Kılıçdaroğlu: Adana'nın cezasını CHP bitirecek - Adana UlusAdana Ulus

26 Ekim 2021 - 13:49

Kılıçdaroğlu: Adana’nın cezasını CHP bitirecek

Kılıçdaroğlu: Adana’nın cezasını CHP bitirecek
Son Güncelleme :

20 Kasım 2012 - 1:20

5 Ocak Gazetesi Genel Yayın yönetmeni Ramazan Akyürek ve Haber Koordinatörü Ercan Yılmaz CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu görüştü. Kılıçdaroğlu 5 Ocak Gazetesi’ne verdiği röportaj şöyle:

 

Ramazan Akyürek: Büyükşehir yasa tasarısı ile 13 il büyükşehir statüsüne bağlandı. Bu konuda görüşlerinizi alabilir miyiz?

5 YIL SONRA VATANDAŞ YEDİĞİ KAZIĞI FARK EDECEK

KILIÇDAROĞLU: Biz Büyükşehre karşı değiliz. Önce ilke olarak bunu ortaya koyalım. Yasada karşı çıktığımız bazı noktalar var. Bunlardan birincisi şu; Belde belediyeleri kapatılıyor. Belde belediyeleri niye kapatılır? Eğer bir belde sakini en yakın hizmet alacağı yer olarak belediyeyi görüyorsa bu belediyenin kapatılmaması lazım. Avrupa genel özerklik şartı var. Bu yerel özerklik şartını bizde kabul etmişiz. Meclisten geçirmişiz. Yasalaştırmışız. Bunun 5. Maddesine geldiğimizde “Bir belde belediyesi kapatılması için belde halkının olurunu almak gerekiyor. Yani referandum yapacaksınız. Yani referandum da halk, evet belde belediyesi kapatılsın diyorsa kapatılır, hayır kapatılmasın diyorsa da kapatılmaz. Eğer siz belde belediyelerini kapatıp, tümünü bir yerde toplayıp, yetkileri merkezde toplayıp, ben hizmeti böyle götüreceğim derseniz başarılı olamazsınız. İki örneğimiz var. Bunlardan biri Kocaeli, diğeri de İstanbul. Ama burada hem nüfus yoğunluğu hem de kentin büyüklüğünü de dikkate aldığınız zaman buralarda büyükşehir olması son derecede doğal. Ama bir Antalya gibi, bir ucundan diğer ucuna 750 kilometre, bir Mersin’i, bir Muğla’yı esas aldığınız zaman bur da sorunlar yaşanıyor. İkinci karşı çıktığımız noktada şu; köyler kapatılıyor ve mahalleye dönüştürülüyor. Mahalleye dönüştürülmesinin bir maliyeti var. Eskiden su faturası ödemezken şimdi su faturası ödeyecek. Emlak vergileri artacak. Diğer vergiler artacak. Hayvan beslerken ayrıca hayvana içirdiği su için bedel ödeyecek. Bunlar anlaşılmasın diye AKP 5 yıllık muafiyet tanımış. Emlak vergisi daha fazla olacak. 5. Yılın sonunda vatandaş fark edecek kendine atılan kazığı.  Biz bunlara karşıyız. Yoksa onun dışında bir kentin büyükşehir olması bizim açımızdan bir sorun değil. Keşke Türkiye’nin 81 ili de büyükşehir olsa. Çünkü o kentte büyükşehir olmanın şöyle bir avantajı var. O kentte toplanan vergilerin bir miktarını belediye alıyor. Belediyenin kaynakları daha fazla oluyor. Daha güçlenmiş oluyor. Bu nedenle biz her belediyenin güçlenmesini isteriz. Ama yerel yönetimlerin güçlü olması demokrasinin güçlü olması anlamına gelmeyebilir. İyi kaynaklarla beslenmesi lazım. İyi olanaklar sağlanması lazım. Biz zaten bunlara ilke olarak karşı değiliz.

Ramazan Akyürek: Efendim idari açıdan böyle yorumladınız. Siyasi açıdan nasıl yorumlayacaksınız?

AYRINTILAR NELERDİR?

