Çağdaşlık Dediğin - Adana UlusAdana Ulus

4 Ağustos 2021 - 06:26

Çağdaşlık Dediğin

Çağdaşlık Dediğin
Son Güncelleme :

14 Ağustos 2012 - 18:38

Çağdaşlık, basit tanımıyla; bir toplumun içinde bulunduğu kültürel duruma uyum sağlamasıdır. Kelime, anlam itibariyle olumlu bir yapıdadır; ancak toplumlar her zaman iyi şeyleri kültür edinmezler kendilerine. Bu durumda o kusurlu kültürü kabul etmek çağdaşlık göstergesi mi olur?

 Örneğin; ülkemizde ve dünya ülkelerinde popüler kültür hakim. Yemek kültüründe; fast food yiyen, müzik kültüründe; arembi dinleyen çağdaş da… Bunlara uymayıp tencere yemeği yiyen, sanat müziği dinleyen çağ dışı mı? elbette hayır! Bünyesinde pozitif bir anlam barındıran çağdaşlığın kriteri; gelişmişliktir. Gelişim ise değişime gebedir, ancak değişim her zaman gelişimi doğurmaz. Dolayısıyla; bireyler clup müzik dinledikleri için çağdaş olmazlar ya da dinlemedikleri için çağ dışı! Ha onlar hiç olmasın da demiyorum, müzik dünyasında bir renk olarak gayet güzeller.

Fakat bazı kavramlar var ki… Çağdaşlı da bunların arasında! Nereye çeksen gider cinsten; anlam değil, anlamlandırma yanlışlığına kurban gidenlerden! Sanırım birilerinin bu önemli olguyu yeniden tanımlaması şart oldu. İlericilikle gericilik arasındaki ayrımın yapılması da tabi! (umarım)Şimdi anlıyoruz ki, çağdaşlığın tanımı, öyle tekdüze değil.

  Kanaatimce yanlış manalar yüklenen başka kavramlar da var. Bunlardan bazıları; saygı ve görecelik. Einstein’ın kemikleri sızlıyordur diye düşünüyorum. 

  Böylesine… Herşeye göreceli demek; bir anlamda güzel olsa da, genel doğrular ortaya koymayı zor kıldığından, abartılmamalı sanki. Yani bir toplum, bir hükümet; eşcinsel evliliğini yasallaştırdığı için… O toplum asansöre binmiş gibi çağdaşlık zirvesine mi çıkar? Bundan daha aşağı bir çıkar sanırım olamaz.

  Bu meseleyi çağdaşlık olgusuyla ilişkilendirdiğimizde ağırlıklı kesimin söz konusu olayı hoşgörmesi, bu durumun çağdaşlık olduğunu mu gösterir? Yooo! 

  Biliyoruz ki, demokrasi; çoğunluğun istediğini kabul etmekle olur. Ama demokrasi irdelendiğinde, görürüz ki çoğunluk her zaman iyi olanı seçmez. Tıpkı Akp iktidarlığında olduğu gibi…

  Ülkenin hemen tüm aydınları Akp karşıtı olduğuna göre… Eh! Demek ki çağdaşlık ilkelerinden olan demokrasi dahi, bazı zamanlar amacına ulaşamayabilir.

  Gelelim asıl konumuza… Teoride hayrımıza sanılan bu tasarı, mantığı çarpık olduğundan; postmodern olacağım hayaliyle, pratikte kablosu kopmuş asansör gibi dibe çakılmayalım da… Maazallah!

  Bu uygulama sunusu haddini aştığı için, ben de örneklerimi abartmayı kendimde hak gördüm. Madem tercih denildiğinde, özgürlük denildiğinde akan sular duruluyor… O halde şu bizim postmodernistler cevabını versinler bana! Dünyada sapık mı yok sanki? Anne-oğul, baba-kız belki de eşcinselse; anne-kız, baba-oğul ilişkileri de var. Sayıları ne kadar az olsa da bunlar insan(sız)lığın doğruları. Gerçi hayvanların uçkuruna göz diken asıl hayvanların bunu yapması çok da şaşılası değil, ama neyse! 

  Düşünelim ki bizde de yasalaştı bu durum… O zaman bu sözde aşıklar da evlenmek isterlerse… N’olacak? Sanırım kahin olmaya gerek yok öngörüde bulunmak için. Çünkü değişmez kural şudur k; sapıklık sapıklığı doğurur. Yani bunun talebi bir yüzyıl sonra da olsa, farketmez! O-la-cak! 

  Tüm bu çatallanmalar düşünülmeden, getirilerin(bence götürü tabi) hesabı yapılmadan; ‘medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar’ misali, öylece kalakalırsın!

  Sonuç mu arkadaşım? Çağdaşlık denilen şey; kıldan ince kılıçtan keskin. Öyle modalaştırılmış her şeye çağdaşlık diyemezsin!

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
takipçi satın al