Korgeneral Bostancı,Müsteşar oldu
Manşet Haber 11.08.2013 12:43:04 0

Korgeneral Bostancı,Müsteşar oldu

Korgeneral Bostancı,Müsteşar oldu

mustesar_bostanciAdana 6. Mekanize Piyade Tümen ve Garnizon Komutanlığı görevini yürütürken, Tümgeneral rütbesinden Korgeneralliğe terfi ederek Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı’na atanan Sezai Bostancı Ankara’daki yeni görevine başlamadan önce Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zihni Aldırmaz’a veda ziyaretinde bulundu.

Korgeneral Sezai Bostancı Adana’da görev yaptığı süre boyunca güzel dostluklar kurduğunu kaydederek, “Adana’da görev yapmaktan bu şehri ve insanlarını tanımaktan son derece mutlu oldum. Bu güzel şehirden çok güzel anılarla ayrılıyorum. Görev yaptığım süre boyunca Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili olarak şahsıma gösterdiğiniz yakınlıktan ve kurumlarımız arasındaki işbirliğindeki katkılarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum”  diye konuştu.

Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zihni Aldırmaz ise Korgeneral Bostancı’nın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Sizin gibi değerli bir Komutan ile çalışmaktan bizler de büyük memnuniyet duyduk. Gidişiniz her ne kadar bizleri üzdüyse de, çok önemli bir göreve atanmanızdan dolayı sizin adınıza mutluluk duyduk. Adana’daki görev sürenizde şehrimize yaptığınız katkılardan dolayı size kent halkı adına şükranlarımı sunuyor ve Ankara’daki önemli görevinizde size başarılar diliyorum” dedi.

Zihni Aldırmaz, Korgeneral Sezai Bostancı’ya Adana hatırası olarak çeşitli armağanlar sundu.

YAZARLAR

İfral TURGUT

BAHARI BEKLERKEN Hüseyin Öğretmen Artvin’e atanmıştı. Kendisini sevdirdi yeni tanıdıklara. Derin dostluklar kurdu. Ev sahibi ile de dost olmuştu. Hüseyin’i evladı gibi seven ev sahibi artık evlilik zamanının geldiğini söyleyerek onu Melahat ile tanıştırdı. İki genç birbirlerini beğendi ve evlenmeye karar verdiler. Hüseyin bu durumu ailesine bildirdi ama ailesi bu durumdan hiç memnun olmadı. Şiddetle karşı çıktılar. Çünkü kendilerinin de bir gelin adayı vardı. Tüm engelleme çabalarına rağmen Hüseyin Melahat ile evlendi. Uzun yıllar evli kaldılar ve iki çocukları oldu. Yaşananlar çeşitli problemler doğuruyor, problemler, beraberinde sağlık sorunlarını getiriyordu. Yıl, 1984. Bir gün kapı çalındı. Gelen kendisinden 12 yaş küçük, ama gençlik yıllarında birlikte futbol oynadıkları Sami Demirtuna idi. Sami yıllardır Almanya’da çalışıyordu. Orada meslek okuluna gitmiş, terapist olmuştu. Sami, “Nasılsın ağabey,” diye sorunca. Hüseyin, ona uzun uzun baktı… Bakışlarında hayata karşı duyduğu küskünlüğü, kırgınlığı ve tükenmişliği vardı. Cılız bir sesle, “Yorgunum dostum, yorgunum. Vefasız yıllara, vefasız yakınlarıma dargınım ,” dedi. Sami, Hüseyin’in elini tuttu, “Merak etme iyileşeceksin, yine tüm dostlar bir araya geleceğiz,” dedi. Sonra kalktı, kapıda veda ederken, Melahat Hanım, hastalığın adını söyledi: Kanser. Soğuk bir geceydi. Sami o gün yaşadıklarından çok etkilenmişti. Bir kağıt kalem aldı eline ve içini döktü kağıda. Şiir bittikten birkaç gün sonra, tekrar gitti arkadaşının yanına ve şiiri okudu. Hüseyin mutlu olmuştu. Sevindi, teşekkür etti. Daha sonra Sami şiiri, Selçuk Tekay’a verdi. Şiir aylar sonra şarkıya dönüştü. Sami bu sefer şarkıyı telefonda Hüseyin’e dinletmek istedi. Heyecanla çevirdi numaraları. Telefondaki ses buz gibiydi: “Hüseyin Beyi kaybettik.” Baharı beklerken ömrüm kış oldu Gözümde her zaman biraz yaş oldu En güzel duygular bana düş oldu Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık Tutmadı ellerim sıcak elleri Duymadım aşk denen tatlı sözleri Taşıdım gönlümde acı izleri Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık İçimde ateşler söndü kül oldu Aşk bahçem kurudu sanki çöl oldu Yar bildim o bile bana el oldu Yorgunum dostlarım, yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık. HÜSEYİN’E KENDİNİ ANLATAN ŞARKIYI DİNLEMEK KISMET OLMADI. • AMA SİZ O ŞARKIYI SÖYLERKEN VEYA DİNLERKEN HÜSEYİNİ ANARSINIZ HERHALDE.

30.8° / 18.5°