Kızamık salgınına aşı - Adana UlusAdana Ulus

2 Ağustos 2021 - 03:17

Kızamık salgınına aşı

Kızamık salgınına aşı
Son Güncelleme :

31 Ocak 2013 - 12:16

Adana-Osmaniye Tabip Odası Başkanı Dr. Ali İhsan Ökten, olası kızamık salgınının önlenmesinde Sağlık Bakanlığının aşı programına uyulmasını önerdi.

Tabip Odası Başkanı Dr. Ali İhsan Ökten, yazılı açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

tabip_odayk”Sağlık Bakanlığı tarafından Kızamık ve Kızamıkçık hastalığına karşı bir mücadele programı yürüten ve bu mücadele programı kapsamında 2015 yılına kadar yerli virüs geçişini durdurmayı, 2015 yılından sonra ülke dışından gelecek virüslerin yerleşmesini önlemeyi ve kızamığa bağlı ölümleri engellemeyi hedefleyen ülkemiz, Sağlık Bakanlığı Kızamık Bilim Danışma Kurulu değerlendirmesine göre dış kaynaklı başladığı ifade edilen ve hızla artış eğilimi gösteren kızamık vakalarıyla birlikte yeni bir süreci yaşamaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından Aralık ayı içerisinde yapılan açıklamada ”Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2012 yılında Romanya, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Fransa, Almanya, İspanya, İtalya, İngiltere, İrlanda ve sınır komşularımız olan İran, Irak ve Suriye’de salgınların görüldüğü, Ülkemizin bulunduğu konum ve günümüzde artan insan hareketleri sebebiyle yurt dışı kaynaklı virüs riski altında olduğu, Ülkemizde 10 Aralık 2012 tarihi itibarıyla başta İstanbul olmak üzere toplam 101 yurt dışı kaynaklı kızamık vakası görüldüğü ve bunların tamamının iyileştiği” bildirilmiştir. Ülkemizdeki yasal düzenlemelere göre; kızamık ihbarı ve bildirimi zorunlu bir hastalık olarak bildirilmesine rağmen Adana Tabip Odası olarak 13.12.2012 tarihinde Adana Halk Sağlığı Müdürlüğünden Adana ilinde kızamık vakalarının görülüp görülmediğini, eğer görüldü ise kaç çocuğun bu durumdan etkilendiğini, olası bir kızamık salgınına karşılık mutlaka önlemler alınması gerektiğini bildirmemize rağmen 28.12.2012 tarihinde odamıza gönderilen cevabi yazıda herhangi bir kızamık vakasının görülmediği bildirilmiştir. Ancak son aylarda ülkemizde olduğu gibi Adana’da da kızamık hastalığının giderek daha fazla görüldüğü duyumları her geçen gün artmaktadır. Buna neden olarak hem Sağlık Bakanlığı, hem de Türkiye Halk Sağlığı Müdürlüklerinden gerek aile hekimlerine gerekse de resmi kurumlara gönderilen resmi yazılardan bu durum anlaşılmaktadır. Bu yazılarda öncelikle Aile Hekimlerine çalıştıkları ASM’lerin riskli bölgede olup olmadıklarını öğrenmek için TSM’lerine sorup öğrenmeleri gerektiği bildirilmiştir. Riskli bölgedeki Aile Hekimlerinin yapacakları şöyle sıralanmıştır; “6 ay-11 ay bebekleri çağırıp, 6-9 ay arasına kızamık, 9-11 ay arasına MMR aşısı yapılması (performans dışı), 12 aylık bebeklere performans dahilinde MMR aşısı yapılacak, 13 ay-4 yaş arası çocuklar çağrılıp aşılama durumu sorgulanmaksızın MMR aşısı yapılacak, Ana sınıflarındaki çocuklar, ilköğretim 1. Sınıflar ve 15 yaşına kadar olan diğer sınıflar TSM’ler tarafından aşılanacaktır” Kısaca 6 ay ile 15 yaş arasındaki herkes aşılama durumu sorgulanmaksızın kızamık içeren aşı uygulaması gerekmektedir” dedi.

 

Diğer yandan yaşanan kızamık vakalarının artışı süreci ülkemizde son on yıldır yürütülen Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sağlık ve sosyal güvenlik alanında yarattığı tahribatın etkilerini görmek ve değerlendirmek açısından da bir veri niteliğinde olduğunu da belirten Dr. Ökten,”Halk sağlığı bireysel aile hekimliği sistemleri üzerinden değil, sağlık ocakları gibi koruyucu sağlık hizmetlerinin daha sistematik olarak sunulduğu sağlık politikaları ile korunabilir. Geçmiş dönemlerde ülkemiz dünyaya örnek olacak şekilde bunun çok güzel örneklerini vermiştir. Bu noktadan hareketle kamuoyundaki ve hekimler arasındaki soru işaretleri giderilmelidir. Ayrıca konu ile ilgili olarak, süreci zedeleyici, aşılama, hastalık izleme, tanı ve tedavi aşamalarını aksatıcı haber, açıklama, tavır ve tutumlardan kaçınılmasının önemini de vurgulamak isteriz” şeklinde konuşan Dr. Ökten, kamuoyu ve yetkililerle paylaşmak istediği öneri ve beklentilerini şöyle sıraladı:

1. Bazı illerimizde uygulanan salgın kontrolüne yönelik aşılamalar yerine bağışıklama       hizmetinin aşılanması gerekenlere ulaşacak biçimde uygulanması gerekmektedir.

2. Bulaşıcı hastalıklarla savaşın bir parçası olarak kızamık elimininasyonu ve eradikasyonu sağlık alanında kararlı ve tam bir işbirliği gerektirir. Bu konuda Adana Tabip Odası olarak her türlü işbirliğine hazırız.

3. Sağlık Yönetimin hastalık bildirimlerini “saydamlık” ve “hesap verebilirliği” usulüne uygun bir biçim ve içerikte kamuoyu ile paylaşılmalıdır.  Bu nedenle Adana’da kızamık hastalığıyla ve aşılama ile ilgili en son durum nedir?

4. Halkımız Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen programa uymalı ve sağlık kurumları tarafından yapılan aşıları-eğer kendilerine veya çocuklarına yapılması gerekiyorsa- mutlaka yaptırmalıdır.

5. Hekimlerin kızamık tanısı alan hastalarının kayıt ve bildirimi konusunda özenli davranmaları salgının boyutunun anlaşılmasına katkı sağlayacaktır.

6. Sağlık Bakanlığı ve yerel yöneticiler süreci saklama yerine, süreci daha açık ve etkin yönetmelidir.

TTB ve Adana Tabip Odası Bulaşıcı hastalıklarla savaşımda halkın sağlığını korumak adına hekimliği kamu yararına yapma kararlılığındadır. Adana Halk Sağlığı Müdürlüğünden konu ile ilgili sağlıkçıları ve vatandaşları tatmin edici bir açıklamayı bekliyoruz”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
takipçi satın al