İki nişanlı
Sevgili annem ve babam.
Şıkşıkırdım giyinip fotoğraf çektirmişler.
Babam fotoğrafın arkasına 1943 tarihini atmış.
Annemin biraz mahzun, biraz ürkek babamın ise kameraya ciddiyetle baktığı o yıl 2.Dünya Savaşı tüm şiddetiyle sürüyormuş.
Almanlar'ın 6. Ordusu Stalingrad savunması karşısında yenik düşmüş.
Benim dünyaya düsüşüme hayli zaman varmış.
Babamla birlikteymişim.
Anneme transferim yıllar sonra gerçekleşmiş.
Aynı yıl Fenerbahçe İstanbul Ligi şampiyonu olunca babam çok mutlu olmuş.
O akşam annemi yemeğe götürmüş.
Gözgöze olmuşlar yemek boyunca. Sonrasını öğrenemedim.
Gelecekten söz etmişler.
İki kızımız ve bir oğlumuz olsa ve oğlumuza Aydın adını koysak demişler.
Sahiden de öyle olmuş .
Ve böylece size bunları yazabildim.
İnönü cumhurbaşkanı, Şükrü Saraçoğlu başbakanmış o dönemde.
Ama cumhurbaşkanı İnönü halkını çok seviyor, azarlamıyor ve vır vır da konuşmuyormuş.
Vesta Stoude koli bandını icat etmiş, Lasziò Biró'da tükenmez kalemin patentini almış.
Şarkılarını zevkle dinlediğimiz Barış Manço'da o yıl doğmuş.
Yıllar sonra bizi güldürmek üzere Zeki Alasya'da dünyaya ayak basmış.
Churchill, Adana'ya gelip savaşa girmeye ikna etmek için İnönü'yle buluşmuş. İnönü omuz silkip hayır demiş.
Churchill'e acılı adana yedirip ve şalgam içirip postalamışlar.
1943 ve sonraki yıl annemle babamın nişanlılık günleri gayet güzel geçmiş.
Sık sık faytonla gezmişler, turunç kokulu arnavut kaldırımı sokaklarda elele dolaşmışlar, mermer masalı mahalle pastanelerinde gözgöze muhallebi yiyip, gazozlarını içmişler.
Aydın Sihay yazdı.
Okuyanların gönlü şen olsun.