KİRA ENFLASYONU/ KENTTE BÜYÜYEN NÜFUS…

Bu yurdun çıkmazlardan kurtuluşunun “ilk” basamağı üretimdir; o da tarımdan geçer! Sokakları neon ışıklı caddelerden uzak durabilirsiniz, akıllı telefon kullanmadan iletişim kurmanın yollarını bulabilirsiniz,

“Kırsal bölgelerin “yeniden” canlanması, yaşanılır duruma gelmesi, “köyden kente” göçmenin nedenleri üzerinde de durmalılar diye düşünenlerdenim” demiştim, “En büyük, en modern hayvan barınağı…” başlıklı yazının sonuna doğru! Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’te bir açıklamasında “nüfusumuzun yaklaşık yüzde 82,7’si şehirlerde yaşıyor, bence en önemli hayat pahalılığı bileşeni kiralar burada” sözlerine yer vermiş! 

Aklın yolu bir; elbette kırsal bölgeler yaşanmazlaştırılırsa, geçinmek/ doymak/ zorlaştırılırsa, toprağını eken/ hayvancılık yapan burnundan soluyarak umarsızlaşırsa sonuç böyle olacak! İşlenecek topraklarını bir yana bırakan yurttaşlar köyden kente inecek, oturulamayacak dört duvar arasında yaşamayı göze alarak kira ödeyecek, kiraya verilmek için bekleyen konutların da fiyatları katlanacak! 

***

Tamam, kırsalda yaşayanların “kente” göçmesi nedeniyle hem konut fiyatları arttı hem de enflasyon tırmandı! Üreten köylü üretmez, hazırcı oldu! Sabah/ akşam ülkenin büyüdüğünden, hazine kasasının dolduğundan, dışsatımda yılların rekoruna ulaşıldığından, ekonominin uçtuğundan söz eden yine bu “iktidar” değil miydi? Bunları her fırsatta dillendirmiyorlar mı? Öyleyse neden dur/ durak demeden yeni yükler bindiriliyor dargelirli yurttaşların sırtına? Demek ki taşların yerli/ yerinde olduğu, geleceğin “daha iyi” olacağı, enflasyonun durdurulacağı “doğru” değil! Köyden kente göç sürüyor!

Dargelirlinin sırtına yüklenen elektrik faturalarında yaşanacak yeni dönem ortada! TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, “Yüz binlerce aboneyi özel elektrik üretim şirketlerinin insafına bıraktılar. Yurttaşı açlık, yoksulluk, sefalete mahkûm edenlerin vicdanı sızlamıyor. Aylık elektrik tüketimi 495 liranın üzerinde olanlara neredeyse yüzde 140 oranında zam yapanlar hiç utanmıyor” diye konuştu. Dörtyüzdoksanbeş liralık elektrik tüketen yurttaş, bundan sonra yüzde yüzkırk “fahiş zamlı” fatura ödeyecek! 

***

Bu yurdun çıkmazlardan kurtuluşunun “ilk” basamağı üretimdir; o da tarımdan geçer! Sokakları neon ışıklı caddelerden uzak durabilirsiniz, akıllı telefon kullanmadan iletişim kurmanın yollarını bulabilirsiniz, Google arama motoruna başvurmadan da günlük gereksiniminiz için kaynaklara ulaşabilirsiniz, motorlu araç olmadan da yolculuk yapabilirsiniz; ancak tarımsal üretimler olmadan yaşamınızı sürdüremezsiniz, bağışıklık sisteminizi koruyamazsınız, sağlıktan söz edemezsiniz!

Tarım kırsal bölgelerde gerçekleşir, kentlerde bulunan sanayi de bu ürünleri işler, katma değer katar! Tarımla uğraşan, toprağı işleyen, suyunu kullanan kırsal bölgede yaşamını sürdüren köylülerdir! Son elli yılda, ya da çok partili döneme geçişten bu yana “köylüyü kentli” yapma çabası, ülkemizde tarıma vurulan en büyük pranga olarak bilinir; doğrudur! “Köylüyü kentli” yaparak, kırsalda yaşama olanaklarını kısarak, çiftçiyi tarımdan uzaklaştırılarak bugün gelinen noktayı görüyorsunuz! Yurdumuzun her tür doğal olanakları bulunmasına karşın, bu topraklarda yetiştirilecek birçok ürün dışalımla sağlanıyor, dünyada “tarımsal gıdalar” düşerken bizde “akıl almaz” biçimde artıyor!

***

Bu yurdun son yirmiüç yılına damga vurmuş, taşları yerinden oynatmış bir “iktidarın” yakınmakla, -cak/ -cek harcayacak zamanı olmamalı! Bugün eğer kırsal bölgelerden kente göçülmüşse, kentler kalabalıklaşmışsa, birçok “temel” tarım ürünleri dışalımla sağlanır duruma gelmişse, kent merkezleri sokak hayvanlarının yaşam alanı olmuşsa, enflasyon azmışsa, kiralık konutlar dargelirli yurttaşlar için ulaşılmaz duruma gelmişse, nüfusumuzun yaklaşık yüzde 82,7’si şehirlerde yaşıyor, bence en önemli hayat pahalılığı bileşeni kiralar burada” diyecek olan “iktidar” olmamalı! 

Bir zamanlar kırsalda evinin bahçesinde sebze/ meyve yetiştirirken, günümüzde insanlar pazardan alış/ verişini yapacak duruma getirilmişse bunun sorumlusu başkası değil, “iktidardır”! Birkaç yıl önce şeker fabrikalarının başına gelenleri, elden çıkarmak için hırsa bürünenleri anımsayın yeter! 


Oktay EROL

14.02.2025 21:20:00

YAZARLAR


TGC MEDYADA ETİK İZLEME BÜLTENİ’Nİ YAYINLADI

TGC: DEPREMDE KAYBETTİĞİMİZ MESLEKTAŞLARIMIZ İLE YURTTAŞLARIMIZI SEVGİ VE SAYGIYLA ANIYORUZ

Ergül HALİSÇELİK Yazdı / KARTTAN KONUTA BORÇ KISKACI: TÜRKİYE'DE GEÇİM ARTIK KREDİLİ

VALİ YAVUZ’DAN DEPREM PAYLAŞIMI

LÜTFİ SAVAŞ’TAN ZEYDAN KARALAR PAYLAŞIMI

GÜRSEL TEKİN’DEN ZEYDAN KARALAR PAYLAŞIMI

AK PARTİLİ TAYYAR: TAHLİYE DOĞRU VE YERİNDE BİR KARAR

SİLİVRİ’DEN ÇIKTI, ADANA’YA GELDİ, DEPREM ANMA ETKİNLİĞİNE KATILDI

“TÜRKİYE, KANSERİN ERKEN TANI VE TEDAVİSİNDE GÜÇLÜ BİR NOKTAYA ULAŞTI”

Düzgün COŞKUN Yazdı/ TARİHSEL DEĞERİNE SAHİP ÇIK ADANA!

ZEYDAN KARALAR CEZAEVİNDEN ÇIKTI

Nazım ALPMAN Yazdı/ HAPİSHANELER LİGİNDE AVRUPA ŞAMPİYONU!

ADANA’DA YAŞAR KEMAL GÜNLERİ

"KASIM GÜLEK’ KÖPRÜSÜNDE YIKIM BAŞLIYOR

FATIH ERAY:  “DERTLIYIM”

ULUSLARARASI GASTRONOMİ FİLM FESTİVALİ HEYECANI

ÇOCUKLARDA GRİP TEDAVİSİNDE 8 ÖNEMLİ BESLENME KURALI!