Aşk'ın Grafiği - Adana UlusAdana Ulus

3 Mart 2021 - 05:24

Aşk’ın Grafiği

Aşk’ın Grafiği
Son Güncelleme :

03 Ekim 2012 - 0:52

Hayranlıktan kara sevdaya kadar devam eden, zincirleme bir duygusal devinimdir; kadınla erkek arasındaki… Bunlardan en zorunu aşk olarak ilan etsekte; aslında daha zoru ve yalnızca yetişkinler için geçerli kılınanı vardır! Bu da; sanıldığı gibi ‘aşk’ değildir. Çünkü aşkın en doğru anlamı, yani sözlük anlamı; üst sevgidir! Ve bu sevgiyi, kabullendiğimiz üzere; herkese, her şeye duyabiliriz. Yaş-konum farketmeksizin, tüm bireyler aşık olabilir. Ancak bilinmesi gerekenler bununla yeterli değildir…

Çocuklar, bilimin öne sürdüğü bazı alt fizyolojik değişimlere uğrarlar, evet. Ancak içinde cinsel şehvet ve ihtirasın bulunduğu bir duygu hali, takdir edersiniz ki; çocuklar için geçerli olmayacaktır. Ve kişiye yahut söz konusu şeye duyulan aşk, onlar için değişmesi kolay bir durumdur. Yani başka bir ifadeyle; bir çocuk bugün başka, yarın bambaşka bir şeye aşık olabilir. Çünkü onun aşkı tutku içermez, içeremez de…

Bu durumda, kadın ve erkeğin; o adeta metafizik sayılabilecek ruh hali, en doğru şekilde; ‘sevda’ olacaktır! O, aşkın bir üst katmanıdır. İki cinsin birbirine gönderdiği şehvetli frekansı tam manasıyla ifade edendir. Kısacası… Aslında; çoğumuz aşık olmakla nitelendirsekte, duygumuzu karşılayan kelime ‘sevda’dır. Sevdalanmış bir kişiyse; soyutsal körlükle soyutsal değerlenmeyi birarada yaşayacaktır. Olaylara tepkisi şaşılacak derecede değişecektir…

Bizler ne kadar ağırlıkla körlük boyutunu dillendirsekte, aslında alimler gibi bir aydınlanma da yaşarız… Tüy kadar hassas olur, yaşama hiç olmadığı kadar felsefik bir açıdan bakarız. Örneğin papatya… O artık beyaz yapraklı, yeşil saplı bir çiçekten ibaret değildir. Nasıl nefes aldığını hissedebiliriz!

Ve yaşam son derece değerlidir artık, hele o… O; uğruna ibadet edilesi kutsal bir varlıktır.

Aslında sevda, bir insanın ömründe; bebek kadar saf ve yalnızca bir yetişkinin olabileceği kadar ihtiraslı iki farklı durumu yaşayabileceği ender psikolojilerdendir! Tabi tüm olay ve olgulardaki gibi; kişinin yaşamsal birikimi burada da işe renk katacaktır…  Bunu da unutmamalı!

Ne demişler? Demişler ki… ‘Her korkaktan daha korkağı muhakkak bulunur!’ Her şeyin bir alt-üst derecesi vardır. Kişilere göre değişemeyecek; basit bir doğa matematiğidir! Buna göre, elbet sevdanın da bir üst seviyesi olacaktır. Fakat insanın üst demeye dili varmayacak kadar; tehlikelidir de! Onun bilimdeki karşılığı, hastalıktır; kara sevda hastalığı! Hastalık, çünkü… Psikolojiyi dağıtan takıntılı bir ruh haline sokar kişileri.

Bu noktaya da sadece ruhsal eksikleri bulunan ya da öyle bir dönemde olan kişiler gelir! Oysa sevda; aşkın en tatlı noktasıdır! Olumlu manada daha üst tanımlaması yoktur.

Psikiyatrlarca, kara sevda yaşayan bir kişi; hastalıklı ve tutarsız davranışlarda bulunur. Örneğin; bilinçaltında bir yerlerde bu bilgi kayıtlıdır ve kurtulması gerektiğini fısıldar durur! Dolayısıyla, kişi; bir ilişki mevcutsa… Sürekli kopup bağlanır! Ama er-geç bu takıntılı süreç, kendini tatlı bir sevdanın kollarına bırakacaktır!

Sonuca bağlamak gerekirse… Sevda korkulası bir şey değildir. Şayet sağlam bir bütünseniz(karakter ve manevi anlamda), sizi bir bilge yapacaktır. Ama, yok eğer; eksikleriniz fazlacaysa… Malesef sevdanın adını kirletenlerden farkınız kalmaz!

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.