BÜYÜKŞEHİR ADAYI ZÜLFİKAR İNÖNÜ TÜMER Mİ?
Manşet Haber 13.11.2018 23:09:56 0

BÜYÜKŞEHİR ADAYI ZÜLFİKAR İNÖNÜ TÜMER Mİ?

BÜYÜKŞEHİR ADAYI ZÜLFİKAR İNÖNÜ TÜMER Mİ?

Gazeteci Oral Çalışlar Posta Gazetesi’nde CHP’nin Adana’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı için geçmiş dönem milletvekili Zülfikar İnönü Tümer’in aday gösterilmesinin “kesin gibi” ifadeleri kullanarak yazdı.
CHP’de Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına adaylık için Seyhan belediye Başkanı Zeydan Karalar, Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin arasında kıyasıya mücadele sürüyor. Büyükşehir’e Aziz Erbek ile Orhan Ekici de başvurdu. Aday adaylık başvurusu olmayan geçmiş dönem CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2. Sıradan kontenjan gösterdiği İnşaat Mühendisi Zülfikar İnönü Tümer adı yeniden gündeme geldi. Bu iddiayı gazeteci Oral Çalışlar Posta Gazetesi’ndeki köşesine taşıdı adaylığının “Kesin gibi” olduğunu yazdı.
Posta Gazetesi’nde Oral Çalışlar’ın ilgili köşe yazısı şöyle:
“CHP İstanbul için Abdüllatif Şener'in ismi gündeme gelince, meraklandım. CHP içinden aldığım bilgiler: Ankara'da Mansur Yavaş kesin gibi. Ekibini kurmaya başladığı söyleniyor. İYİ Parti, Yavaş'ı göstermek istemişti, ancak Yavaş CHP'yi tercih etti.
Ankara'da, parti dışından bir aday olunca, İstanbul’da “partili aday” eğilimi artıyor. İki isim öne çıkıyor: Muharrem İnce ve Gürsel Tekin. İnce, ön seçim şartı koştuğundan, ibrenin Gürsel Tekin'e döndüğü söylenebilir.
MHP'nin, İstanbul'da, kuvvetli bir adayla, milletvekili Bülent Karataş'la, yarışa katılacağı söyleniyor. Saadet Partisi'nin adayı da tanıdık bir isim: Eski Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna.
Mersin'in MHP'li Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz'ın CHP'den aday olması İYİ Parti ile anlaşma sağlanamaması yüzünden, ihtimal dışına çıktı. Mersin’de, İstemihan Talay adaylığa en yakın isim, ikinci ihtimal, Serdal Kuyucuoğlu.
Adana'da Zülfikar İnönü Türker(Tümer), Denizli'de Melike Basmacı kesin gibi.
İmzacılar da olabilir
Kılıçdaroğlu, olağanüstü kongre için imza veren isimlere dair, 'ölçü ne kadar başarılı olabileceğidir, kimsenin önünü kesmeyelim' yaklaşımında.
Bodrum'un tanınmış belediye başkanı Mehmet Kocadon, bu kez Muğla’dan aday oluyor. Şimdiki Muğla belediye başkanı Osman Gürün'ün sahip olduğu yerel desteğe rağmen, Kocadon ismi ağır basıyor. Kocadon'un yakın dostu Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçi'nin de bu şekilde CHP listesine girme ihtimali artıyor.
Mahmut Tanal, Sultanbeyli'den, Mehmet Bekaroğlu Bağcılar'dan, Tanju Güven de Bolu'dan aday olacak gibi. Büyükşehirler ve halen yönetimde bulunan belediye başkanlarının olduğu kentler için, Ocak ayı beklenecek.
Kırgın, kızgın, küskün
CHP'nin sıkıntılarından biri, seçmenin yüzde 23'lük bir kesiminin sandığa gitmek istememesi. CHP tabanı, partilerden ve siyasetten beklentisini yitirme eğiliminde. Kırgınlık, kızgınlık, küskünlük, ilgisizlik, apolitikleşme…
Kılıçdaroğlu, adayları belirlerken, çevresine şu tavsiyelerde bulunuyor: 'Öyle adaylar çıkartmalıyız ki, ülke çapında etkisi olsun. Kiminle kazanacaksak hiçbir önyargıda bulunmadan onunla yarışa katılalım.'
Yerel dinamikleri, yereldeki sorunları, kişisel bir rüzgarı olabilecek adayları, önemsemek gerekiyor. Tabii, yerel dinamiklerin ötesinde, siyasete genel anlamda bir dinamizm ve değişimin gelmesi gerekli. Yeni düşüncelere, yeni renklere, yeni bir dile ihtiyaç var. CHP, bu dönemeçte neler yapabilir? Hep birlikte göreceğiz.

