helalleşme noktasında ne diyor?

Eğer vatandaş mağdur olacaksa biz o kentsel dönüşümü yapmayız. Bu bizim olmazsa olmazımız. Tabii bunlar yapılacak çalışmalarla ortaya çıkacak. Orada ruhsatlı ve ruhsatsız binalar var, ağaçlar dikilmiş. Bunların hepsinin teker teker hesabını yapılıyor. Halihazırda ne varsa onları tespit ediyoruz. Ondan sonra yapacağımız projede bu insanlara ne vereceğimiz çıkacak ortaya. Seyhan Belediyesi boş alana yaptı. Oradaki insanları getirecek gidip diğer tarafı yıkacak. Bizim öyle bir durumumuz yok. Buradaki insanlar kiraya gidecek. Biz kira yardımı da taşınma parasını da vereceğiz.

Etap etap mı yapılacak?

arikan_amatorsporTabiî ki… Bittiği zaman Adana’nın değil Türkiye’nin örnek mahallesi olacak. İnsanlar şu mahalle neymiş deyip gezmeye gelecekler. O kadar iddialıyız.

Vatandaşa evinin karşılığında ev mi verilecek, yoksa başka bir yöntem mi izleyeceksiniz?

Projeyi bakanlık onaylarsa amacımız vatandaşa birebir verebilmek. Eski evi 70 metrekareyse ondan hiçbir şey almadan  70 metrekarelik  bir ev verebilmek istiyoruz. Vatandaşa kirasını, taşırma parasını verip, 50 bin lira değerindeki bir evin yerine 250 bin lira değerinde bir evde verdiğimiz zaman vatandaşın söyleyebileceği bir şey kalır mı? Kalmaz. Biz bunu yapmanın peşindeyiz. Vatandaş tabi ki “Başkan benden para isteyecek misin?” diye soruyor. Biz bunu istemeyecek düzeyde bir proje geliştirmek istiyoruz. O da bizim maharetimiz olacak.

Adana’da ortalama imar yoğunluğu 2,4’tür.  Biz burada tahminen 3 yoğunlukla bunu kurtarabileceğiz.
Belediye hizmet binasının son durumu nedir?

Belediye hizmet binamızı Belediyeevleri Mahallesi sınırları içerisindeki Sülüklüpınar Koruluğu’nun içerisine yaptık. 20 Eylül Cuma günü saat 17.00’de Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla görkemli bir törenle bu binayı açacağız.

Bittiğinde nasıl bir bina olacak ?

Çukurova kurulduğunda Seyhan’dan bize 20 milyon lira civarında bir borç da devredildi ama şu anda maliyeye ve sigortaya borcu olmayan bir belediyeyiz. İlk dönemimizde hizmet binasını da yaptık. Sadece belediye hizmet binası değil kültür merkezi, nikah salonu, kafeteryası, Anıtkabir ve Çanakkale Şehitliği’nin minyatürünün de içinde olduğu, yürüyüş ve bisiklet yollarının olduğu 90 dönümlük bir parkı da yapıyoruz. 4 bin tane ağaç dikeceğiz oraya. Rüya gibi bir yer olacak.

Sayın Başkan, 4 yılda Çukurova’da neleri yaptınız?

Biz Türkiye’de gerçekten ilkleri yaptık. İki ayrı ilçede belediye başkanlığı yapıp iki ayrı belediye hizmet binası yapan tek belediye başkanıyım. 29 Mart 2009 seçimlerini kazandığımızda adliyede bir tuhaf olduk. Çünkü Belediye Başkanıyım ama meclis üyesi arkadaşlarımla ortada kaldık. Biz bu işi nerede yapacağız diye düşünmeye başladık. Oturacak yerimiz bile yoktu. Sadece adımız vardı.  Gerçekten çok büyük bir işi başardık. Kaymakama gidip yer istedik. Meclis toplantısını orada yaptık. Allah’a şükürler olsun 4 senede bu seviyeye geldik. Emin olun 40-50 senelik belediyelerin başaramadığı işi başardık. Bir ay gibi kısa bir sürede tüm belediyelerin yaptığı işleri yapar hale geldik.

Bugün baktığımızda hangi noktadasınız? Hedeflerinizi gerçekleştirme noktasında neredesiniz?

