Tarih: 16.03.2018 20:46

DÜĞÜNDE CİNSEL İSTİSMAR DAVASINDA 51 YIL HAPİS

Facebook Twitter Linked-in

Yüreğir ilçesi Levent Mahallesi’nde 10 Şubat’ta, bir düğünde 4.5 yaşındaki Büşra kızımıza cinsel istismarda bulunurken yakalanıp tutuklanan Sedat K. 'ya bugün yapılan duruşmada “Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı” suçundan 30 yıl, 'Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Çocuğu Cinsel Amaçlı Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçundan da 21 yıl olmak üzere toplam 51 yıl hapis cezası verildi.
Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesince 2018/111 Esas sayılı dava dosyası ile görülen duruşmaya iki ayrı suçtan hakkında dava açılan sanık Sedat K., tutuklu bulunduğu Kayseri 1 Nolu T tipi cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
Adana Barosu Başkanlığı olarak bu davayı; Baro Başkanı Av. Veli Küçük, Çocuk Hakları Komisyonu Koordinatörü Av. Nevzat Elçi, Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Av. Simay Sönmezateş, Av. Burçin Kumral ve Av. Devrim Aktaş birlikte takip ettiler.
Duruşmaya ayrıca mağdur müşteki B.Ç'nin ailesi ve avukatı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili de katıldılar.
Duruşma salonunda savunma yapan sanık Sedat K., olay günü mahallede düğün olduğunu ve arkadaşlarının kendisine hap ve içki içirdiklerini söyledi.
Mağdur çocuğa yönelik bir eylemde bulunmadığını iddia eden Sedat K., mahkemeden beraatini talep etti.
Mahkeme heyeti de sanık Sedat K.yi, 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçundan 30 yıl, 'Cebir tehdit veya hile kullanarak çocuğu cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 21 yıl olmak üzere toplam 51 yıl hapis cezasına çarptırarak tutukluluk halinin devamını kararlaştırdı.
Adana Barosu konuya ilişkin olarak; 'Avukatlık Kanunu'nun 76. maddesinde yer alan 'hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak' ve 95. maddesinde yer alan 'hukukun üstünlüğünü ve insan hakları savunmak ve korumak ve bu kavramlara işlevsellik kazandırma' sorumluluğu çerçevesinde daha evvel de Tarsus'ta görülen kadına şiddteni ve cinsel istismarın sembolü haline gelen Özgecan Aslan davası, Karaman Ensar Vakfı çocuk tacizi davası, Ankara Tren Gar'ı katliamı davası, Atatürk'ün manevi şahsiyetine hakaret içeren doğrudan zarar görmüş olmamakla birlikte hak ve özgürlüklere, toplumsal ortak değerlere sahip çıkma adına katılan olarak bu dosyaları takip ederek yer aldık. Aynı duyarlılıkla insanların, çocukların vücut bütünlüğü hakkı, cinsel haklarının korunması hassasiyetleri ile aynı zamanda yaşanan toplumsal infial nedeniyle bu davada da katılan sıfatıyla mağdurun çocuğumuzun ve ailenin yanında yer alma talebinde bulunduk. Ancak mahkemece bu talebimiz 'işlenen suçtan doğrudan zarar gören olmadığımız' gerekçesiyle rededilmiştir. ' açıklamasında bulundu.



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —