Hotivi

Develi: Neden ‘siyasi cariye’ dedim? - Adana UlusAdana Ulus

24 Haziran 2021 - 12:55

Develi: Neden ‘siyasi cariye’ dedim?

Develi: Neden ‘siyasi cariye’ dedim?
Son Güncelleme :

09 Mayıs 2013 - 18:10

TBMM çatısı altında dün yapılan tartışmalardan siyaset bilimine yeni bir katkı çıktı. Katkıyı yapan ise CHP Adana Milletvekili Turgay Develi. Medya genel olarak bu sözün üzerine gitti. Yalnız, bu sözün söylenme nedeni ne?

PTT’DE BÜYÜK VURGUN

Turgay Develi, daha önce yolsuzluklarla ilgili açıklamalarıyla bilinen bir milletvekili. Dün PTT’yi anonim şirket yapan yasa tasarısının görüşmeleri sırasında önemli bir iddia ortaya attı. Yalnız, ortaya attığı iddiadan önce söylediği söz manşetlere taşındı. Develi’nin Meclis tutanaklarına yansıyan şu sözleri “siyasi cariye” sözlerinden daha öne alınarak değerlendirilmeli:

turgay_develichp1“Bir örnek daha size: PTT, 2012 yılında çeşitli hizmetleri almak için ihaleye çıktı, ihaleler yapıldı, posta dağıtım ihaleleri, kargo dağıtım ihaleleri. Aradan üç ay geçti, beş ay geçti, devrettiği, ihaleyi verdiği şirketler işleri yapamayınca işleri PTT’nin kadrolu işçileri tarafından yaptırılmaya başlandı. Bunun üzerine, arkadaşlar, değerli milletvekilleri, paramızın nasıl çarçur edildiğini, nasıl iğdiş edildiğini, ne kadar niteliksiz şekilde yönetildiğinizi anlamanız için dikkatle dinlemenizi istiyorum, yönetim kurulu bu şirketlere, bölge müdürlüklerine talimat yazarak cezai işlem uygulanması talimatını verdi. Öyle ya, ihale yapılmış, iş yeri teslimi yapılmış, işler yapılmayınca yüklenici firmaya sözleşme gereği ceza uygulanması gerekiyor. Tam ceza uygulanmasına başlanırken ne hikmetse PTT Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı imzasıyla “Bu işlerde, biz altyapıyı hazırlamadan ihaleye çıktığımız için hata bizdedir.” denilerek ceza işlemi yapılması talimatı veren genelgenin iptal edilmesini istediler. Bunu komisyonda sorduk. “Madem ihaleye çıkmak için hazır değildiniz, niye ihaleye çıktınız? İhaleye çıktınız, işi teslim ettiniz. Madem altyapı uygun değildi, firma neden işi kabul etti? Üç ay boyunca iş yapılamadı, sözleşmeden doğan hak gereği bu şirketlerin ceza ödemeleri gerekiyordu, neden bunu daha sonra iptal ettiniz? Burada kamunun, PTT’nin kaç lira zararı var? İş yapmayan firmaya kaç lira para ödendi? Bunları bize verin, açıklayın.” dedik Sayın Bakanın huzurunda, üst komisyon toplantısında. Sayın Bakan talimat verdi Genel Müdüre, “Verin. Ben de bilmiyorum bu detayları.” dedi. Biz de umutla bekledik, acaba PTT Genel Müdürü, Yönetim Kurulu nasıl bir işlem tesis etmiş, hangi yanlışları yapmış, kaç lira ceza ödenmesi gerekirken ne kadar para üste ödemiş. Gelen cevap hiçbir rakamı ihtiva etmiyordu arkadaşlar. Yine, devletin ne kadar zarara uğratıldığı bir milletvekilinden, bir parti grubundan, siz değerli milletvekillerinden gizlendi.

Şimdi huzurunuzda bir daha soruyorum: Bu firmalara ne kadar para ödendi? Devletin iş bilmez bürokratlarının yaptığı hatadan dolayı, işlerini iyi yapamayan bürokratlardan dolayı bu milletin kaç lira parası iş yapmadığı hâlde müteahhit firmalara ödendi? Niye bunu açıklamaktan kaçınıyorsunuz? Niye? Sebep ne? Bu millete gerçekleri anlatacağız. Yüreğiniz varsa, yaptığınız bir yanlış yoksa bu rakamları açıklayın, hep beraber öğrenelim.”

SÖZ DEVELİ’DE

CHP Adana Milletvekili Turgay Develi diyor ki “siyasi cariye sözümün arkasında PTT’de yapılan vurguna, yenilen yetim hakkına isyan var. AKP bunun hesabını vermeli.”

“AKP küresel sermayenin her istediğini yapıyor.” diyen Develi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce TEDAŞ’ta yapılan yolsuzlukları açıklamıştım. Burada da benzer bir durum var. Amaç; önce PTT’yi özelleştirmek. Sayıştay zaten devre dışı bırakılmış durumda. Özelleştirilen PTT’nin denetimini de özel bir şirkete verecekler. Denetim de devre dışı kalınca küresel sermaye istediği gibi hareket edecek. TEDAŞ, SEKA gibi örnekler ortada. Son olarak da PTT ile aynı oyun oynanıyor. İçinde bulunduğumuz durum Duyun-u Umumiye ve kapitülasyonlardan daha ağır. Bağımsızlığımız ekonomik bahaneler ve özelleştirme adı altında peşkeş çekiliyor. Birileri kızabilir; ama, buna elbette ‘dur’ diyeceğim, diyeceğiz.”