YAZARLAR

İfral TURGUT

BAHARI BEKLERKEN Hüseyin Öğretmen Artvin’e atanmıştı. Kendisini sevdirdi yeni tanıdıklara. Derin dostluklar kurdu. Ev sahibi ile de dost olmuştu. Hüseyin’i evladı gibi seven ev sahibi artık evlilik zamanının geldiğini söyleyerek onu Melahat ile tanıştırdı. İki genç birbirlerini beğendi ve evlenmeye karar verdiler. Hüseyin bu durumu ailesine bildirdi ama ailesi bu durumdan hiç memnun olmadı. Şiddetle karşı çıktılar. Çünkü kendilerinin de bir gelin adayı vardı. Tüm engelleme çabalarına rağmen Hüseyin Melahat ile evlendi. Uzun yıllar evli kaldılar ve iki çocukları oldu. Yaşananlar çeşitli problemler doğuruyor, problemler, beraberinde sağlık sorunlarını getiriyordu. Yıl, 1984. Bir gün kapı çalındı. Gelen kendisinden 12 yaş küçük, ama gençlik yıllarında birlikte futbol oynadıkları Sami Demirtuna idi. Sami yıllardır Almanya’da çalışıyordu. Orada meslek okuluna gitmiş, terapist olmuştu. Sami, “Nasılsın ağabey,” diye sorunca. Hüseyin, ona uzun uzun baktı… Bakışlarında hayata karşı duyduğu küskünlüğü, kırgınlığı ve tükenmişliği vardı. Cılız bir sesle, “Yorgunum dostum, yorgunum. Vefasız yıllara, vefasız yakınlarıma dargınım ,” dedi. Sami, Hüseyin’in elini tuttu, “Merak etme iyileşeceksin, yine tüm dostlar bir araya geleceğiz,” dedi. Sonra kalktı, kapıda veda ederken, Melahat Hanım, hastalığın adını söyledi: Kanser. Soğuk bir geceydi. Sami o gün yaşadıklarından çok etkilenmişti. Bir kağıt kalem aldı eline ve içini döktü kağıda. Şiir bittikten birkaç gün sonra, tekrar gitti arkadaşının yanına ve şiiri okudu. Hüseyin mutlu olmuştu. Sevindi, teşekkür etti. Daha sonra Sami şiiri, Selçuk Tekay’a verdi. Şiir aylar sonra şarkıya dönüştü. Sami bu sefer şarkıyı telefonda Hüseyin’e dinletmek istedi. Heyecanla çevirdi numaraları. Telefondaki ses buz gibiydi: “Hüseyin Beyi kaybettik.” Baharı beklerken ömrüm kış oldu Gözümde her zaman biraz yaş oldu En güzel duygular bana düş oldu Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık Tutmadı ellerim sıcak elleri Duymadım aşk denen tatlı sözleri Taşıdım gönlümde acı izleri Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık İçimde ateşler söndü kül oldu Aşk bahçem kurudu sanki çöl oldu Yar bildim o bile bana el oldu Yorgunum dostlarım, yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık. HÜSEYİN’E KENDİNİ ANLATAN ŞARKIYI DİNLEMEK KISMET OLMADI. • AMA SİZ O ŞARKIYI SÖYLERKEN VEYA DİNLERKEN HÜSEYİNİ ANARSINIZ HERHALDE.

30.8° / 18.5°