NE YAPMALI/ DARGELİRLİ ESNAF

Mahallede danışılan, sıkışıldığında koşulan, yetmediğinde sonraya bırakılan, gereksinimleri sağlanan, gece yarısında kapına varılandır mahalle esnafı… Dört duvar arasına sıkışmış, veresiye defterindeki isimlerin karşısına umarsızlık notları düşen, gün boyu gelmeyen müşterinin yolunu gözleyen mahalle esnafı; bugün anaparadarın acımasız dişlileri arasında öğütülüyor. Sokak aralarına, en dar mahalle içlerine dek birer hançer gibi saplanan dev zincir marketler, küçük işyerinin yaşam damarlarını birer birer kesiyor.

Mahallede danışılan, sıkışıldığında koşulan, yetmediğinde sonraya bırakılan, gereksinimleri sağlanan, gece yarısında kapına varılandır mahalle esnafı… Dört duvar arasına sıkışmış, veresiye defterindeki isimlerin karşısına umarsızlık notları düşen, gün boyu gelmeyen müşterinin yolunu gözleyen mahalle esnafı; bugün anaparadarın acımasız dişlileri arasında öğütülüyor. Sokak aralarına, en dar mahalle içlerine dek birer hançer gibi saplanan dev zincir marketler, küçük işyerinin yaşam damarlarını birer birer kesiyor.

Salt alışveriş konusunu söylemediğimi anladınız; mahallenin dokusunu, komşuluk güvenini, küçük işletmecinin onurunu yok etme girişimidir. “İktidarın” sınırsızca alan açtığı, hiçbir kural tanımadan yaygınlaşmasına izin verdiği bu yapılar; esnafı kendi semtinde yabancı, kendi tezgahında sığıntı durumuna düşürdü. Bugün esnaf, rafına koyduğu ürünü sattığı fiyata geri alamadığı, anaparasının her geçen saat buharlaştığı bir yokluk sarmalına tutsak edilmiştir. Etiket değiştirmeye yetişemeyen esnaf, çeşidini koruyamayan, artan borç yükünü taşımakta zorlanan duruma sürüklenmiştir.

***

Yaşanan bu ağır dar boğazın kökleri, üreticiden koparılan, toprağa küstürülen yerli tarım politikalarında gizlidir. Çiftçinin tarlasını ekemediği bir ülkede, manavın tezgahı da bakkalın rafı da küresel gıda devlerinin doymazlığına bırakılmıştır. Köylü toprağından nasıl koparıldıysa, esnaf da dükkanından, sokağından öylece koparılmak istenmektedir.

Ödenemeyen kiraları, karabasan gibi çöken elektrik faturaları, biriken vergi borçları karşısında esnafın tek seçeneği kepenk indirmekmiş gibi gösteriliyor. Bugün zincir marketlerin pazar günü kapatılması tartışması bile esnafın nefes alma arayışının göstergesidir. TESK ile yerel birlikler bu öneriyi savunurken, büyük zincirler istihdam kaybı gerekçesiyle karşı çıkıyor. Oysa sorun yalnızca bir gün değil; esnafın yaşama hakkı, mahallenin soluğu, toplumun dayanışmasıdır.

***

Peki, bu haksız kuşatmada, bu sömürü çarkında dargelirli esnaf ne yapmalı? Bu sorunun doyurucu yanıtı, tek başına “dilek” beklentisi değil, ortak bir direnç istenciyle ayağa kalkmaktan geçiyor. Esnaf, dükkanının sınırlarını aşmalı, meslek odalarını, yerel birliklerini gerçek birer hak arama merkezine dönüştürmelidir. Zincir marketlerin haksız yayılmasına karşı yasal barajlar istenmeli; semt aralarındaki bu dev istilasına karşı tek yürek olarak ses yükseltilmelidir.

Tek başına bir esnafın çığlığı duyulmazken, binlerce esnafın üretimden, hizmetten gelen gücünü birleştirmesi karşısında hiçbir yönetim sessiz kalamaz. Yerel yönetimler, mahalle esnafını koruyan, kollayan, onları haksız yarışımdan koruyacak, hakça düzenlemeleri hemen geçilmesi için çaba harcamalıdır.

