EKREM İMAMOĞLU’NA KURUM’SAL KATKI!

Son büyük seçimlerin üzerinden bir yıl geçmedi. Yine çok önemli seçimler için 31 Mart 2024 Pazar günü sandığa gideceğiz.

Eğer demokrasiyle seçim yapma kabiliyeti arasında doğru orantı olsaydı, Türkiye dünyanın en demokratik ülkeleri arasında ilk sırada yer alırdı.

Son büyük seçimlerin üzerinden bir yıl geçmedi. Yine çok önemli seçimler için 31 Mart 2024 Pazar günü sandığa gideceğiz.

Yerel seçimler 81 şehirde yapılacak ama merkezinde İstanbul var. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin devasa bütçeli kurum olması iktidarı yakından ilgilendiriyor. Bedrettin Dalan ve Nurettin Sözen’den sonra İstanbul’un üçüncü “yaşayan efsane” belediye başkanı olan Tayyip Erdoğan İstanbul’a özel bir önem veriyor.

Bir önceki (31 Mart 2019) seçimde “İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder” gibi veciz bir tespit yapmıştı. AKP İstanbul’u kaybetti ama Türkiye’yi elinde tuttu!.. Yine o seçimde, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sait Hüseyin Halit es-Sisi’yi gıyabında CHP adayı olarak seçmenlere takdim etmişti:

-Şuna karar vereceksiniz, bu seçimi Binali Bey mi kazanacak Sisi mi?

AKP adayı Binali Yıldırım kazanmadı. Ama Sisi de kazanmadı. Çünkü zaten General Sisi İstanbul seçiminde aday olmamıştı. Ayrıca yabancı bir devlet başkanının İstanbul Belediye Başkanı seçilmesi de Anayasal ve yasal olarak mümkün değildi.

İstanbullular Cumhurbaşkanına inanmayıp diğer adaya oy verdiler:

Sandıktan Ekrem İmamoğlu çıktı!

Erdoğan “bu sayılmaz” dedi.  İstanbul bir daha seçime gitti. Seçmenler yine “Ekrem İmamoğlu” dediler. CHP adayı 800 bin oy fark attı!

Aradan beş yıl geçti. Binali Yıldırım siyasi hayatını tamamladığı için Tayyip Bey bu sefer genç bir adayla İstanbulluların karşısına çıktı: Murat Kurum!

Fakat şu var ki Kurum, Ekrem İmamoğlu ile aynı sıklette değildi. Erdoğan her daim “Başpehlivanlığa” güreşen bir siyasetçi oldu. İmamoğlu da öyle… Ortak noktaları ikisinin de 70 bandında olması… Tayyip Erdoğan 70 yaşında, Ekrem İmamoğlu 1970 doğumlu!

Murat Kurum daha çok genç. İki başpehlivan arasında biraz ezildi. Sanki erken başpehlivanlığa soyunmuştu. Arada büyük deste var, büyük orta var, başaltı var. Ondan sonra başa güreşmek mümkün!

Ama kendisini takdir etmek gerekiyor. İstanbul’u tanımak konusunda bir hayli mesafe kat etti. Mesela İstanbul’da hangi çekmecenin büyük, hangi çekmecenin küçük olduğunu artık biliyor. Eski İstanbul Valisi’nin yaptığını yapmıyor. Üsküdarlılara “Üskardalılar” demiyor! Bu da bir başarı elbette…

Seçim propaganda dönemi de çok “nezih” geçti denebilir… Özellikle iktidar partisi, kullandığı dil, hitabet, rekabete saygı ve eşitlik bakımından 10 üzerinden 10 alabilir.

 Tarafsızlık, hükümette bulunmanın avantajlarıyla devlet olanaklarını seferber etme konuları da her türlü takdirin üzerinde olduğu aşikardır…

Tam bir dostluk yarışı şeklinde geçti kampanya dönemi…

Ekrem İmamoğlu seçimden bir gün önce iktidarın yaydığı dostane havaya karşılık “31 Mart’ta seçimi kazandığımda” diyerek şu sözü vermelidir:

-İstanbul’u Murat Kurum ile birlikte yöneteceğim!

-Nasıl?

-Her 23 Nisan’da İBB Başkanı koltuğumu sevgili Murat’a vereceğim!

Sekiz kilometreyi sekiz adımda geçen Kurum beş yılda beş kere İBB başkanı olmak suretiyle beş yıl görev yaptığı hissiyatını yaşayabilir.

Bu şekilde ne olur ki derseniz cevabı basit:

-Ekrem İmamoğlu’na Kurum’sal katkı!