KILIÇDAROĞLU: Siyasi açıdan kendi içinde sorunlar yaratabilir. Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu koşullar bütün şehir algısını belli bölgelerde olumsuz gelişmelere yol açması gibi bir süreci yaşatabilir bize. O nedenle daha dikkatli olmamız gerekiyor. Ama içişleri bakanlığı bu konuda araştırma yaparken, eski adıyla Devlet Planlama Teşkilatı, şimdiki adıyla Kalkınma Bakanlığı acaba bu süreci nasıl değerlendirdi nasıl baktı. Bununla ilgili ayrıntıları maalesef öğrenemedik.

Ercan Yılmaz: Bu başkanlık sistemi için ön çalışma olabilir mi sizce?

BAŞKANLIK SİSTEMİ YAPAY BİR TARTIŞMA

Hayır, başkanlık sistemi farklı bir şey. Başkanlık sisteminin sadece yapay bir tartışma olmaktan öte bir anlam taşımadığına inanıyorum. Zaten dikkat edin başkanlık sisteminde sadece AKP’liler konuşuyor, başkada konuşan yok zaten.

Ramazan Akyürek: Türk usulü başkanlık sistemine nasıl yaklaşıyorsunuz?

EVRENSEL DEĞERLERİ BENİMSEMELİYİZ

KILIÇDAROĞLU: Dünya küçüldü. Evrensel değerler önemlidir. Demokrasi bir evrensel değerdir. İnsan hakları öyledir. Kadın erkek eşitliği öyledir. Özgürlükler öyledir. Dünya geliştikçe etik değerler yükseldikçe, demokrasiye ve özgürlüklere bakış açımız daha farklılaşıyor daha derinlikli oluyor. Demokrasinin gereği olarak geçmişte tahammül edemediğimiz eleştirilere şimdi daha da tahammül ederek dinliyoruz. Olaylara böyle bakıp, yorumlamamız gerekiyor. Bizim açımızdan sürece baktığımızda Türkiye de demokrasi açısından ciddi bir kalite sorunu var.  Batı bunu demokrasi olarak tanımlıyor. Özgürlükler açısından ciddi sorunlarımız var. Bu çerçevede ele alıp bakmamız gerekiyor. Eğer siz evrensel hukuku benimsemişseniz, evrensel değerleri benimsemişseniz, zaten uygar dünyanın bir parçası olmayı hak ediyorsunuz. Eğer evrensel değerleri benimsememişseniz içeride gazeteciler varsa, yazarlar varsa, akademisyenler varsa, askerler varsa ve bunların savunma hakları kısıtlanıyorsa, parasız eğitim isteyen üniversite öğrencisi hapse atılıyorsa demek ki sizin demokrasi sorununuz vardır. Evrensel değerlerle uyum sorununuz var demektir. Onun için dünya küçülüyor bizim yapmamız gereken çağdaş uygarlığın ön gördüğü evrensel değerleri ülkemize taşımak ve onları daha da kökleştirmek.

Ercan Yılmaz: Adana için söylüyorum, Büyükşehir yasasının geçmesi durumda, CHP şehir merkezinde oldukça kuvvetli bir parti. Ama buna karşılık taşra oylarına baktığımız zaman yerel seçimlerde biraz daha merkezden geri kaldığını düşünüyorum. Bu yasanın geçmesi durumunda bu oy oranında nasıl bir değişiklik olabilir?