SİYASİ CARİYE SÖZÜ NASIL ORTAYA ÇIKTI

Meclis kürsüsünden Turgay Develi’nin yukarıda aktardığımız sözlerinden birkaç dakika geriye gidelim. Turgay Develi’nin sözlere nasıl başladığını ve siyasi cariye deyiminin nasıl ortaya çıktığını görmek olanaklı. Develi, yukarıda aktardığımız sözlerini söylemeden hemen önce, Meclis Genel Kurulu’nda kürsüden şöyle diyor:

“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kanunlar, TEDAŞ’ın satılması, Devlet Demiryollarının özelleştirilmesi için önünün açılması, TEK’in satılması, SEKA’nın satılması, bütün bunlar Adalet ve Kalkınma Partisinin mecburen çıkartmak zorunda kaldığı yasalar. Küresel finansın siyaseten cariyeliğini yapan AK PARTİ, ya bu yasaları çıkaracak Türkiye’yi küresel finansın hizmetine sunacak ya da iktidardan o gün alaşağı edilecek. Başka şansı yok, mecbursunuz, burada oturan milletvekillerinin hiçbirisinin bu yasalara içinden gelmese bile “Hayır” deme şansı yok.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) – Nereden biliyorsun?

TURGAY DEVELİ (Devamla) – Çünkü bu görevle iktidara getirildiniz siz. Siz bu görevle iktidara getirilince sizin bu fütursuzluğunuzdan cesaret alan bürokratlar da kendi bildikleri gibi şirketleri, kurumları yönetiyorlar.”

İşte siyasi cariye polemiği böyle doğdu. Sonrasındaki sözleri Meclis tutanaklarından okuyalım:

“MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Biraz önce burada konuşan milletvekili arkadaşımız ya akşamın bu saatinde ne söylediğinin farkında değil çünkü söylediği sözü umuyorum, diliyorum geri alacaktır. “Küresel sermayenin cariyesi” ne demek?

TURGAY DEVELİ (Adana) – Siyaseten cariyesi.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Siyaseten de cariyesi olmaz, başka şekilde de olmaz.

TURGAY DEVELİ (Adana) – Olur, yaptığınız o. Sizin yaptığınız siyaseten cariyelik. Söylenen her şeyi yapıyorsunuz.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Bu, terbiye sınırlarını aşan bir deyimdir, terbiye sınırlarını aşan bir deyimdir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Hiç kimsenin orada, burada bu haksızlığı, terbiyesizliği yapma hakkı yoktur.

TURGAY DEVELİ (Adana) – Bırakın bu işleri.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Sen kimin cariyesisin?

TURGAY DEVELİ (Adana) – Ben Türk milletinin. Sen emperyalizmin cariyeliğini yapıyorsun. Bu kurumları niye satıyorsunuz?

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Ben Türk milletinin hizmetkârıyım, ben Türk milletinin hadimiyim diye ortaya çıktım, hiç kimsenin cariyesi…

TURGAY DEVELİ (Adana) – Bırak bu işleri.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) Otur yerine… Otur yerine.

Bakın değerli milletvekilleri, her türlü eleştiriyi sindiririz, hazmederiz ama hiç kimse burada, birilerini farklı bir şekilde itham etmek hakkına sahip değildir. Cariye ne demek?

TURGAY DEVELİ (Adana) – Her denileni yapan demek.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – “Erkeğe hizmet eden kadın” demektir. Ayıptır, utan.

TURGAY DEVELİ (Adana) – Siyaseten cariyelik “Her denileni yapan” demek.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Bu yaptığınız iş yanlış demektir. Cariye “Alıp satılan emtia” demektir.

TURGAY DEVELİ (Adana) – Aklınıza kadından başka bir şey gelmiyor ki.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Otur yerine, otur!

Cariye “Alıp satılan emtia” demektir.

BAŞKAN – Lütfen arkadaşlar… Lütfen…

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – On yıldır, on bir yıldır bu millete hizmet ediyoruz. Bu millete hizmet etmek için gayret gösteriyoruz. Yaptığımız iş ortada, icraatlarımız da ortada. Sanki milletin aklı yok, küresel sermayeye satılmış bir AK PARTİ iktidarı ama kendisi hiçbir şey yapmamış, bu memleketin dertleriyle, milletin problemleriyle ilgilenmeyen bir Cumhuriyet Halk Partisi sandığın karşısına çıkıyor, her seferinde de neticeyi alıyor.

TURGAY DEVELİ (Adana) – Görüşeceğiz, görüşeceğiz.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – Bu memleketin sizi altmış yıldır iktidara getirmemesinin sebebi bu. Anca söylüyorsunuz, hakaret ediyorsunuz, iftira ediyorsunuz ama millet geliyor, sandıkta size her seferinde dersini veriyor.

TURGAY DEVELİ (Adana) – Sorduğum sorulara cevap ver.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) – O soruya yazılı olarak cevap verilir ama sorduğun soru edepli ve adaplı sorduğu sürece, eğer İç Tüzük kendisine yetki veriyorsa, Başkan da izin veriyorsa o konuyla ilgili Bakan cevap verir.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
takipçi satın al