Seçimde verdiğimiz sözlerin hepsini yapmışız. Belediyeevleri’nde kentsel dönüşüm yapacağız demişiz başlamışız. Belediye hizmet binasını, kültür merkezini yapmışız. Asfalt yapmışız, kilit taş yapmışız. 141 tane parkımız olmuş. Türkiye’de bu kadar parkı olan başka bir ilçe de şehir de yok. Çukurova’da kişi başına düşen yeşil alan 7 metrekare. Bu dünya standartlarının da üstünde. Şambayat bölgesini 4 sene boyunca imara açacağız diye uğraştık ve 1500 hektarlık bir alanı imara açtık. Semt pazarlarını kapalı hale getireceğiz dedik. Üç tane semt pazarının üzerini kapattık. Huzurevileri’nin projesi bitti. Bir de 7/24 pazaryeri yaptık. Bunlar büyük çaba, emek isteyen işler. Verdiğimiz sözlerin hepsini tuttuk.  Yani Çukurova’da hedeflediğimiz her şeyi yerine getirdik. Yaptığımızın artısı var eksisi yok.

Vatandaşın merak ettiği bir konu da kıyı koruma kanunu. Hangi noktada?

arikan_makamRekreasyon alanıyla ilgili yetki ve sorumluluk Büyükşehir’de. Bizi de ilgilendirdiği için bununla ilgili bir planlama yapılsın diye bir yazımız oldu. Büyükşehir sanıyorum ihalesini yapmış ve sanıyorum yakında o kıyıdaki mezbeleliklerden kurtulacağız. Orası da  planlı hale gelecek.

Mesela ne olacak orada?

Onu, yapılacak imar planından sonra görmek lazım. Çünkü birinci 50 metrede ne olacak 2. 50 metre de olacak görmek lazım. Planını görelim ki bizim de oradaki yapılaşmayla ilgili söz hakkımız olsun.

 

Sportif konularda ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Sporda korkunç hamleler yaptık. 40 bin çocuğa yüzme öğrettik. Bu bir rekordur. Bu sadece Çukurova’yla sınırlı kalmadı. Adananın her yerinden geldiler. Biz yüzmeyi kanallarda öğrendik. Baraj gölünde kanallarda yüzlerce çocuğumuz boğuldu. Yeşilevler’in orada 1. kanalda sifonlar vardı. O zamanlar kanalın yanında beton yoktu. Ben yüzmeyi öğrenirken sifonun içine düşüyordum. O acıyı yaşadım. Bunu bilen, gören, özümseyen bir insan olarak tam olimpik yüzme havuzunu çok işler hale getirdik. Orada şu ana kadar 40 bin çocuğumuza yüzme öğrettik. Yüzmenin  stillerini öğreniyorlar artık. Sporun her branşında başarılara imza atıyor çocuklarımız, gençlerimiz. Futbolda takımımız 1. amatör kümeye çıktı. Öyle bir yapı oluşturduk ki kulübün kimseye ihtiyacı kalmadı. Kulübün kendi otobüsü bile var. Biz tesislerimizi ona buna peşkeş çekeceğimize kulübümüze verdik. 4 senede 1. amatör kümeye dışarıdan futbolcu transfer etmeden çıktık. Sporda Çukurova gözde bir ilçe oldu. Sporcularımız artık transfer ediliyor.

Çukurova zengin bir ilçe değil mi?

Çukurova zengin ilçe diyorlar. Çukurova zengin ilçe değil. Çukurova’nın gönlü zengin. Çukurova’da gerçekten kültür düzeyi çok yüksek, kültür zengini bizim. O kadar nezih bir topluluk yaşıyor ki Çukurova’da… İnsanlar bunu görünce Çukurova’yı zengin zannediyorlar ama değil. Burası konut bölgesi ve 125 bağımsız konut bölümümüz var. İşyerleri de dükkan şeklinde. Çukurova’yı Beşiktaş ve Beyoğlu belediyeleriyle kıyasladık. İkisi de bizden nüfus olarak küçük belediyeler.  Onların topladığı emlak vergisi 100 milyon lira bizim topladığımız ise 15 milyon lira. Bizim için zengin diyorlar ama öyle değil. Hiçbir zaman yok demiyoruz.  Allah’a şükür elimizdekiyle yetiniyoruz. Yoktan var ediyoruz.

