Hotivi

CEMŞİD VE ÇEŞME TAŞI - Adana UlusAdana Ulus

14 Haziran 2021 - 23:52

CEMŞİD VE ÇEŞME TAŞI

CEMŞİD VE ÇEŞME TAŞI
Son Güncelleme :

08 Mayıs 2021 - 14:14

Firdevsi Gazneliler ve Samaniler döneminde yaşayan İranlı bir şairdir. Sadece İran edebiyatının değil,dünyanın en büyük şairlerindendir. En önemli eseri Şehname’nin önemli karakterlerinden biri Cemşid’dir.

Şehname’de,Cemşid’in saltanatının yedi yüz yıl olduğu yazılıdır. Kimse yedi yüz yıl yaşayamayacağına göre, Cemşid hayal ürünü, mitolojik bir kahramandır.

Tahta çıkış töreninde, başına altın taç takıp, beline kemer kuşanınca,“Ben Tanrı’nın yardımıyla hem padişah hem de mübedim. Kötülere kötülükten el çektireceğim. İnsanların ruhlarını temizleyeceğim ve onları nurlandıracağım, ”der.

Türkler ve İranlıların ortak bir kültürü olan Nevruz, Farsça “yeni gün” anlamına gelir. Bir rivayete göre Cemşid tavşan avlamak için ormana gitmiş. Zehirli bir yılanı vurmak içinattığı ok kayaya çarpmış ve bir kıvılcım çıkmıştır. Bu yüzden İranlılar ateşi kutsal saymış ve ona secde etmişlerdir.

Yıllar geçtikçe ego ve üstünlük duygusu, Cemşid’i esir alır. Gözü kendisinden başka kimseyi görmez olur.Tüm dünyanın kendisine muhtaç olduğunu düşünmeye başlar. Ama bu tutumu onun sonunu getirir. Tahtı sallanmaya başlar. Önce karışıklıklar çıkar,sonra halk ayaklanır.

Bir gün ejderha görünümlü bir Padişah çıkagelir, Cemşid korkusundan tahtını, tacını, malını, mülkünü ve hazinesini bırakıp kaçar Nereye gittiğini bilen yoktur. Kendi egosu ve hırsının kurbanı olmuş tahtını, tacını kaybetmiştir.

Şahname’de Cemşid’in sonu şöyle anlatılır.” Yedi yüz yıl saltanat sürdü. Bu dünyada çok yaşamışsın ne fayda? Feleğin senin hakkında ne düşündüğünü bilmezsin ki. Seni önce yağ ve balla besler, sonra sana öyle bir acayip oyun oynar ki, onun acısı yüreğini kanla doldurur.”

Cemşid henüz güç zehirlenmesine uğramadan, bir çeşme yaptırmış ve taşına şunları yazdırmış:“Bizim gibi nice insanlar vardı, bu çeşme başında oturdu, dinlendi, sonra gözlerini kapayıverdi. Kimi mertlikle, kimi kuvvetle dünyaya hükümdar oldu. Ne ki aldıkları yerler hep geride kaldı. Süleyman peygamberi düşün. Mal, mülk, güç ,erk her şey ondaydı. Tahtını sabah-akşam rüzgârlar taşırdı. Peki, şimdi o taht ve sahibi nerde? Asıl mutlu kişi, şöhretini ilmiyle adaletine borçludur. Gelen, gider; eken, biçer. İnsana iyi ya da kötü bir ad kalır geride. Düşmanını yendiğinde onu öldürme. Bu yenilginin acısı ona yeter.”

Demiş demesine de kendisi.uymamış. Yani el alemebaşka şey söylemiş, ama kendisi başka türlü yaşamış.“Lüksten uzak durun,” deyip lüks içinde yaşayanı görmez mi millet? Tahtınla havalarda uçsan bile, bir yel gelir, o saltanatı alır gider.

Ziya paşa bu durumu sadece bir beyitle, ne güzel anlatmış.

“Seyretti havâüzre denir taht-ı Süleyman;
Ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde.”

TARİH OKUMAK EĞLENCELİ OLUYOR. HATTA MASAL BİLE OLSA.

• ALINACAK ÇOK DERSLER OLUYOR.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
takipçi satın al