Tarih: 08.02.2020 17:33

AK PARTİ YA DA SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK YOK; SİYASET VAR

Facebook Twitter Linked-in

Beğenirsiniz beğenmezsiniz; ideolojik bir aygıta dönüşen Ak Parti, Belediyeler eliyle üretilen bütünlüklü bir politikanın sonucu.

31 Mart seçimleri CHP, HDP, İyi Parti ve diğer kesimlerin iradesinin ortaklaşmasıyla iktidar için bir referandum haline gelmişti.

Seçilenlerin iyi hizmet yapacakları bilindiği için, ya da 'kaybeden' Ak Partili Başkanlar yol, bulvar, temizlik yapamadıkları için değil, iktidara karşı biriken öfke belediye yönetimlerini el değiştirtti. Şimdi koltukta oturanların akıbetini belirleyecek olan da bu.

İnşaat ekonomisiyle, imar izniyle, müteahhit-belediye bağlantılarıyla, yani tepeden tırnağa siyasi bir mesele olan belediyeciliği siyasetin dışına taşıma gayreti, belediyeyi siyasetsizleştirmek de tamamen bir siyasi tercih. Belediyecilik siyasetin beşiğidir.

Ak Parti ya da Sosyal Demokrat diye bir belediyecilik yok.

Fatih Yaşlı’nın '(…) Bunların hepsi bize hem her şeyin sınıfsal olduğunu, hem her şeyin politik olduğunu, hem de her şeyin birbiriyle bağlantılı, bütünlüklü olduğunu gösteriyor. Sınıfsal ve bütünlüklü bir politikanın karşısına ise sınıfsal ve bütünlüklü bir politikayla çıkmaktan başka çare görünmüyor’ dediği gibi.
Ya da TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu'nun, 'Dünyada yaşayan yüzde 1'lik kesim zenginleşmeye devam ederken, geriye kalan yüzde 99 daha da fakirleşiyor. Bu sürdürülemez. Kapitalizmin kitabı yeniden yazılmalı' tarifiyle çelişkinin hangi tarafındasınız?

Dolayısıyla, seçmenin siyasi iradesini oluşturarak sizi oraya taşıyan seçenek - tercihler bütünü ve sizin de orada nasıl bir politika izlediğinizin sonuçları, hangi tercihlerde bulunduğunuzun göstergesi olacak.

Vatandaşın tercihler bütününü ifade eden ve siyasi beyan olarak kabul edilen son seçimdeki iradesi, koltuğa oturacak olanın iyi asfalt dökeceği, sağlam boru döşeyeceği, temizliği de iyi ya da kötü yapacağı için oluşmadı. Bunlar seçim kaybettirmez ya da kazandırtmaz. Kazandıran ya da kaybettiren siyasettir.

Seçimlerde siyasi tercihi oluşturan gerekçelerin bütününü de ülkeye ya da şehre hakim olan entelektüel şiddet belirler. Yolu o birikim, o düşünsel iklim oluşturup açar. Büyükşehirlerde hissedilen şiddetin ölçüsü, toplam muhalefetin yönelimini de belirlemiştir.

Diyarbakır seçimindeki tercih ile Erzurum'luların tercihi aynı izdüşümdedir.

Adana, Mersin, Hatay örnekleri bunun sonucudur. Entelektüel şiddet birikimi aday tercihlerini etkilemiş, kentin politik renk ve dilini hazırlamıştır. Belirleyici olan budur.

Gazeteci, Sinemacı, Milletvekili, Belediye Başkanı hatta Cumhurbaşkanı olmak kolay, bu memlekette her şey olunur.
Geleceği tayin edecek olan, siyaseti kimin için yaptığınız olacaktır.
Ak Partiyi  'yenen'  bu olduğu gibi, bir başka renk ya da cisimle yeniden getirecek olan da sizin tercihiniz olacaktır.


Orjinal Habere Git
— HABER SONU —