Haşmet Biçer CHP Çukurova’ya aday - Adana UlusAdana Ulus

1 Mart 2021 - 12:24

Haşmet Biçer CHP Çukurova’ya aday

Son Güncelleme :

30 Ocak 2013 - 14:56

CHP Çukurova İlçe Başkan Adayı Makine Mühendisi Haşmet Biçer, ilçe başkanlığı dışında hiçbir makama aday olmayacağını, hedefinin  2014 yılında yapılacak yerel seçimlerde aday olacaklara sağlam zeminde mücadele etmeleri için destek olacağını söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çukurova İlçe Başkanlığı için adaylığını açıklayan Haşmet Biçer, partililerinden büyük ilgi gördü. Çukurova İlçe Binası’nda kalabalık partili grubuna adaylığıyla ilgili açıklama yapan Biçer, “Bizim durağımız Mustafa Kemal’in devrimleriyle ayrılan Türkiye Cumhuriyeti olacaktır.” dedi.

CHP Çukurova İlçe Binası’ndaki toplantının açılış konuşmasını CHP Çukurova İlçe Örgütü’nü kongreye taşımak üzere Genel Merkez tarafından atanan İlçe Başkanı Vahap Çolak gerçekleştirdi. Çolak, “Türkiye’ye, partiye, geleceğimize inanmak zorundayız. Bu inancı coşkulu yaşamak zorundayız. Bir coşkudan geliyoruz. Bu coşkuyu parti için duymak zorundayız. Partinin tüm faaliyetleri için yaşama geçirmek zorundayız. Yaşanan tartışmalar iç açıcı değil. Bir yerden başlamak ve farklı bir anlayışla sorunu çözmek zorundayız.  Davranışlarımız inançlarımıza uygun olmak zorunda. İnançlarımızı hayata geçirmeliyiz” şeklinde konuştu.

Delegelerin ve partililerin yoğun ilgi gösterdiği adaylık açıklamasına eşi Sultan Biçer ile katılan Haşmet Biçer, CHP’nin yıpratılmaya ve kuşatılmaya çalışıldığı bir süreçten geçtiğini belirtti. CHP’li delegelerin Çukurova’da geri çağırma hakkını kullandığını vurgulayan Biçer, “Sosyal demokrat partilerde, geri çağırma hakkı kullanılır. Bu, sosyal demokratların insanlığa bir armağanıdır. Hiç kimse seçim kazandım garantisiyle sonuna kadar aynı koltukta oturacağını düşünmemeli. Çukurova’daki delegeler geri çağırma hakkını kullanmıştır. Kendilerini kutluyorum” dedi.

hasmet_bicerchpaday“İMZA VERENLER VERMEYENLER AYRIMI OLMAMALI”

Partinin 2014’te yapılacak yerel seçimlere odaklanması gereğine işaret eden Biçer, şunları söyledi:

“Geldiğimiz noktada önümüzde yerel seçimler var. Önümüzdeki günlerde partimizin yeniden düzenlenmesine dair bir kazanım olarak algılamak lazım. Artık bu dönemde imza verenler, vermeyenler şeklinde bir ayrım olmamalı, olamaz. Parti kendi içinde var olan kuşatmayı kırmaya dair büyük bir dinamik gösterecektir. Mustafa Kemal’in benim için iki büyük eserim vardır. Biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Cumhuriyet, O’nu koruyacak yüksek seceli insanlar ister’ diyor. İşte ben Çukurova’daki arkadaşlarımın Mustafa Kemal’in işaret ettiği yüksek seceli insanlar olarak görüyorum. CHP’yi, Mustafa Kemal’in söylediği gibi ebediyen yaşatacağız. Yaşamda evrim var, yaşamda demokrasi bir önceki iyi şeylerin üzerine yükselir. Türkiye’de devrimler yapılan iyi şeylerin üzerinde yükselecektir. Türkiye, bir kuşatma altında. Birtakım kurumlar ön kuşatmayı yaramıyor, kıramıyor. Ama aynı anda CHP de bir kuşatma altında. Çünkü CHP, ele geçirilden Türkiye’de hiçbir şeyin yapılamayacağına inanılıyor. CHP, ele geçirilemez bir kaledir. CHP’yi kimse ele geçiremez. CHP’nin geçmişten gelen bir devrimci ruhu var. Anadolu bir birlik yurdudur. Anadolu’da soy sop aranmaz. Hiçbir ulusun, hiçbir kültürün, hiçbir insanın diğer bir insana göre üstünlüğü yoktur. Bu dönemde partimizi zorda bırakacak kuşatmalara dikkat etmek gerekiyor. Anadolu, kendi içinde soyludur. Nazım Hikmet, soy, sop, hatır mezhep ben bu işte yokum. Ben bir kavganın altın neferiyim’ diyor.  Biz de bir kavganın altın neferi olacağız.

“PROJELER VE KURUL ÖNERİLERİMİZ HAZIR”

Çağımız bilgi çağı. Biz bilgiyi kendimiz edinmedikçe, bilgi dışarıdan geldikçe bir kirlilik oluşuyor. Emperyalizm şu anda bilgiyi kirletiyor. Amerika’da birtakım düşünce kuruluşları, bize, Anadolu halkına, Anadolu insanına mümkün olmayan fikirler yayıyor. Bizler, halkın çocuklarının kurullarında üretilen fikirleri halkın yararına kullanmak zorundayız. Aylardan, yıllardan beri bilgi yaymadan yana kurullar öneriyoruz. Belediyemiz buna zemin hazırlayabilir. Bu projeler önümüzdeki günlerde mutlaka hayata geçirilmeli. Birlik ve Kooperatifçilik Enstitüsü, Bilim ve Teknolojik Araştırmalar Enstitüsü, Çevre ve Halk Sağlığı Enstitüsü gibi çağdaş anlamda bilgi alınabilen, eğiten enstitüler öneriyoruz. Ben bir tanesinin adını birçok arkadaşıma önerdim. Kabul edilirse bunu yapalım. Sağolsun belediyemiz Akın Özdemir ve Elektrik Mühendisleri Parkı’nı açtı. Bu parka Birlik ve Kooperatifçilik Enstitüsü kurulmasını öneriyorum. Adını da Nedim Tarhan Birlik ve Kooperatifçilik Enstitüsü koyalım. Dostlarımızı, yoldaşlarımızı unutmayalım. Her şeyi bir geçmiş soyluluk temelinde inşa etmeliyiz. Partimiz çağdaş boyutlarda sosyal demokrasiyi sindirmesi gereken bir partidir. Son kurultayımız buna uygundur. Genel Başkanımız buna uygundur. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bu konuda büyük emekler vermektedir. Kendisini kutluyorum. Bu partinin en önemli özelliklerinden biri de katılımcılık, çoğulculuk olmalıdır. Projelerimizden bir tanesi de toplumu güçlendirme projesi olmalıdır. Yönetim bir koordinasyon görevi görmelidir. Partimizi güçlü ve sağlam zeminlere oturtmak zorundayız. Hiçbir yere aday değilim. Türkiye ve partimiz büyük bir kuşatma altında. Ben yalnızca bu kuşatmanın kırılması için bir nefer olmaya adayım. Aday olarak ortaya koyacağım bir yakınım yok. Bu sağlam zeminde sağlam mücadele edecek arkadaşlarıma destek olmaya hazırım.

Bizim durağımız Mustafa Kemal’in devrimleriyle ayrılan Türkiye Cumhuriyeti olacaktır.”