Tarih: 20.09.2018 17:21

BAHÇELİ’DE ADANA ISRARI

Facebook Twitter Linked-in

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yerel seçimlerle ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu.
Bahçeli, kendisini yakından takip eden gazetecilerle Ankara’da akşam yemekte bir araya geldi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bahçeli, 8- 9 Şubat’ta MHP’nin 50. Yılını kutlayacağını ifade ederek yerel sbeçimlere ilişkin şöyle dedi:
“Köklü bir yapısı olan MHP’nin var olan belediyelerini yok kabul ederek, seçimlere başka türlü bir yaklaşım içerisinde, belediyelerden tamamen kendisini uzak tutan bir davranış ortaya koyması mümkün değildir. İki şartımız var: MHP 2004 yılında, 30 Mart’ta, almış olduğu belediyeleri koruyabilmeli ve mümkün olduğu kadar da sayısal yönden artırabilmeli. Bu da dördüncü stratejimizdir.
Bununla ilgili ortaya birtakım değerlendirmeler koyarken, yerel yönetimlerin de özelliğini iyi anlamak lazım. Yerel yönetimlerde tabi bir işbirliği vardır. Her ilde ilçede, aynı ilin ilçelerinde dahi bu farklılık gösterir. Geniş aileler vardır, değişik partiler vardır, değerli şahsiyetler vardır. Seçim alabilmek için eş-dost, akraba devreye girer; mahalleler, köyler, devreye girer ve bir kişi üzerinde anlaşmanın yolu aranabilir. Sözgelimi bir ilçenin 15 belediye meclis üyesi varsa, aday olan kişi bunlardan bazı dağıtımlar yapmak suretiyle kendisini seçtirebilecek bir yeterliliğe kavuşmak ister. O sebepten dolayı hangi partiden olursa olsun herkes birbirleriyle ilişki kurarken aynen şu tabiri kullanır: “Emmoğlu kusura kalmayın, bizim aileden bir kişi adaylığını koydu, artık ona vereceğiz. Bu genel seçim değildir. Genel seçim olsa partime veririm. Dolayısıyla o arkadaşımızın seçilmesini istiyoruz. Bir de laf aramızda bize de belediye meclis üyeliği veriyorlar” gibi... Yani ister Cumhur İttifakı olsun ister Millet İttifakı olsun burada hiç söz geçmez. Burada tabi ittifak vardır, tabi dayanışma vardır.
Böyle bir yapılanmaya istikâmet kazandırabilmek için, Türkiye genelinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yaşatılabilmesi, Türkiye’de kökleşebilmesi, derinleşebilmesi, yoğunlaşabilmesi için yerel yönetimlerde acaba bu ruhu yaşatabilir miyiz? Bunun için de bazı görüşmeler yapılabilir mi? Henüz bu görüşmeler başlamadı. Bu görüşmelerin kimler neresinden nasıl olacağı belli değil.
Ama toplumda bir kanaat var: ‘Cumhur İttifakı’ndan yana olanlar var, AKP’nin içinde karşı olanlar var, ne var? Bol laf var. Bunu ortadan kaldırabilmek için seçime yakın bir ortamda bu iş nasıl olacak? Bütün siyasi partiler rakamları masanın üstüne koymuştur. “Nerede nasıl alırım, nerede ikinci partiyiz, hangi faaliyetle hangi adayla birinci parti olurum? Şu olur, bu olur” gibi değerlendirmeler olur ama Türkiye’de bazı çevreler de ‘ Cumhur İttifak’nın devamını istiyor. Devamını isterken, “Şurası senin, burası benim” gibi basit bir paylaşım yerine, az önce söylediğim anlayış çerçevesinde yeni bir sistemin, ülkeyi yönetim biçiminin başarıya ulaşabilmesi için gerekli olan yerel yönetimler davranışıyla beslenmesini önermek durumundadır. MHP’nin önerdiği budur. Mesela Etimesgut bizim 2014 yılında kazandığımız belediyedir. Polatlı, Adana aynı şekildedir. Orada konuştuk ve başarılı gördüğünüz belediye başkanına halk nezdinde teşekkür ettik, iltifat ettik, “Belediye başkanımız olarak başarılısınız. Gelecekte de bu başarınızı daim kılacak olan belediye başkan adayımız olabilirsiniz. Allah yolunuzu açık etsin” dedik. Bu ne demek? MHP buralarda, “Ben ittifak yapıyorum” demiyor. Burada, “Ben bu belediyeyi yönetiyorum, şimdi de yönetmeye talibim. Bazı hizmetler yarım kaldı, değişim var, gelişme var. MHP olarak buraya damga vurmak istiyorum” anlayışıyla yaklaşıyoruz.”



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —