Karakaya'dan Kentsel Dönüşüm eleştirisi - Adana UlusAdana Ulus

3 Mart 2021 - 23:34

Karakaya’dan Kentsel Dönüşüm eleştirisi

Karakaya’dan Kentsel Dönüşüm eleştirisi
Son Güncelleme :

04 Ekim 2012 - 23:40

Adana(Ulus)–Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yüksek Onur Kurulu Üyesi Erkan Karakaya, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın Kentsel Dönüşüm projelerine karşı çıkanlara, “Yaygara yapanlar haindir” açıklamasını eleştirdi. Karakaya, “Adana için gerçek hain, 3000 yıllık kente kentsel dönüşüm yapıyorum diyerek hiçbir kültürün ürünü olmayan, aşırı yoğun beton siloları dikenler ve bunu da Adana’da şehircilik tarihini yeniden yazıyorum diyenlerdir.” dedi.
Seyhan Belediyesi Başkanı Azim Öztürk’ün başkanlığını yaptığı bölgenin kentleşme tarihinin 3000 yıllık bir geçmişe dayandığını anımsatarak,”Kendisi bu şehirde doğmamış, büyümemiş ve geleceğini de bu şehirde görmeyebilir, ancak, gerçek bilimsel şehirciliğin apartmanlaşma olmadığını da bu kadar süredir belediye başkanlığı yapmış olan birisinin artık öğrenmiş olması gerekirdi.” Şeklinde konuştu.

Erkan Karakaya, kentte yaşayan insanları yok saymadan, sosyo-ekonomik yapıyı dışlamadan herkesi kendi sokağında, kendi mahallesinde, kentlilik bilincini yok etmeden bir kentsel dönüşüm modelinin bulunduğunu, bu dönüşüm modelinin kentler için uygulanmasının mümkün olduğunu ifade etti. TMMOB Yüksek Onur Kurulu Üyesi Erkan Karakaya yazılı açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Seyhan Belediyesi ve TOKİ ile ortaklaşa Barış- İsmetpaşa Mahallesi Kıyıboyu üzerindeki alanda kentsel dönüşüm adı altında geçtiğimiz Çarşamba günü Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanının da katılımıyla bir temel atma töreni yapıldı ve bu törende Seyhan Belediye Başkanınca “Seyhan da şehircilik tarihi başkan Azim Öztürkle yeniden yazılıyor” sloganını kullanıldı ve sayın bakanda bu projeyi eleştirenleri çağdaşlığa karşı çıkmakla ve hainlikle suçladı.
ŞEHİRCİLİK APARTMANLAŞMA DEĞİLDİR
Öncelikle Seyhan Belediye Başkanı Sayın Azim Öztürk şunu bilmelidir ki; başkanlığını yaptığı bölgenin kentleşme tarihi 3000 yıllık bir geçmişe dayanmaktadır. Kendisi bu şehirde doğmamış, büyümemiş ve geleceğini de bu şehirde görmeyebilir, ancak, gerçek bilimsel şehirciliğin apartmanlaşma olmadığını da bu kadar süredir belediye başkanlığı yapmış olan birisinin artık öğrenmiş olması gerekirdi.

Kent sosyal bir olgudur, sadece barınma alanı değildir. Siz insanları doğdukları, yaşanmışlıkları olan alanlardan sürer, anılardan kopartırsanız ve bu insanları hiçbir kültürün ürünü olmayan beton yığını, eskilerin tabiri ile sefertası şeklindeki konutlarda yaşamaya zorlarsanız burada bir çağdaş kentleşmeden bahsetmeniz mümkün değildir. Süslü fotoğraflar ve süslü laflarla halkı kandırmaya çalışabilirsiniz, ancak bu yapılar bittiğinde neyi yarattığınızı görünce kendinizde şaşıracaksınız.

BARINMA DUYGULARI SÖMÜRÜLEREK ŞOV YAPILIYOR
Bugün insanların en zayıf yanı olan barınma duygularını sömürerek şov yapmanız, yarın bu konutlar bittiğinde içerisinde yaşayan insanları nasıl mutsuz ettiğiniz gerçeğini ortadan kaldırmayacaktır. Bu bölgede geçmişte arsa alanının 0,30 u olarak öngörülen yapılaşma yoğunluğu 2,80 e çıkartılması bile başlı başına bir kentsel faciadır. Buraya göre çok daha düşük yoğunluk ortalaması ile daha önce yapılaşmış olan Kuzey Adananın bu günkü durumu ortada iken burada yoğunluğu daha da çok artırarak beton siloları yan yana koymak bile tek başına bu kente ihanettir.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Bayraktar da bu temel atma töreninde “bu konuda yaygara yapanlar haindir” demiştir. Sayın Bakana kendi eseri olan ve bugün kentsel kangren haline gelen Fener-Balat hurdacı Kentsel dönüşümünü, Sulukule Kentsel Dönüşümünü, aynı mantıkla yaptıkları ve bu gün sorun yumağı haline gelmiş olan kentsel dönüşüm uygulamalarını hatırlatmak isterim. Bu gün bu uygulamaların bir kısmı yargı yoluyla yanlışlıkları saptanmış, bitirilmiş olanların da hemen hemen hepsinin kullanımda ve kullanıcının kente entegrasyonun da ciddi sorunlar yaşanmaktadır.
OECD ÜLKELERİ BETON SİLOLARI YIKIYOR
Sayın Bayraktar şunu bilmelidir ki; bu tip kentsel dönüşüm yaklaşımları bundan 30-40 yıl önce OECD Ülkelerinde denendi, ancak bu gün bu ülkelerde aynı alanlarda yapılan beton silolar dinamitlerle yıkılarak, yeniden çağdaş anlamda, şehircilik kurallarına uygun kentsel dönüşümler yapılmaktadır.
Kentsel dönüşümü insan faktöründen kopararak sadece yan yana konulmuş depreme dayanıklı beton bloklar yapmak olarak algılamak çağdaş dünyanın terk ettiği bir yöntem iken, bunu bu gün arsa rantını artırarak yeni Ali Ağaoğlu gibi rant spekülatörleri yaratmak ve rant paylaşım sistemi kurgulamaktan başka bir şey değildir. Bu gün hiç kimse Barış-İsmetpaşa mahallelerinde yaşayan insanların istimlaklerle eline geçen paranın, o insanların gelecek yaşamındaki konut sorununu ne oranda karşıladığını sorgulamıyor. Bu bölgeye kimlerin plan yaparak, proje yaparak, inşaatını yaparak rant sağladığını sorgulamıyor. Tam bir saadet zinciri içerisinde sürdürülen bu güçlendirilmiş yandaş yaratma dönüşümü topluma kentsel dönüşüm olarak yutturulmaya çalışılmakta, hatta bir de Adana da şehircilik tarihini değiştiren bir uygulamaymış gibi lanse edilerek hem rant dağıtım sistemi işletilmekte, hem de yanlış bir uygulamadan siyaseten oy devşirilmeye çalışılmaktadır.

KENTTE YAŞAYANLAR YOK SAYILMAMALI
Oysa bu kentin çağdaş bir kentsel dönüşüme acil ihtiyacı vardır, bu tartışılamaz, Adana bir deprem bölgesidir ve tüm yapılarımız depreme dayanıklı hale getirilmelidir. Ancak bunu yaparken kentte yaşayan insanları yok saymadan, sosyo-ekonomik yapıyı dışlamadan herkesi kendi sokağında, kendi mahallesinde, kentlilik bilincini yok etmeden bir kentsel dönüşüm modeli vardır ve bu dönüşüm modeli bizim kentlerimiz içinde mümkündür. “

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.