Özgür Özel haftada en az iki kere bunalmış, ezilmiş, çaresiz halka söyletiyor, “Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hiç birimiz,” diye. Bu Alman şair, yazar, tiyatrocu, ömrü acılar, sürgünler, soruşturmalar, mahkumiyetler içinde geçmiş, Berthold Brecht’in aynı duygularını yansıtan şiirinin son bölümü. Şiirin tamamını, şiiri bölümlere ayırıp kısa yorumlar da ekleyerek sunmak istedim. Katkılarınızla zenginleşmesi dileğimle.
Şair, kurtuluşun muhatabını ararken, önce kölelere hitap ediyor. Bütün zorluklara, çığlıklara, çığlıkların duyulmasına ve çekilen acılara rağmen, köleleri yine kölelerin kurtaracağını söylüyor. Yani, “Kimseden kol, kanat bekleme, seni ancak sen kurtarabilirsin,” diyor.
Kim mi kurtaracak seni, köle?
Görecekler seni, kardeş,
Yuvarlananlar uçuruma,
Duyacaklar çığlıklarını:
Seni köleler kurtaracak kurtaracaksa!
Ya hep beraber, ya hiç birimiz.
Kurtulmak yok tek başına,
Yumruktan ve zincirden.
Ya hep beraber ya hiç birimiz.
Sonra dönüyor aç insanlara. Yol gösteriyor. “Açsan tok olanlardan ekmek bekleme. Tok açın halinden anlamaz. Seninle ekmeğini paylaşacak olan açlığın ne olduğunu bilen, açlıktan kıvrananlardır,” diyor.
Kim mi kurtaracak seni, aç insan?
Bize gel ekmek istiyorsan,
Bize gel, kıvrananlara açlıktan.
Biz gösterelim sana yolu:
Biz açlar vereceğiz sana ekmeği!
Ya hep beraber, ya hiç birimiz.
Kurtulmak yok tek başına,
Yumruktan ve zincirden.
Ya hep beraber ya hiç birimiz.
Yenilmiş, mağlup olmuş, kaybetmiş insanlara hitap ediyor, sonra. Vurulmuş, yaralanmış insanların intikam alamayacağını söylüyor. Oysa alınmalıdır o intikam. Kimlerle biliyor musunuz? Diğer, vurulmuş, yaralanmış, zayıf insanlarla. Onlar bir araya gelirse, yeni bir güç oluşturur. Ve hainler ne kadar güçlü olursa olsun, zayıftır, korkaktır, menfaatleri dağılırsa kendileri de dağılır.
Kim mi alacak öcünü, yenilmiş adam?
Vurulmuşsun madem,
Gel yaralıların yanına.
Gerçi biz zayıfız, kardeş,
Zayıfız, yaralıyız ama,
Alırsak biz alırız öcünü senin.
Ya hep beraber, ya hiç birimiz.
Kurtulmak yok tek başına
Yumruktan ve zincirden.
Ya hep beraber, ya hiç birimiz.
Bitik kişi, her şeyini kaybetmiş kişi değil, ümidini kaybetmiş kişidir. Yeter ki, uzat elini. Onu tutacak yine senin gibi olanlardır. Yoksulluğa tek başına dayanamayan, ama dayanmak zorunda olan, sana güç vermek isteyen ama senin gücüne de muhtaç. Zenginleşmek için tek çaresi birleşmek, güçlerini birleştirmek zorunda olanlar seninle beraber kendisini de, kendisiyle beraber seni de kurtaracak olanlar. Ama tek başına değil.
Kim tutacak elinden, bitik kişi?
Birleşmek zorundadır başkalarıyla
Yoksulluğa dayanamayan.
Birleş sen de yoksullarla, durma.
Birleş yarına bırakmayanlarla bu işi.
Ya hep beraber, ya hiç birimiz.
Kurtulmak yok tek başına,
Yumruktan ve zincirden.
Ya hep beraber, ya hiç birimiz.
Brecht asla “Kurtuluş yok,” demiyor. Özellikle hep beraber olursak, kim olursak olalım, hangi şartlar altında olursak olalım. Kurtuluş her zaman mümkün. Yeter ki, birbirimizi terk edip yalnız kalmayalım. Öyleyse sessiz de olsa, içimizden inanarak haykıralım.
KURTULUŞ YOK, TEK BAŞINA.
YA HEP BERABER, YA HİÇ BİRİMİZ.