AŞIK OLABİLMEK DEĞİL, AŞIK KALABİLMEK

AŞIK OLABİLMEK DEĞİL, AŞIK KALABİLMEK






Köyün en güzel kızı Esma ile evlendirilmişti.  Yol arkadaşlıkları aileleri tarafından belirlenmiş iki insan. Esma istememişti bu evliliği. Adam kördü, çünkü. Yine de, ilk yıllar her şey iyiydi. Ya da, öyle gösterebildiler.





Ama sekiz yıl sonra komşu genç Hüseyin'e kaydı gönlü, Esma’nın. Üstelik henüz altı aylık bir de çocuğu vardı. Aşk bu, insanın gözünü karartır. Hüseyin’le gizli gizli buluşuyorlar, planlar yapıyorlardı. Aşk onları da kör etmişti sanki





Koca görmüyordu ama hissediyordu her şeyi. Anlamıştı, kaçacaklardı. Hem de o gece. Hiç uyumadı adam ama uyumuş gibi yaptı.   Esma da uygun zamanı bulunca, aldı bohçasını, koştu Hüseyin’e.





Bir an evvel köyden uzaklaşmaları gerekiyordu. Durmadan yol aldılar. Gece yarısı soluklanmak için bir çeşmenin başında durdular. Bitkinler, açlar, ceplerinde bir kuruş para yoktu. Esma evden çıktığından beri ayakkabıları,( belki de çarıkları)  kendisini çok rahatsız ediyordu ama bir an önce köyden mümkün olduğunca uzaklaşabilmek için sıkıntıya katlanmıştı.  Çıkardı ayağındakileri bir de baktı ki içinde bir tomar para.. 'Bunca yıldır bende emeği var. Önüme bir tas çorba koymuşluğu var' deyip, biriktirdiği tüm parasını bir gece öncesinden karısının ayakkabısının içine koymuştu. Gurbette ele güne muhtaç olmasın diye...





Terk edilen o koca kimdi biliyor musunuz?  AŞIK VEYSEL





Eşi tarafından terk edilmek, çok yakmıştı, Veysel’in canını. O günden sonra sadece sazına verdi kendini.  Sazıyla söyleşiyor, sazıyla dertleşiyordu. Kahır sözleri de söylüyordu ara sıra. “Güzelliğin on para etmez, şu bendeki aşk olmasa,” diyordu  Her insanın yapamayacağı bir şey yapmıştı ama galiba, yine de sitemkardı Esma’ya. Hele altı aylık yavrusuyla yapayalnız kalmasını. Diyordu ki,





Bir vefasız zalim yare bağlandım,





Tarih üç yüz otuz beşte evlendim.





Sekiz sene bir arada eğlendim,





Zalim, kafir, yetim koydu kuzumu.





Hikaye burada bitmiyor.  Hüseyin'le Esma günün birinde perişan vaziyette döndüler köye.     Durumları iyi değil.  Veysel, torunu Çiğdem Özer’in anlattığına göre, hala, “Esmaların bir ihtiyaçları var mı,” diye sorduruyormuş





BEN YİNE KENDİ SORUMU SORACAĞIM:






  • ÖNEMLİ OLAN AŞIK OLABİLMEK Mİ, YOKSA AŞIK KALABİLMEK Mİ?






  • NE DERSİNİZ?



İfral TURGUT

26.09.2023 21:12:28

YAZARLAR


GÖNÜLLERİ ISITAN KONSER

Aydın SİHAY Yazdı / MUTLU EV

Ç.Ü’DE PİYANO FESTİVALİ VE YARIŞMASI

ÇGC PROJESİNE AB DESTEĞİ

SONER ÇETİN’DEN AÇIKLAMA VAR

TGC’DEN GAZETECİNİN GÜVENLİĞİ PANELİNİ

“HALKIN VİCDANI OLAN UĞUR MUMCU’YU SEVGİ VE SAYGIYLA ANIYORUZ”

Düzgün COŞKUN Yazdı/BENCİLLİK AVUKAT BEY’E YAKIŞMADI

ADANA'DA BİR FESTİVAL

BU AĞRI, YEMEYİ VE KONUŞMAYI ÖNLÜYOR!

TEMA VAKFI KURUCULARINI ANDI

CEYHAN’DA ZİNCİR MARKETLERE DENETİM

Hilal ULUDAĞ Yazdı/ İŞTE HAYAT BİR RASATHANE

Ergül HALİSÇELİK Yazdı / ZENGİNLERİN İKTİDARI, YOKSULLARIN YÜKÜ: OLİGARŞİ ÇAĞINDA DEMOKRASİ MÜMKÜN MÜ?

Nazım ALPMAN Yazdı/ÇAĞLAYAN ADALETİ!

Adnan GÜMÜŞ Yazdı/ MEB’İN SORULARA VERDİĞİ YANITLARA KAÇ PUAN VERİRDİNİZ?

HALK MARKETLERİN AÇILMASI BEKLENİYOR