ADANA TERCİHİNİ DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA

KILIÇDAROĞLU: Oy oranlarımızın artacağından kesinlikle eminim. Çünkü AKP Türkiye’yi iyi yönetmiyor. Her gün yeni şehitler geliyorsa, Anadolu’nun bütün coğrafyasından illerinde, ilçelerinde, beldelerinde feryatlar yükseliyorsa, Adana’nın pamuk üreticisine, besicisine soralım hayatından memnun mu değimli. Büyün bunlara baktığımız zaman AKP’nin Türkiye’yi iyi yönetmediğini hepimiz görüyoruz. Vicdanı olan her vatandaş bunu söylemek durumundadır. Sadece içerde mi hayır dışarıda da öyle, Suriye de demokrasi yokmuş. Dön kendi ülkene bak senin ülkende demokrasi var mı? Sonra ne zamandan beri biz komşularımızla kavgalı hale gelmeye başladık. Bunlar doğru değil. Biz kendi ülkemizde de barışı ve huzuru, komşularımızda da barışı ve huzuru isteriz. Adana bağlamında söylüyorum; Adana Suriye’ye çok yakın bir kentimizdir. Türkiye’nin önemli bir merkezlerindendir. Pek çok sanayinin başladığı bir yerdir. Buyurun şimdi 10 yıl sonraki Adana’ya bakalım. İşsizliğin en yoğun yaşandığı kent hangisi? Adana. Sanayinin en çok kan kaybettiği kent hangisi? Yine Adana. Tarımın en çok kan kaybettiği kent hangisi? Yine Adana. Adanalı diyorsa ki ben oyumu AKP’ye vereceğim saygı duyarım. Ama Adanalı diyorsa ben işsizliği bitirmek istiyorum, sanayinin büyümesini gelişmesini istiyorum diyorsa o zaman tercihini değiştirmek zorunda.

Ramazan Akyürek:  Yerel seçim tarihi 27 Ekim- 3 Kasım tarihinde gitti geldi. İnsanlarda 27 Ekim ve 3 Kasım tarihinde gitti geldi. CHP 3 Kasım dedi. Buna karşılık Adana’da aday adayı patlaması yaşandı. 7-8 aday adayı resmi olarak adaylığını açıkladı. Bunun yanında potansiyelde aday adaylarının açıklanması bekleniyordu. Belki de aday adayı sayısı artacaktı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

CHP ADANALININ İSTEDİĞİ KİŞİYİ ADAY YAPACAK

KILIÇDAROĞLU: Aday sayısının fazlalığı CHP’nin Adana’da seçimi alacağını gösteriyor. Kimsenin bir beklentisi olmasa ben adayım der mi, demez. Demek ki öyle bir beklenti var. Güçlü bir aktör olarak adaylar çıkıyor ortaya. Bütün aday olan arkadaşlara şunu söylüyorum, gidin çalışın. Kamuoyu yoklaması yapacağız, örgütün eğilim yoklamasını da alacağız. Dolayısıyla Adanalı kimi tercih ediyorsa kimi istiyorsa onu da aday göstereceğiz. Bizim istediğimiz bu. Bu yönetimi Adana hak etmiyor. Adana gerçekten kültür olarak, sanat olarak, sanayi olarak, tarım olarak hayatın her alanında başarılı bir kent. Cumhuriyet tarihi boyunca sadece 10 yılda Adana geriye gitti. Cumhuriyet tarihinden bu yana Adana ileriye gidiyor ama 2002 yılından bu yana Adana kan kaybediyor.

 

Ramazan Akyürek: Adana’nın başka bir sorunda var sizin tespitlerinize paralel. Adana fakir göç alıp, zengin göç veren bir şehir. Zengin göç vermemesi için özellikle yatırım yapmak ve yatırım gelmesi lazım. Ne yazık ki bu iktidar döneminde Adana umduğunu, beklediğinin altında değil, hiç yatırım yapılmamış sıkıntı var. CHP sizin başkanlığınız da yerel seçimlere talip olmak üzere Türkiye’yi yönetmeye talip bir parti. Sizde başbakanlığa hazır durumundasınız zaten ama ilk aşama yerel seçimlerdir. Adana da yerel seçimler bazında görüntü değişti biraz. Adana merkezdeki 1 milyon oya karşılık 400 bin de ilçelerde yaşayan seçmen eklendi. Seçmen tercihleri ve bu taşrada ki yaşayan yerli seçmenler daha önemli hale geldi. Siz Adana’da yaşanan bu değişikliğin büyükşehir yasa tasarısı neticesinde Aday profili oluşturma çalışmanız olacak mı?

HALKIN SEVDİĞİ İSMİ ADAY YAPACAĞIZ

KILIÇDAROĞLU: Aday profilini şöyle söyleyebilirim. Halkın sevdiği beğendiği, enerjik çevik yapıdaki, bilgi birikimi olduğu birisini aday göstereceğiz. Yani işin özü bu. Halkın sevmediği bir adayı siz aday olarak gösterirseniz olmaz. Adanalı diyeceki bu benden birisi, benim sorunlarıma ilgi gösteriyor, benim sorunlarımla ilgilenecek, artı Adana’ya katkı verecek, Adana’yı dünya markası haline getirecek. Adana’yı Ortadoğu’nun markası haline getirmek mümkün. Önünde bir engel var mı? Hayır. Üniversitesi var, birikimli insan gücü var, tarımı var, kent kültürü var, Adana’nın nesi eksik. İyi üreticisi, eğer iyi bir belediye başkanı çıkarsa Adana’yı uçurur. Yani biz bunu yapmak zorundayız. CHP olarak biz buna hazırız. Biz bunu yaparız biz orayı gerçekten bir marka haline dönüştürürüz. Bunun örnekleri yok mu? Var tabi. Aydın’ı Ege Bölgesi’nin incisi haline getirdik. Aydın müthiş bir başarılı belediye başkanı tarafından yönetiliyor, şimdi de belediye başkanı, büyükşehir belediye başkanı adayı kadın kardeşimiz. İzmir, Amerika’da Brookings Enstitüsü’nde dünyada en hızlı gelişen metropolleri sayıyor dördüncüsü İzmir.  Ankara ve İstanbul daha geride yer alıyor. Orda da sosyal demokrat bir belediye başkanı var. Antalya oldukça başarılıdır. Gidin Antalya’nın sokaklarına bakın tertemiz. Müthiş bir kent Antalya. Turizm kent yaptı orayı şimdi bir kültür kenti yapıyor orayı. Şimdi kentlerin kimlikleri vardır. Önce Adana’ya aday olacak kişinin kentin kimliğini bilmesi gerekir. Adana müthiş bir entelektüel birikimi olan bir kent aslında. Ama bunu kaybetti son 10 yılda. Sanayicisi gitti, taciri gitti, gelir durumu iyi olan insanları gitti, hepsi Adana’nın dışına gitti. Oysa bunların Adana’da kalması lazım. Bunun üstüne yenilerinin eklenmesi lazım. Belediye başkanı Adana’ya kimlik kazandıracak. Belediye başkanları eğer ben cebimi doldurayım diye bakarsa Adana kaybeder. Hep öyle bakıldı Adana kaybetti.

Ramazan Akyürek: Başarılı belediyeleri saydınız. Bunun yanında Adana’nın metropol belediyesi olan CHP’den Çukurova Belediyesi var. Bu belediyenin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

BÜTÜN BELEDİYELERİMİZİ TAKDİR EDİYORUZ

KILIÇDAROĞLU: Biz bütün belediyelerimizin çalışmalarını takdir ederiz. Bir eksik varsa o eksiği hemen gidermekte isteriz. Şunu kabul ederim ben yani her insanın eksiği olabilir. Kurumsal kimliği olan belediyelerde de eksik vardır. Ama bu eksiği gidermek için bazı unsurlar vardır. Bunlardan birisi gelirdir. Belediyelerin gelirleri bellidir. Belediye başkanı çalışkan olması lazımdır. Belediye başkanı halkla kaynaşması lazımdır. Halkın arasına gitmesi lazım oturması lazım, konuşması lazım, belediye başkanının seçildiği beldeye hesap vermesi lazım. Demokrasilerde hesap verme kültürünün gelişmesi lazım. Ya ben vergileri topladım istediğim gibi harcarım. Hayır. Hiç kimse istediği gibi harcayamaz. Eğer halktan vergi topluyorsa, gelir elde ediyorsa o halka hesap vereceksin, demokrasinin temel kuralı budur. Bütün belediye başkanlarımıza, biz kendimiz mutlaka bulunduğunuz belde de halka hesap verin halka hesap vermek namuslu bir politikacının görevlerinden birisidir. Çünkü seçim kurulunun takdirine göre belirlememiz gerekiyor. Ama bugünden kaç tane adayımız çıktıysa şu talimatı veriyoruz. Gidin çalışın. Kamuoyu yoklamasını yapın. Yoklamada ne çıkarsa o bizim tercihimiz olacaktır.