Çukurova’nın bir özelliği de hiç fabrika olmaması. Bunu da irdeleyelim…

Çukurova’da fabrika, organize sanayi gibi yerler yok. Burası öz önce söylediğim gibi konut bölgesi. Eğer o kıyı kanununda iyi bir düzenleme yapılırsa gölün kenarını gölü kirletmeden turizme açmak lazım. Turizme açarken turistik otellere de açmamız lazım. Aslında Çukurova bölgesi okullar, hastaneler ve turizm bölgesi olmalı. Okullar bölgesini gerçekleştirdik.  Hastaneler de Çukurova’ya bol miktarda yapılıyor. Yeni yapılacak alanlarda da Salbaş’a doğru bunu teşvik ediyoruz ama turizmi Adana’ya getiremedik. Göl turizminin yapılabileceği tek yer Çukurova bölgesi. Kıyı kanununun ve büyükşehirin rekreasyon alanındaki planlaması bizim için çok önemli. Bir ilçenin gelirinin olması lazım. Bizim hiçbir gelirimiz yok. Düşünebiliyor musunuz 350 bin nüfuslu Çukurova’da noter yok. Çukurova Belediyesi’nin öncülüğünde inşallah hepsini yapacağız bunların.

Son kanundan sonra Çukurova’nın sınırları nasıl oldu?

Otoyolun Beyazevler girişinden Belediyeevlerinin oraya, kanal ondan sonra da otoyol. Yani Huzurevleri’nin Mavi Bulvar’a kadar kanal ondan sonra otoyol. Salbaş’a kadar gidiyor. 25 bin hektarlık bir alan. Yeni yapılan değişimle Topalak, Dörtler köyleri de bizim mahallemiz oldu. Oralara da hizmet götüreceğiz. Buralar da çok bakir alanlar. İnşallah turizmi burada canlandırabilirsek Çukurova bölgesi fabrikaların, sanayinin olduğu bir bölge değil de turizmin ve konutların olduğu bir bölge olacak. Okulların olduğu bir bölge olması için büyük bir çaba sarf ediyoruz. İnsanların çoğunun evi burada. Buraya dinlenmeye geliyor. Mesela belediye başkanlarının çoğunun evi burada.

İlçedeki sivrisinek sorun için ne yapıyorsunuz?

Sivrisinekle mücadele büyükşehirin sorumluluğunda. Biz sivrisinek üreyen noktaları bir dosya halinde büyükşehire verdik. Bu, ciddiyet isteyen bir iş ve Büyükşehir belediyesi bu işi ciddi yapmıyor. Seyhan Belediyesi’nin açtığı bir dava neticesinde mahkeme sinekle mücadeleyi büyükşehir belediyesinin yapacağına hükmetti. Dolayısıyla biz yapamıyoruz. Burada yaptığımız mücadelede için de AK Partili meclis üyesi Erhan Çetinus dava açtı ve biz bu konuda sorgulandık. Halkın sağlığıyla oynuyorlar. Büyükşehirin bu işe ciddi eğilmesi lazım. Biz bu işi yaptığımız dönemde her evi üç defa bodrum katlarına varana kadar ilaçlamıştık. Nerede larva ürüyorsa hepsini biliyorduk ve ekibimizle ilaçlıyorduk. Bizim bölgemizde sinek kesilmişti ama maalesef bu işi büyükşehire devrettik. Şimdi halktan da şikayet alıyoruz.

Bir zamanlar ağalar şehri olarak bildiğimiz, Türk filmlerine konu olan Adana bugün 9.-10. sırada. Ne oldu da bu duruma geldi?

70’li yıllarda taşı toprağı altın denilen iki şehir vardı. Biri Adana biri de İstanbul’du. Adana KOBİ’lerde, ağır sanayide, tekstil sanayinde önderdi ama şu anda tekstil sanayinin çökmesiyle birlikte herşey değişti. Arkadaşlarım SASA’dan çıkar Paktaş’a girerdi, Paktaş’tan çıkar Milli Mensucat’a girerdi. Milli Mensucat’tan çıkar Sümerbank’a girerdi.  Bu saydığım fabrikalardan bir tek SASA kaldı. Güney Sanayi, Milli Mensucat vs. hiçbiri kalmadı. Alternatif bir sanayi geliştiremediler. Demek ki yerel yöneticiler, bu memlekete yön veren siyasetçiler Adana’nın bugünlerini görmemişler. Örneğin, teşvik yasası çıkıyor. Adana maalesef 2.-3.  sınıf vatandaş muamelesi görüyor. Dolayısıyla bu fabrikalar kapandı. Bakın sendikalı işçi sayısı yok denecek kadar az. Adana, taşı toprağı altın denilerek güneydoğudan, doğudan çok yoğun göçler aldı. Bugünkü duruma gelince de işsizler şehri oldu. Bu fabrikaların hepsi kapandı. Adana’ya gerekli teşvikler verilmedi ve Adana bugün ölü şehir oldu. O insanlar buraya yerleşince kopamadılar. Maalesef her yerde işsizler ordusu türedi. Adana’nın çoğu zengini İstanbul’a ya da başka yerlere yatırım yaptı. Adana bugün büyükşehirler arasında da gelir olarak en son sıralarda yer alan bir şehir.