***

Dargelirli esnaf, ayakta kalmak adına üreticiyle olan bağını da kökten yenilemelidir. Aracıları, büyük dağıtım ağlarını aradan çıkaracak kooperatifleşme süreçlerinin içinde olmak; taze ile uygun fiyatlı ürünü doğrudan köylüden alıp mahalleliye sunmak bugün en önemli çıkış yoludur. Tüketicinin de bu kavgada yanında durmasını sağlamalı; parasının küresel kasalara değil, komşusunun tenceresine gitmesi için uğraş vermelidir.

Tarımda dışsatım politikalarının esnaf üzerindeki etkisi de göz ardı edilmemelidir. Et/süt ürünlerinde fiyatların dışalımla kontrol edilmeye çalışılması, küçük işletmecinin rafına koyduğu ürünü pahalıya almasına yol açıyor. Çiftçilere verilen yeni destek modelleri ise kadınlar, genç üreticiler için umut ışığı olabilir. Esnaf bu bağları güçlendirmeli, üreticiyle doğrudan dayanışmayı artırmalıdır.

***

Geçmişin dayanışma istencini bugünün modern hak arama bilinciyle birleştiren esnaf; bu kuşatmayı oluşturacak güçtedir. Onu yoksulluğa, borç içinde kıvranmaya tutsak eden bu sistem, kendi sonunu da hazırlıyor. Kışın ayazı işyeri kapılarında sertleşebilir ancak omuz omuza veren esnafın sıcaklığı her türlü fırtınayı aşacaktır. Sesini yükselten, hakkını arayan, üreticiyle, işçiyle ortak bir gelecek kuran esnaf; yalnızca kendi çalışma alanını değil, sokağın hakkını da savunacaktır.

Unutulmamalıdır ki, esnafın erinç bulmadığı, borcun borçla kapandığı, emeğin hiçe sayıldığı bir toplumda doyabilmek olanaksızdır. Bu karamsar tabloyu değiştirecek olan, örgütlü uğraşın oluşturacağı aydınlık sabahlar, mahalle bakkalından tarladaki çiftçiye uzanan o kopmaz hakça paylaşım bağıdır. 


Oktay EROL

16.01.2026 01:15:00

YAZARLAR


VALİ KÖŞGER ADANALILARLA VEDALAŞTI

TGC BAŞKANI VAHAP MUNYAR İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ’NE KONUK OLDU

EVDE SAĞLIK EKİBİNE TAKDİR BELGESİ

“YAPILMAYAN HİZMETLERİN TAKİPÇİSİYİZ”

“GÖZLEMSEL İNCELEMELERE DAYANAN RAPORLAR BÜYÜK RİSK TAŞIR”

“ZÜBEYDE HANIMIN MÜCADELESİ BİZLERE İLHAM VERİYOR”

“KİMYA ENDÜSTRİ BÖLGESİ ADANA’NIN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEK”

SEYHAN BELEDİYESİNDE 10 OCAK BULUŞMASI

LÖSEMİLİ ÇOCUKLARIN GELECEĞİ İÇİN KOŞTULAR

Sabri ARPAÇ Yazdı / TORBA YASA İLE UÇAN KUŞ BİLE HARCA YANİ HARACA BAĞLANDI...

GAZETECİ CEYHUN ÖZGÖNÜL 2 YIL ÖNCE PAYLAŞTI

“BESLENME ÖYKÜSÜ, TANI VE TEDAVİNİN TEMEL TAŞIDIR”

SARIÇAM BELEDİYESİNİN GAZETECİLERLE BULUŞMASI

İbrahim ORTAŞ yazdı YAŞANAN YAPISAL SORUNLAR SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAMI VE GIDA GÜVENCESİNİ TEHDİT ETMEKTEDİR

ADANA’DA ÜRETİCİYE 26 MİLYON TL’LİK AYÇİÇEĞİ TOHUMU

TONLARCA SAHTESİ İMHA EDİLDİ

TAYVAN’DAN CEYHAN’A YARDIM