Ercan Yılmaz: Seçimler zamanında yapılacak. Daha önce adaylarınızı 2013 başı itibariyle açıklayacağınızı deklare etmiştiniz. Zamanında yapılacak olan yerel seçimler için yine erken aday açıklama yöntemine başvuracak mısınız?

BELEDİYEMİZİN OLMADIĞI YERLERDE ERKEN AÇIKLAYACAĞIZ

Erkene alınması halinde o tarihlerde adaylarımı açıklayacağımızı söylemiştik. Şimdi normal zamanda yapılacağı söyleniyor. Normal zamanda yapılması yine bizim adaylarımızı belirlememize engel değil. Yasal olarak zaten seçim takvimini beklemek durumundayız. Bazı yerlerde zaten aday adayımızı şimdiden açıkladık. Bazı yerlerdeki başarılı belediyecilerim kendilerini biliyor zaten.  Daha çok bizim belediye başkanlarımızın olmadığı yerlerde, diğer partili belediye başkanlarımızın olduğu yerlerde adaylarımızı daha erken belirleyeceğiz.

Ercan Yılmaz: Peki Adana’da CHP tabanında bir ön seçim beklentisi var. Yerel seçimlerde adaylarınızı belirlerken ön seçim yapacak mısınız?

BÜTÜN ÜYELERİMİLZE EĞİLİM SEÇİMİ YAPACAĞIZ

KILIÇDAROĞLU: Eğilim seçimi yapacağız. Bütün üyelerin görüşlerini alacağız. Sadece delegelerin görüşlerini değil bütün üyelerin görüşlerini alacağız. Yani partiye kayıtlı kim varsa sandığı koyacağız. Siz şu belediyede kimin aday olmasını görmek istiyorsanız gelin sandığa oy atın diyeceğiz. Adana aday adayları belli zaten onlar şimdiden çalışıyorlar. Bize oy verin diyorlar, broşürler dağıtıyorlar. Partiler kimi arzu ediyorsa eğilim yoklamasını yapacağız ki oylarını kullanacaklar. Sadece eğim yoklaması değil de birde halka soracağız. Zaten ikisi çakışırsa biz aradığımızı bulduk demektir.

Ercan Yılmaz: Siz Adana genelinde anket yaptırdınız mı?

BAŞKANLARIMIZIN PERFORMANSINI ÖLÇÜYORUZ

KILIÇDAROĞLU: Şu anda biz kendi belediye başkanlarımızı başarı ve ölçme yönünde anket yapıyoruz. Anket yapma tekniğine göre halka sorularımızı yöneltiyoruz. Onun dışında bizim partinin belediye başkanı olmadığı ama nüfusunun 100 binin üzerinde olan yerler var. Oralarda da kısmen çalışmalar yapıyoruz. Eksikler nelerdir? Kimi belediye başkanı olarak görmek istiyorlar? CHP’den beklentileriniz nedir? Gibi soruları anketlerle soruyoruz. Tabi adayların kendilerine anket yaptırması saygı duyulacak bir şey, ama biz parti olarak şöyle bir yöntem istiyoruz, adaylarımızdan ve belediye başkanlarımızdan bağımsız bir anket yaptırıyoruz. Her türlü manipülasyona kapalı olsun diye bir ankette yapılıyor. Bir firmayla değil birden fazla firmayla anket yaptırıyoruz. Dolayısıyla anket sonuçları kendi içinde iş tutarlılığı olsun, hem manipülasyona kapalı olsun, hem gerçeğe daha yakın sonuçlar elde edelim diye böyle bir çalışma yürütüyoruz.

