Hotivi

Harçlar kaldırıldı, öğrenim ücretine devam - Adana UlusAdana Ulus

27 Temmuz 2021 - 15:55

Harçlar kaldırıldı, öğrenim ücretine devam

Harçlar kaldırıldı, öğrenim ücretine devam
Son Güncelleme :

05 Eylül 2012 - 2:45

LYS sonuçlarının açıklanması sonrasında ilginç ancak konuyla ilgili kişilerce çok da şaşırtıcı sayılmayacak bir durum ortaya çıktı ve üniversitelerdeki 746 bin örgün program kontenjanından 80 bin 228’inin boş kaldı. Bu boş kontenjanların 32 bini ön lisans 48 bini ise lisans programlarında bulunuyor. Boş kontenjanlarda Vakıf ve KKTC üniversitelerinin sıralamada ilk sıralarda yer alması dikkatleri çekiyor. Aslında bu durum yıllardır şikayetçi olduğumuz üniversite eğitiminin piyasalaştırılması çabalarının bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle plansız programsız ve düşük maliyetleri nedeniyle belirli fakülteleri açarak ticari bir faaliyet alanı olarak gördükleri yükseköğrenime yatırım yapan vakıf üniversitelerine ciddi bir uyarı niteliğindedir. Var olan anlayış ile devam etmek konusunda ısrarcı olunması durumunda yakın zamanda batan vakıf üniversitesi haberlerini duymak çok da şaşırtıcı olmayacaktır.

İkinci önemli gelişme ise 1. öğretim ve açık öğretim’de harçların kaldırılması oldu. Bu olumlu adımla beraber İkinci öğretim, uzaktan eğitim, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden harç alınması uygulamasının devam etmesi yeni bir tartışma başlattı. Yeni uygulamadan 1.eğitimde yaklaşık 1.5 milyon açık öğrenimde ise yaklaşık 2 milyon öğrenci faydalanacak.
Bülent Arınç’ın yaptığı açıklamada 1.eğitim ve açık öğretimden alınan paranın ”katkı payı ve harç”, ikinci öğretimde alınan ücretin ise kanunda ”öğrenim ücreti” olarak geçtiğini vurguladı. İkinci eğitimde “harç ya da yasal deyimi ile “öğrenim Ücreti”nin devam ediyor olması artık 2.eğitimlerin devlet eliyle eğitim hizmetinin piyasa koşullarına göre sunulduğunun kabul edilmesi anlamına geliyor. Ancak aynı fakülteleri paylaşan, aynı sıraları kullanan, aynı hocalardan ders alan ve aynı diplomayı alan hatta aynı sınavlara giren iki öğrenci grubu arasındaki bu uygulama “eşitlik ilkesine” aykırı görülmektedir. Birinci eğitimde bir yandan harç alıp diğer yandan harç kredisi veren devlet bir anlamda olayı basitleştirme yolunu seçmiştir. Buna karşılık gece eğitimi gören bir öğrenci fakültesine göre değişmekle beraber 3-4 katı bir ödemede bulunmaktadır. Haksızlık burada da sona ermemektedir. İkinci eğitim öğrencileri “Öğrenim ücreti Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca kredi olarak verilmez” hükmü gereğince destek alamıyorlar. Anayasamızın sosyal devlet ve eğitim hakkı ile ilgili bölümleriyle uyuşmayan bu uygulamadır. Geçmişte örneklerini gördüğümüz bankaların öğrenci harçları için kredi vermesi olayı maalesef ikinci eğitimler için devam edecektir. Her sene yeniden düzenlenecek “ öğrenim ücretleri” iki eğitim arasındaki uçurumu giderek açacak ve bu eşitsizlik ve ayrımcılık öğrenciler üzerinde ciddi sıkıntılar ve psikolojik sorunlar yaratacaktır.

Genç nüfusa sahip olan ülkemizin en önemli sorunu eğitimdir. Eğime ayrılan kaynaklar bu anlamda yeterli düzeyde değildir. ‘Yükseköğretimin finansman sorununun çözümünde farklı kaynaklar ve önceliklerden yararlanmak gerekir. Bir yandan birinci eğitimi kamusal hizmet niteliğinde kabul etmek diğer yandan da ikinci eğitimi ve hizmeti alan bedelini öder anlayışı ile fiyatlandırmak sorunun çözümünü adil olmayan yöntemlerle ve eşitliğe aykırı şekilde çözmeye çalışmak demektir ve beraberinde yeni sorunlar getirecektir.

Bir başka konu ise üniversite bütçelerine intikal eden harçlar her üniversite bütçesinde açılan öğrenci sosyal yardım tertibinden kurulan “Öğrenci Harçlar Fonuna” aktarılır. Bu fonun amacı öğrencilerin beslenme, kültürel ve sportif faaliyetleri ve diğer sosyal ihtiyaçlarının giderilmesidir. Ancak uygulamada öğrencilerin başta beslenme olarak bu tür hizmetler faydalanırken ücret ödedikleri bilinmektedir. Buda ayrı bir çelişkili durumdur. İkinci eğitim öğrencileri pek çok üniversitede öğrenci olmanın gereklerinden yeterli düzeyde faydalanamamaktadır.

Devlet bütçesinden yüksek öğretime yarılan pay son 10 yılda nerdeyse sabit kalmıştır 2004’de 3.34 olan bütçeden yükseköğrenime yarılan pay 2011’de 3,68 düzeyindedir. Aradan geçen sürede sürekli artan öğrenci ve gereksinimlere karşın bütçe olanaklarından üniversitelere ayrılan paylar artmamıştır. Başlangıçta harçlar sembolik olarak alınacak söylemine karşın 2000-2012 döneminde harçlarda %300’lük bir artış olmuştur. Özel okul ve vakıf üniversitelerine devlet bütçesinden her türlü kolaylık sağlanmaktadır. Bunun nedeni de eğitimin sağladığı dışsal fayda ve kamusallık derecesinin yüksek olmasıdır. Devlet kamu kaynaklarını sağlayacağı faydadan ötürü nasıl vakıf üniversitelerine kullandırıyorsa aynı şekilde kendi sunduğu 2. Eğitim hizmetlerine de daha eşitlikçi yaklaşmak zorundadır.

Üniversite eğitiminin bütçe üzerinde yük oluşturduğunu iddia edenler insan sermayesine yapılan yatırımın o toplumun geleceğini belirlediği ve en önemli konu olduğu gerçeğini göz ardı etmektedir. Anayasamız sosyal devlet vurgusunu yapar. Sosyal devlet fırsat eşitliği yaratan ve sosyal adaleti sağlayan devlettir. Kalkınmış bir Türkiye’nin, bilinçli bir toplumun, nitelikli insan gücünün yolu eğitimden geçmektedir. Eğitimin yarattığı olumlu etkileri kuşaklar boyu sürmektedir. Bu anlamda Türkiye günlük kaygıların ötesinde geleceğini sağlam temeller üzerine oturtmak için eğitime ayırdığı kaynakları artırmalıdır. Bütçenin etkin kullanılmayan harcama kalemleri düşünüldüğünde bütçeden %3 pay alan yükseköğrenimi konuşmamız ya da Milli Gelirin sadece 0.98’ini oluşturan yükseköğrenim harcamalarını tartışmamız ülkedeki gelecek vizyonumuzdaki ciddi bir eksikliktir.(Posta Gazetesi)

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
takipçi satın al