OUROBOROS

Ne olduğunu bilmeyenler bile görseline  mutlaka bir yerde rastlamış olmalı. Kendi kuyruğunu yiyen bir yılan, ya da ejderha figürü. Kendi kendini yiyor, yok ediyor ama sonradan yine kendini yaratarak bir yaşam döngüsünü simgeliyor. Burada ouroborosun simgesel mesajlarını değil de, Türk siyasetine benzerliğinden söz etmek istiyorum.

Ne olduğunu bilmeyenler bile görseline  mutlaka bir yerde rastlamış olmalı. Kendi kuyruğunu yiyen bir yılan, ya da ejderha figürü. Kendi kendini yiyor, yok ediyor ama sonradan yine kendini yaratarak bir yaşam döngüsünü simgeliyor. Burada ouroborosun simgesel mesajlarını değil de, Türk siyasetine benzerliğinden söz etmek istiyorum.

Türkiye’de siyaset uzun süredir ilerlemiyor; dönüyor. Her kriz “istisna”, her seçim “son”, her dönem “tarihi” ilan ediliyor. Ama sonuç değişmiyor: Aynı dil, aynı korkular, aynı kısır döngü. Türkiye’de siyasetin en belirgin özelliği hep acil olması.

Ülke sürekli bir eşikte tutuluyor. Ya uçuruma düşülecek, ya da son anda kurtulacak. Cevap aranan soru bir tercih: Kırk katır mı, kırk satır mı? Siyaset, kendi kuyruğunu ısıran bir yılan gibi, kendi yarattığı gerilimle besleniyor?

Türkiye’de yıllardır iktidarın temel refleksi sorun çözmek değil, kontrol etmek. Somut örnekler herkesçe tanıdık:

  • Ekonomik sorunlar sorun olmaktan çıkarıldı beka meselesine dönüştürüldü.
  • Eleştiri, politika tartışması değil, niyet sorgulamasına evrildi.
  • Kurumlar, çözüm üretme alanı olmaktan çok sadakat testi alanına dönüştü

İktidar, karşılaştığı her sorunu kendi kurduğu dilin içinde çözmeye çalışıyor. Ama o dil çözüm üretmek için değil, meşruiyet korumak için kullanılıyor. İşte Ouroboros tam burada ortaya çıkıyor: İktidar, kendini güçlü kılan araçların altında hareket edemez hâle geliyor. Neredeyse her konu “güvenlik” meselesine bağlanıyor: Ekonomi, eğitim, üniversiteler, kültür, sosyal medya. Bu dil kısa vadede işe yarar gibi göründü ama uzun vadede toplumu yordu.

Sürekli tehdit algısıyla yaşayan bir toplum, yaratıcı olamaz, risk alamaz, sorgulamayı sürekli erteler ve iktidar bir süre sonra korkuyla yönetilen toplumu, güvenle taşınamaz. Yılan burada kendi kuyruğunu hızla tüketir.

Türkiye’de neredeyse her seçim “son fırsat” olarak sunuldu.
Her yenilgi, bir sonrakine umut borcu bıraktı. Ama yenilgiler detaylı analiz edilmedi, liderlik ve örgüt yapısı tartışmaları ertelendi, sorumluluk hep “seçmen psikolojisi”ne mal edildi. Bu yüzden muhalefet dönüşmedi; dondu.Ouroboros böyle durumlarda iki taraflı çalışır: İktidar, kazandıkça sertleşir, muhalefet, kaybettikçe aynılaşır. Öyle de olmadı mı?

 

Ama Türkiye’de toplum artık, büyük vaatlere temkinli, sert dile alışkın, krizi olağan sayan bir ruh hâline sahip. Siyasetten beklentiler değişti. İnsanlar, “daha iyi bir hayat” değil, “daha kötüsü olmasın”  diye dua ediyor.

 

Bu döngüyü kırmak çok güç. Çünkü, iktidar gücü, araç değil amaç olarak görüyor. Muhalefet değişimi, yöntemle değil sonuçla tarif ediyor. Toplum ise yorulduğu için derin soruları ertelemeyi seçiyor.

Çözüm, kimlerin yönettiği değil, nasıl bir siyasal akılla yönetildiğimiz olmalıdır. Buna bütün kalbimle inanıyor ama asla gerçekleşmeyeceğini de biliyorum.

Çünkü, kendi kuyruğunu ısıran siyaset, çok konuşuyor, çok gerilim üretiyor ve ülkenin sürekli patinaj yapmasını da siyasi deha sanıyor.

Gerçek değişim, yeni sloganlarla değil, aynı reflekslerden vazgeçmekle başlar. Ouroboros bir mit değil, Türkiye’nin   uzun süredir duyduğu bir uyarıdır.

UMARIM BU SES ARTIK KULAKLARDA BİR YANKI BIRAKIR.


İfral TURGUT

4.02.2026 21:40:00

YAZARLAR


BOYUN FITIĞINA YOL AÇAN 5 HATALI DAVRANIŞ!

“ÇÖP BİLE TOPLAYAMAYAN BELEDİYE”

FERHAT GÜVEL, HKMO ADANA ŞUBESİ'NDE GÜVEN TAZELEDİ

SOSYAL MEDYA ÖNERİLERİ GÖZ SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR

SARIÇAM’DA HAYVAN BARINAKLARI KALDIRILIYOR

Düzgün COŞKUN Yazdı/ ADANA, BİR DEĞERİNİ DAHA KAYBEDİYOR(!)

CANAN AKSU GÜVEN TAZELEDİ

“KADINLAR, ERKEKLERİN HAKLARIN YALNIZCA YÜZDE 64’ÜNE SAHİP”

“ÇUKOBİRLİK BİNASI YIKILMAMALI, ADANA’NIN KENT BELLEĞİ YAŞATILMALIDIR”

“YÖK’ÜN GEREKÇELERİ GERÇEKLİKLE ÖRTÜŞMÜYOR”

“SEL VE SU BASKINLARINI “DOĞAL “ OLARAK NİTELENDİREMEYİZ”

ASKİ’DEN ADANA’DA “SU TAŞKINLARI” AÇIKLAMASI

MMO’DA DEMOKRAT MÜHENDİSLER ADAYLARINI AÇIKLADI

Düzgün COŞKUN Yazdı / ÇUKOBİRLİK'İ HASAN AMCA MI YOKSA FATMA TEYZE Mİ BATIRDI

ÇUKUROVA ÖDÜLÜ 2026 NESİN VAKFI’NIN

SEYHAN BARAJ GÖLÜ 5 YILLIĞINA KİRAYA VERİLİYOR

"DİŞİ HAYVANLAR BİLE KESİME GİDİYOR"