Ramazan Akyürek: Mevcut hükümetin muhalefet belediye başkanlarına karşı baskı söz konusu, bu iddia ediliyor. Adana’da da bu iddia yaşanıyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

CEZAYI HALK VERİR

KILIÇDAROĞLU: Belediyelerde denetim yapılmaz mı yapılır tabi. Denetim yönetimin en etkili halkalarından biridir. Sadece belediyeler değil. Ama seçimle gelen bir belediye başkanının suçüstü ya da ciddi bir yolsuzluk olayı vardır. Bu tür şeyler varsa tutuklanabilir. Ama onun dışında siyasetten tutuklanmalarını doğru bulmuyorum. Neden? Bunlar seçimle geldi. Cezayı verecek olanda halktır zaten. Bir daha onu seçmez. Yani demokrasi kültürümüzü biraz geliştirmek lazımdır. Siyasi iktidar, mesela bizim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nı 397 yıl hapis cezasına çarptırılıyor. Bu kişinin dört defa dünyaya gelmesi lazım ki cezasını ödemesi lazımdır. Bunlar komik cezalardır. Bende uzun yıllar devlette uzun yıllar denetim görevi yaptım. Ama denetimin eğitici işlevi vardır. Denetim cezalandırıcı bir işlev değildir. Denetim sadece karşımdaki kişiyi cezalandırmak değildir o otoriter bir rejimdir. Bir adamın kellesini alacaksınız, gir al gel der, neyle alayım der, ne bulursan al gel der. Ben çıktım Kayseri de topladığı rüşvetleri kendi el yazısıyla defterine not almış. El defterini gönderdim sayın başbakana. Kayseri Büyükşehir Belediyesine denetim elemanı göndermedi. Niye göndermiyor? Aynı anda İzmir’e 52 denetime elemanı gönderiyor. Ne buldular? Dediğim gibi denetim cezalandırmayla olmaz. Cezalandırma amaçlı olmamalı. Evet, doğruyu bulursunuz. Verirsiniz mahkemeye ona itirazım yok. Ama yolsuzluk yoksa ben seni görevden alacam, açığa alacam. Bunlar çok sık başvurulan yöntemler değildir. Çok ender olağan üstü geçerli olan kurallardır. Eğer siz olağan üstü kuralları olağanlaştırırsanız baskıcı bir yönetimi egemen kılmış olursunuz.

Ercan Yılmaz: 2009 seçimlerinde Adana hızlı ve olağanüstü bir seçim atlattı. Önümüzde ki yerel seçimlerde de olağanüstü seçim olması bekleniyor mu? Adana’da özel bir çalışma yapacak mısınız?

GÖZÜNÜ RANT BÜRÜYEN ADAMDAN BELEDİYE BAŞKANI OLMAZ

KILIÇDAROĞLU: Adana bizim için çok önemli. Adana’yı almak istiyoruz. Adana Yılmaz Güney’in memleketi, Orhan Kemal’in memleketi, Yaşar Kemal’in memleketi baktığımız zaman bu isimler sosyal demokrat hatta daha da soldalar bunlar. Adana’ya bu yakıştığına göre Adana’nın belediye başkanı tabii ki sosyal demokrat parti başkanı yakışır. Adana’yı dünya markası yapmak için kent kültürüne sahip birinin olması lazım. Gözünü rant bürüyen adamdan belediye başkanı olmaz. Gözüne rant bürüyen belediye başkanı kente değil kendisine çalışır. Benim belediye başkanlarıma talimatım şu; kendinize değil kentinize çalışacaksınız. Adana için Adana’ya çalışacak.

Ercan Yılmaz: Son olarak Adana’ya neler iletmek istersiniz?

ADANALI DEMOKRATİK YOLDAN CEZALANDIRSIN

KILIÇDAROĞLU: Adana’yı da Adanalıyı da çok seviyorum. Müthiş bir yer. 1960’lı yıllarda Adana’ya ilk defa gitmiştim. O yıllarda küçük ve mütevazıydi ama yine de çok canlıydı Adana. Adana her taraftan göç alıyor. Dinamik bir kent. Genç bir nüfusu var. Siyasi otoritenin kentleşmesinden ötürü, teşvik politikasının yanlışlığından ötürü Adana’da fabrikalar sökülüp başka yere götürülüyor. Bu doğru değil, bu Adanalıyı cezalandırmaktır. Adana’ya Adanalıya önerim şu; Cumhuriyetin kuruluşundan 2002 yılına kadar Adana yukarıya giden bir çıtaydı. 2002 yılından sonra Adana’nın grafiği aşağıya doğru indi. Bunu yapanı Adanalı demokratik yoldan cezalandırsın.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
takipçi satın al