HAKEM FACİASIYLA KAYBETTİK
SPOR 17.04.2018 09:09:30 0

HAKEM FACİASIYLA KAYBETTİK

HAKEM FACİASIYLA KAYBETTİK

Adanaspor Teknik Direktörü Eyüp Arın Boluspor maçını hakem faciasıyla kaybettiklerini söyledi.

Arın,  Boluspor maçının ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Arın’ın açıklamaları şöyle:

'Maç öncesi futbolcularımızla yaptığımız toplantılarda matematiksel anlamda 1 puana ihtiyacımız vardı. Haftaya Samsunspor, Denizlispor maçının oynanacak olması iki takımdan da averajınızın iyi olması ligi bugünkü maçta alacağımız 1 puanla bitirebilirdik.

Boluspor maça daha iyi başladı ama sonrasında toparladık. Maç içerisinde oyunda git geller oldu ve ilk yarı golsüz bitti. İkinci yarısında coşkumuzla birlikte bulduğumuz iki goller çok avantajlı bir skoru futbolun bir şakasıymış gibi hakemle beraber iyi olan bir Boluspor vardı. Boluspor'un ikinci golü net bir fauldü devamında gol oldu. Hakemin maça etkisini gördük yediğimiz 3. gol de penaltı. Kendi açımızdan olmayan bir penaltıydı diye düşünüyorum. Bizlerin gördüğü pozisyonda topa müdahale vardı hakemler istediği gibi görüyor istediği gibi yönetiyorlar. Maçtan sonra da hakemin yanına giderek penaltı bize göre değildi hakem alın teri diyor bizlerinde alın teri dedim.

Ümraniyespor maçında vermediğim penaltıya bak ve bugünkü verdiğin penaltıya bak dedim. Ümraniyespor maçında aynı hakem Hakan Ceylan bizim maçımızı katletmişti. Hakan Ceylan bizleri yıpratmak için direniyor herhalde diye düşünüyorum. Boluspor maçını da hakem faciası ile kaybettiğimizi düşüyorum'

YAZARLAR

İfral TURGUT

BAHARI BEKLERKEN Hüseyin Öğretmen Artvin’e atanmıştı. Kendisini sevdirdi yeni tanıdıklara. Derin dostluklar kurdu. Ev sahibi ile de dost olmuştu. Hüseyin’i evladı gibi seven ev sahibi artık evlilik zamanının geldiğini söyleyerek onu Melahat ile tanıştırdı. İki genç birbirlerini beğendi ve evlenmeye karar verdiler. Hüseyin bu durumu ailesine bildirdi ama ailesi bu durumdan hiç memnun olmadı. Şiddetle karşı çıktılar. Çünkü kendilerinin de bir gelin adayı vardı. Tüm engelleme çabalarına rağmen Hüseyin Melahat ile evlendi. Uzun yıllar evli kaldılar ve iki çocukları oldu. Yaşananlar çeşitli problemler doğuruyor, problemler, beraberinde sağlık sorunlarını getiriyordu. Yıl, 1984. Bir gün kapı çalındı. Gelen kendisinden 12 yaş küçük, ama gençlik yıllarında birlikte futbol oynadıkları Sami Demirtuna idi. Sami yıllardır Almanya’da çalışıyordu. Orada meslek okuluna gitmiş, terapist olmuştu. Sami, “Nasılsın ağabey,” diye sorunca. Hüseyin, ona uzun uzun baktı… Bakışlarında hayata karşı duyduğu küskünlüğü, kırgınlığı ve tükenmişliği vardı. Cılız bir sesle, “Yorgunum dostum, yorgunum. Vefasız yıllara, vefasız yakınlarıma dargınım ,” dedi. Sami, Hüseyin’in elini tuttu, “Merak etme iyileşeceksin, yine tüm dostlar bir araya geleceğiz,” dedi. Sonra kalktı, kapıda veda ederken, Melahat Hanım, hastalığın adını söyledi: Kanser. Soğuk bir geceydi. Sami o gün yaşadıklarından çok etkilenmişti. Bir kağıt kalem aldı eline ve içini döktü kağıda. Şiir bittikten birkaç gün sonra, tekrar gitti arkadaşının yanına ve şiiri okudu. Hüseyin mutlu olmuştu. Sevindi, teşekkür etti. Daha sonra Sami şiiri, Selçuk Tekay’a verdi. Şiir aylar sonra şarkıya dönüştü. Sami bu sefer şarkıyı telefonda Hüseyin’e dinletmek istedi. Heyecanla çevirdi numaraları. Telefondaki ses buz gibiydi: “Hüseyin Beyi kaybettik.” Baharı beklerken ömrüm kış oldu Gözümde her zaman biraz yaş oldu En güzel duygular bana düş oldu Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık Tutmadı ellerim sıcak elleri Duymadım aşk denen tatlı sözleri Taşıdım gönlümde acı izleri Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık İçimde ateşler söndü kül oldu Aşk bahçem kurudu sanki çöl oldu Yar bildim o bile bana el oldu Yorgunum dostlarım, yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık. HÜSEYİN’E KENDİNİ ANLATAN ŞARKIYI DİNLEMEK KISMET OLMADI. • AMA SİZ O ŞARKIYI SÖYLERKEN VEYA DİNLERKEN HÜSEYİNİ ANARSINIZ HERHALDE.

30.8° / 18.5°