Suç kimde?

Tabiî ki Adana’da. Birçok sanayici fabrikalarını Osmaniye’ye taşıdı. Çünkü teşviği oraya verdiler. Buradan Etiyopya’ya giden fabrikalar var.

Biraz da spordan konuşalım Sayın Başkan. Adanaspor ve Adana Demirspor maalesef süper ligde değil. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Biz çok büyük ama görünmeyen bir hamle yapıp amatörce altyapıya girdik. Bizde yetişen 5-6 sporcuyu Kayseri’ye verdik. Beşiktaş, Buca da sporcu istiyor. Adana sporunun böyle kurtarılabileceğimizi görenlerdeniz. Sporcuların altyapıda yetiştirilmesi gerek. Onun için Adanaspor, Demirspor da sahip çıkarsa buyursunlar. Şehir ekonomisi geriye gittiği zaman eskiden elinde makbuzla Hacı Ağaya (Sabancı) giderlerdi. Hacı Ağa 100 milyar çek yazardı. Büyük paraydı.  Şimdi Adana’da bunu yapabilecek bir tane işadamı var mı? Herşey ekonomiyle.  Ekonomi böyle gittiğine göre bizim kulüplerimizin bunu görerek hızla kendini kurtaracak mekanizmalara yönlenmeleri gerekiyor.

Adana’da geçmişte belediyeye ait bir akaryakıt istasyonunu Demirspor’a yapacağız dediler. Verdik bugün yok. Onun için bu kulüpleri kalıcı gelirlere kavuşturup altyapıya önem vererek bu işi götürmek lazım. Bu işin kurtuluşu bu. Kalıcı gelirlere kavuşturacağız, altyapıya önem vereceğiz. Yoksa sen ben 50 bin seyirci toplayacağım onlardan gelen parayla ben bu işleri yapacağım dersen bu bir hayaldir. Ayrıca Adana’nın zenginine gidip para isteme devri de bitti. Onun için tek çare kalıcı gelire kavuşturmak kulüpleri. Ondan sonra altyapıya dönüş ve ona buna avuç açmadan bu kulüpler kendi yağıyla kavrulmalı. Örneğin Büyükşehir Belediyesi otopark ücreti topluyor.  Bu Demirspor’a verilse kim ne diyebilir. Demirspor için çok büyük bir gelirdir. Her kurumun yapabileceği bir şeyler vardır. Örnek olarak söyledim. Bunu kulüplerin emrine verin. Spora spor olarak bakmak gerekir. Böyle bakılmadığı sürece başarı gelmez.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? Çukurovalılara  mesajınız nedir?

Belediyemizi denetlemeye gelen yetkili bir ağız bana, “Başkanım Çukurova’ya Ankara’nın Çankaya’sı diyorlar” dedi. “Evet” dedim. “Bunu asla kabul etmeyin. Siz Çankaya’dan 10 gömlek daha ileridesiniz” dedi.  Çukurova gerçekten Adana’nın değil Türkiye’nin gülen yüzü. Daha da iyi olacak. 4 senede bu hizmetlerin tamamının bitmesi mümkün değil. Zaten bitmiş olsa bu belediye hizmetlerine gerek yok. Yatırımlar ilk defa buraya geliyor. Doğalgaz ilk defa bizim ilçemize geldi. Elektrik kablolarının yer altına alınması ilk defa bizim ilçemizden başladı. Hızlı internet ağı ilk defa Çukurova’dan başladı. Okuluyla parkıyla halkıyla kültürüyle Çukurova Türkiye’nin gülen yüzü. İnşallah çok daha iyi olacak.

takipçi satın al