HAKÇA OLMAYAN BÖLÜŞÜM “DİLEK” DEĞİL, YAZGI DA…

Yeni bir yıla girdik, bu ülkeyi bu çıkmaza sürükleyenlerden bolca “iyi dilekler” duyduk ya; “haydi öyle olsun” dedim içimden yüzlerine karşı…

Yeni bir yıla girdik, bu ülkeyi bu çıkmaza sürükleyenlerden bolca “iyi dilekler” duyduk ya; “haydi öyle olsun” dedim içimden yüzlerine karşı… Haydi insanların doymasını sağlasınlar, barış içinde yaşamalarına katkı yapsınlar, varlıklarını göstermede olanaklar sunsunlar, ileri sürdükleri/ bugüne değin gösterdikleri çabalarının sonucunu artık söylesinler! Bu zaman dek kimse neden” dilekte” bulunduklarının hesabını sormadı, üstelik bu “dilekleri” taşımalarından dolayI omuzlarda taşındı; artık zamanı gelmedi mi “dileklerin” gerçekleşmesinin?

İnsanlar -caklara/ -ceklere sığınmak, geleceklerini buna göre oluşturmak, ucu açık/ belirsiz/ aldatıcı/ umursamaz söylemler duymak istemiyor artık! Yönetenler ne yaptılarsa ne yapmayı düşünüyorlarsa onu söylemelerini istiyor; bu zor mu? 

***

Üreticilerden başlayalım mı? Geçtiğimiz yıl hiç de iyi geçmedi onlar için! Özellikle bölgemizde tarımsal don olayı nedeniyle, birçok çiftçi beklediği ne geliri elde edebildi ne de zamanında “destekler” gelebildi! Bu yurdun topraklarını, topraklarının verim gücünü yaban atanlar, bakın birçok tarımsal ürününün dışalımla alınmasının önünü açtı! Onlar için hava hoş! “Yerli/ milli” deyip, gıdayı bile tohumundan/ girdilerine/ gübresine değin “yabancının” eline bırakmak hiç de zorlarına gitmiyor olmalı! Bu yurdun çiftçisi buğdayı, mısırı, pamuğu, diğerlerini binlerce kilometre uzaktaki ülkelerin üreticilerinden neden daha pahalı üretir, neden “daha ucuz” denilerek dünyanın öbür yüzünden getirilen besinler tükettirilir?

 Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, geçtiğimiz yıllardan bu yana Kapalı Devre Basınçlı Sulama Sistemi’nden söz ediyor! Sulama konusunda bugüne gerçekleşmemiş olması yanlış! Ancak bu projenin yatırım programına alınması için 2025 yılı boyunca çabalamışlar, 2026 yılında da savunmayı sürdüreceklermiş. Şunu neden söylemiyorlar; tarımda üretim sorunu olduğu gibi, ürünü ekme/ yetiştirme/ hasat sorunu da var, bakın bugün Adana bölgesinde narenciye üreticisinin durumunu görün… Bakanlığın yaptığı yeni yıl açıklaması şöyleydi; “2026 yılının; başta üreticilerimiz olmak üzere, ülkemize ve tüm insanlığa barış, huzur, sağlık ve bereket getirmesini diliyoruz.” 2026 yılı, ilk günden iyi başlamadı, üretici toprağını nasıl koruyacağından uzak…

***

Emeklilerden söz etmeden yeni yılın gerçek yüzünü anlatmak olası mı? Bugün milyonlarca insanın gözü kulağı, açıklanacak maaşlarda. 2025’in son aylarında TÜİK’in açıkladığı enflasyon farkı yüzde onbiri geçti; yıllık artış yüzde otuzbiri buldu. Bu tablo, emeklinin cebine yansıyacak zammın aslında bir “açlık” olduğunu da gösteriyor. Bugün en düşük emekli aylığı geçtiğimiz temmuzda 16 bin 881 TL olarak açıklanmıştı. Şimdi ocak ayıyla birlikte bu rakamın onsekiz/ dokuzbin TL bandına olacağını gösteriyor. Memur emeklileri için de toplu sözleşme farkı ile enflasyon payı eklenerek benzer bir artış hesaplanıyor.