Nazım ALPMAN

28.03.2024 21:41:00

YAZARLAR

İfral TURGUT

BAHARI BEKLERKEN Hüseyin Öğretmen Artvin’e atanmıştı. Kendisini sevdirdi yeni tanıdıklara. Derin dostluklar kurdu. Ev sahibi ile de dost olmuştu. Hüseyin’i evladı gibi seven ev sahibi artık evlilik zamanının geldiğini söyleyerek onu Melahat ile tanıştırdı. İki genç birbirlerini beğendi ve evlenmeye karar verdiler. Hüseyin bu durumu ailesine bildirdi ama ailesi bu durumdan hiç memnun olmadı. Şiddetle karşı çıktılar. Çünkü kendilerinin de bir gelin adayı vardı. Tüm engelleme çabalarına rağmen Hüseyin Melahat ile evlendi. Uzun yıllar evli kaldılar ve iki çocukları oldu. Yaşananlar çeşitli problemler doğuruyor, problemler, beraberinde sağlık sorunlarını getiriyordu. Yıl, 1984. Bir gün kapı çalındı. Gelen kendisinden 12 yaş küçük, ama gençlik yıllarında birlikte futbol oynadıkları Sami Demirtuna idi. Sami yıllardır Almanya’da çalışıyordu. Orada meslek okuluna gitmiş, terapist olmuştu. Sami, “Nasılsın ağabey,” diye sorunca. Hüseyin, ona uzun uzun baktı… Bakışlarında hayata karşı duyduğu küskünlüğü, kırgınlığı ve tükenmişliği vardı. Cılız bir sesle, “Yorgunum dostum, yorgunum. Vefasız yıllara, vefasız yakınlarıma dargınım ,” dedi. Sami, Hüseyin’in elini tuttu, “Merak etme iyileşeceksin, yine tüm dostlar bir araya geleceğiz,” dedi. Sonra kalktı, kapıda veda ederken, Melahat Hanım, hastalığın adını söyledi: Kanser. Soğuk bir geceydi. Sami o gün yaşadıklarından çok etkilenmişti. Bir kağıt kalem aldı eline ve içini döktü kağıda. Şiir bittikten birkaç gün sonra, tekrar gitti arkadaşının yanına ve şiiri okudu. Hüseyin mutlu olmuştu. Sevindi, teşekkür etti. Daha sonra Sami şiiri, Selçuk Tekay’a verdi. Şiir aylar sonra şarkıya dönüştü. Sami bu sefer şarkıyı telefonda Hüseyin’e dinletmek istedi. Heyecanla çevirdi numaraları. Telefondaki ses buz gibiydi: “Hüseyin Beyi kaybettik.” Baharı beklerken ömrüm kış oldu Gözümde her zaman biraz yaş oldu En güzel duygular bana düş oldu Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık Tutmadı ellerim sıcak elleri Duymadım aşk denen tatlı sözleri Taşıdım gönlümde acı izleri Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık İçimde ateşler söndü kül oldu Aşk bahçem kurudu sanki çöl oldu Yar bildim o bile bana el oldu Yorgunum dostlarım, yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık. HÜSEYİN’E KENDİNİ ANLATAN ŞARKIYI DİNLEMEK KISMET OLMADI. • AMA SİZ O ŞARKIYI SÖYLERKEN VEYA DİNLERKEN HÜSEYİNİ ANARSINIZ HERHALDE.


“ SEYHAN BİZİM VAZGEÇİLMEZİMİZ”

CHP ADANA ÖRGÜTÜ GENEL SEÇİMLERE HAZIRLANIYOR

DEMİRÇALI’YI ZİYARET ETTİ

VALİ KÖŞGER’DEN GÜVENLİ VE DÜZENLİ TRAFİK VURGUSU

NAZIM ALPMAN YAZDI/ DEVLET 1 MAYIS’A SAYGI GÖSTERSİN!

KUŞ GRİBİ YUMURTA FİYATLARINI ARTIRDI

KARNAVAL KOMİTESİNDEN MEKTUP VAR

ZEYDAN KARALAR’DAN MHP İL BAŞKANINA “SİNEK” CEVABI

YERLİ SUSAM İÇİN  YERLİ ÜRETİM HAMLESİ

ÇUKUROVA BELEDİYESİ TENİS TURNUVASI BAŞLADI

FATİH GÜLER GÜVEN TAZELEDİ

18 İLDEN 400 SATRANÇ SPORCUSU ADANA’DA YARIŞTI

CHP’Lİ BULUT: TASARRUFU SARAYDAN BAŞLATIN

SEYHAN NEHRİNDE GONDOLLA GEZDİLER

"YALANA VE ŞANTAJA ASLA BOYUN EĞMEYECEĞİZ"

CHP GERÇEĞİ YAYINLADI

ADANA’DA 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMASI