BAĞIMSIZLIĞIN ÖNEMİ

BAĞIMSIZLIĞIN ÖNEMİ


Lozan imzalanmış ama kapitülasyonlar tam anlamıyla 1930 yılında bitirilmişti. Osmanlının borçları yine aynı tarihte bitecekti.





İsmet Paşa, kendi tabiriyle “namuslu bir borçlu” olarak, dışarıdan borç almadan Osmanlının bütün borçlarını ödedi. Yalnızca 1930 da ödenen 49 milyon beşyüz bin lira, giderler bütçesinin yüzde 14, 6 sıdır.





Umut 1930 yılıdır. Çünkü bu yıl borç bitecek, Lozan anlaşmasının son kayıtları ve kısıtlamaları da ortadan kalkacak, memleket gümrük bağımsızlığına kavuşacaktır.





Ama olmadı 1930 da dünya ekonomik krize girdi.Bu bunalımın ülkemize ilk darbesi, tarım ve ihraç maddelerinin fiyatlarının sıfıra düşmesiydi. Tabi bütçe sarsıldı.





Yine de bağımsızlıktan taviz verilmeden kapitülasyonlar bitirildi, dış borçlar kapatıldı. Çünkü kapitalist ve emperyalizme karşı asil bir direniş vardı.





Ekonomik bunalımdan dokuz yıl sonra 1 Eylül 1939 da ikinci dünya savaşı başlar. Ülke, savaşın ağır yükü altındadır. Yine de bağımsızlıktan taviz verilmez.





Elbette borç alınabilir. Ama ödeme gücün olduğu sürece. Daha sonra senin alacaklıya karşı boynun bükük olacaksa, yani bağımsızlığından taviz vereceksen o borç alınmaz. Çünkü borç yiyen kesesinden yer.





Menderes’in 10 yıllık iktidarının sonunda, var olan ağır dış borçların yanında teslim aldığı 134 ton altın 19 tona düşmüştür. Ülke tam anlamıyla batının, özellikle Amerika’nın kuklasıdır, elinde bir oyuncaktır.





Amerika ile dış işleri bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun imzaladığı ve bugün dahi tam anlamıyla bilinemeyen ve üstelik takdir yetkisinin Amerika’da olduğu ikili anlaşmalar yapılır.





Günümüzde ülkeyi yönetenler ve bu düzenden çıkarı olanlar “sürdürülebilir borçlanma” diye bir kavram ürettiler. Yani bir ülke dışarıdan borç bulabiliyorsa herşey güllük gülistanlıktır.





Peki gerçekten öyle mi? Alın size bir örnek. Yap işlet, devret modeliyle yaptırılan ve AKP nin “devletimizin kasasından beş kuruş ödemeden yaptırdık” deyip hava attığı, övündüğü köprüler, tüneller, şehir hastaneleri, vb. yatırımlar.





Bu yatırımları üstlenecek yandaş firmalar kredi bulamazlar. Hazine garanti verir ama yetmez. İngiliz bankerleri uluslararası tahkim isterler ve kabul edilir. Yani borçlar ödenmezse uluslararası hakemler devreye girecektir.





Bilirsiniz, muhalefet partileri, pandemi sürecinde mücbir sebep nedeniyle garantiden doğan ücretlerin ödenmeyip bu paraların halka verilmesini istiyorlar ve hükümetin gıkı çıkmıyordu.





Nasıl çıksın? Tahkim; açlık, yoksulluk, mücbir sebep dinler mi? Muhatap kişi ya da devletin donunu bile soyar alırlar. Çünkü bağımsızlığınızı kendi ellerinizle teslim etmişsiniz.





Bağımsızlık bir kişilik ve karakter meselesidir.





Geri kalmış ülkelerde iktidarın yolu genellikle Amerika’dan geçer. Amerikan gizli mahfillerinde onlara teslim olmaz, istedikleri ödünleri vermez iseniz şansınız yoktur. İstedikleri ödünleri verirseniz, o zaman da sizde bağımsızlık ruhu dumura uğrar.





Çağdaş demokratik yaşamın gereği özgür olmayı, birey olmayı bırakıp bir şeyh, bir gavs, bir mürşit bozuntuna biat etmişseniz, onunla ortaklık kurmuşsanız, onun bütün suçlarına ortaksınız demektir.





Yaşamı boyunca bir patrona ya da amirine inanmadığı, düşüncelerine katılmadığı halde “evet efendim” diyerek yaşamış birinden bağımsızlık bekleyemezsiniz.





Hak etmediğiniz bir koltuğa oturmayı göze almışsanız, bağımsızlığınız bitmiştir. Elinize bir lastik mühür verirler, önünüze gelen her evraka ha bire mühür basıp imza atarsınız. Ya da sizi o koltuğa atayan siyasi iradenin her dediğini yaparsınız.





Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar.





2002 yılında siyasete girmiş. AKP de 14 yıl Genel Başkan Yardımcılığı, 4 dönem milletvekilliği ve hoop 2018 de Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi rektörlüğüne atanmış.





DEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Celiloğlu, AKP ve MHP ilçe başkanlarıyla birlikte Balçova Belediyesi önünde yapılan açıklamaya katılmadığı için bu rektör tarafından istifaya zorlanmış.





Sonsöz: Serbest Pazar ekonomisinde en ucuz şey, insan karakteriymiş.





02 Temmuz 2020





Mahmut TEBERİK



Mahmut TEBERİK

2.07.2020 14:27:49

YAZARLAR


YÜREĞİR’E 7 YENİ HİBE ARAÇ

ÖNCE HASTA MI, ÖNCE ÇALIŞAN MI?

OYA TEKİN: KAPSAYICILIK VE EŞİTLİK TEMEL YÖNETİM ANLAYIŞIMIZ OLACAK

LEZZET ARASI’NIN YENİ DURAĞI ADANA OLDU

YÜREĞİR BELEDİYESİNDEN 230 TEKERLEKLİ SANDALYE

5 YILDA 76 BİN 156 KİŞİ DOLANDIRILDI

DÜNYA USTALAR ŞAMPİYONASINDA ADANA’NIN GURURU

ADANA'DA 2 BİN 316 EV VE İŞYERİNİ TESLİM ETTİK

DEDEMAN OTEL OLARAK AÇILIYOR

DEMİRÇALI’DAN BAKAN KURUM’A SORULAR!

AİLELERİN TERCİHİ YUMURTALIK SAHİLLERİ OLACAK

150 ANAOKULUNDA SATRANÇ TURNUVASI

YAZ AYLARINDA SPOR SAKATLANMALARI ARTIYOR!

CHP VE AK PARTİLİ VEKİLLER İLE BAŞKANLAR BİRARADA

ADANA DEMİRSPOR BOLU’DA SEZONA HAZIRLANIYOR

BAKAN KURUM DEPREM KONUTLARI İÇİN TARİH VERDİ

İTALYA ADANA DEMİRSPOR’A VİZE VERMEDİ