Sabahtı, bir zincir marketten ekmek alırken gördüm, çalışanlar bir gün önceki fiyat etiketlerini topluyordu, sorduğumda da “asgari ücret belirlendi belirleneli, her gün farklı ürünlerin fiyatlarını değiştiriyoruz” dedi. “Sağlıklı, erinçli, verimli bir yıl” dileyenlerin gözleri önünde yapılıyor bunlar unutmayın! “Fahiş fiyata ödün vermeyeceğiz” diyenlerin gözleri önünde… Sonrada, yurttaşın karşısına çıkmadan, bedeli yine yurttaşın cebinden alınan “telefon iletileriyle” yeni yıl için “iyi dilekler” dağıtıyorlar Noel Babacıkları gibi…

 ***

“İyi dilekler”, içinde emek/ içinde duygudaşlık/ içinde insan/ içinde sevgi olmadıkça karın doyurmuyor, mutfaktaki yangını söndürmüyor yaşandığı gibi… Bugün tarımda yaşanan çarpıklar, emekli aylıklarına yapılacak “açlık sınırı” altında kalacak olan artışlar “dileklerin” konuşulduğu süreçte böyle karşımıza çıkmamalı! Bu denli yurttaş/ yöneten makas aralığı yaşanmamalı!

Üreticiyi tarlasına, emekliyi ekmeğine küstürüyor bu yapılanlar; köksüz sözlerle günü kurtarmaya çalışmaktan ısrarla uzak durulmuyor, algı ardında koşmanın “yaşam” sayılmasını istiyorlar. Oysa toprağın verimini dışalıma bırakanlarla, emeklinin hakkını enflasyon canavarına yem edenlerle aynı sistemin ögeleridir. Halkın cebinden eksilen her kuruşun hesabı sorulmadıkça, telefonlara düşen kutlama iletileri aldatmacadan öteye geçmeyecektir. Yalnız 2026 yılı değil, yaşam boş umutların değil; üreticinin toprağına, emeklinin aşına sahip çıktığı, hakkını alacağı dirençte olmalıdır. Yaşanan bu yoksulluğun, bu hakça olmayan bölüşümün “dilek” sayılmadığı “yazgı” da olmadığı gerçeğinin bilinmesi gerek… 

 


Oktay EROL

2.01.2026 16:10:00

YAZARLAR


TGC: GAZETECİYİ TEHDİT, HABER ALMA HAKKINA SALDIRIDIR

Nazım ALPMAN Yazdı/ÇİLE CUMHURİYETİ BELGESELİ!

ÇGC’DE 31 OCAK’TA SEÇİM VAR

Ergül HALİSÇELİK Yazdı / KASA KAZANIYOR, TOPLUM KAYBEDİYOR: BAĞIMLILIĞIN EKONOMİK VE POLİTİK ARKA PLANI

ADANA’NIN PAMUK TARİHİNİ YAZDI

ZİRAAT BANKASI’NDAN VALİ ZİYARETİ

ADANA’DA TOPLU TAŞIMA ESNAFINA PROMOSYON DESTEĞİ

TGC TÜRKİYE GAZETECİLİK BAŞARI ÖDÜLLERİ BAŞVURULAR

ADANA’DA KARDAN YOLLAR KAPANDI

BİLGİÇ: 2025 DAYANIKLILIĞIN TEST EDİLDİĞİ BİR YIL OLDU”

"ADANA, TÜRKİYE’NİN İKİNCİ BÜYÜK SANAYİ ÜSSÜ OLMA YOLUNDA"

HAVUÇ 4,2, MANDALİNA 3,5, KABAK VE YEŞİL SOĞAN 3,4 KAT ARTTI

SOĞUK HAVA SİNÜZİTİ TETİKLİYOR!

ADANA’DA KARGODA CİNAYET

BAŞKAN VEKİLİ GÜNGÖR GEÇER'İN YENİ YIL MESAJI

Aydın SİHAY YAzdı / BABAMIN FOTOĞRAF MAKİNESİ

YÜREĞİR BELEDİYESİ’NDEN ÇORBA İKRAMI