Dile kolay; iki yüz on iki gün dört duvar arasında kalmak. Bırakınız günleri de, iki yüz on saati düşünmek bile insanı darmadağın eder. Her ne kadar “Şeriatın kestiği parmak acımaz” denilirse de, bence acımaya acır da, karşılığı suç var da ceza adil verilmişse sineye çekilir.
DEMİREL, ECEVİT, ERDOĞAN
Hamzakoy ve Zincirbozan’da aylarca tutuklu kalan “Baba” Demirel esaret günlerinden kısa bir süre sonra katlanan itibarı ile başbakanlık koltuğunu yeniden ele geçirdi. Ardından Cumhurbaşkanı oldu.
Bülent Ecevit de Hamzakoy sonrası aylarca hapishanede kaldı. Eşi Rahşan Hanım, çay ve sigara parasını tedarikleyebilmek için evdeki halıyı bile satışa çıkarmak zorunda kaldı. Ecevit de, yeniden hem de daha güçlü Başbakan oldu. Üstelik, siyaseten en büyük rakibi Demirel tarafından bu makama getirildi. Demirel, kendinden sonra Çankaya’ya Ecevit’in geçmesi için yasa değişikliği teklifini yaptıysa da, Ecevit, “Kişiye özel olur kabullenemem” dedi. Kabul etseydi, Cumhurbaşkanı olacaktı.
Sayın Erdoğan mahkeme tüm kademelerde sonuçlanıncaya dek tutuklanmadı. Sonunda hüküm kesinleşti ve hapse girdi. Haber duyulduğunda Başkan Durak’la Paris’teydik. Telefon geldi. Başkan bana dönüp “Tayyip’i hapsetmişler. Ne diyorsun bu işe?” diye sordu. Hiç düşünmeden cevapladım: “Başbakanlık yolu açıldı.” Başkan Durak, “Bence de…” dedi. Öyle oldu. Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanlığı makamına oturdu.
KARALAR ÖZELİNDE
Başkan Zeydan Karalar’ın tutuklanması sadece Adana’da değil, tüm ülkede tepkilerle karşılandı. Çoğunluk, “CHP’yi zayıflatma ve bir sonraki seçimde sandığa gömme” amacına bağladı. Bazıları, “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” demekle yetindi. Fakat yadsınamaz gerçek şu ki, Adanalılar demokrasi ilânından bu yana ilk kez böylesine birlik sergiledi. Yaklaşık sekiz ay boyunca durmaksızın Başkanı için taşkınlık yapmaksızın, yasalara saygıyı bozmadan etkinlikler yaptı. Gençlerin Adana’dan Silivri’ye kadar yürümesi tarihe geçti. Kent bütünlüğünde, siyasi görüş bir yana bırakılarak Sayın Karalar şahsında Adana’nın itibarını koruyup yüceltmek adına inanılmaz gayret gösterildi.
Tanık olmuşsunuzdur; tahliye anından bu yana Sayın Karalar ve Adana televizyonlarda ilk haberler içinde yer alıyor. O kadar ki, Adanalılar övülürken dedelerimizin Çanakkale’deki kahramanlıkları bile dile getirildi.
Kısacası, hem Başkan Karalar’ın, hem de özdeşleştiği Adana’nın itibarı katlandı. Umarız Sayın Karalar Beraat layihasına kavuşurken, tutuklu başkanlar ve ekip arkadaşları serbest bırakılır. Suçu sabit olanlar varsa da, adalet ölçüsünde cezasını çeker.
SEVGİ BOŞUNA DEĞİL
Büyükşehir’e seçildiğinde Zeydan Başkan boş ve borçlu kasa ile hacizli masa buldu. Aylarca, otobüslere mazot parası bulabilmek için çırpınırken, borç ödedi. Nihayet kasayı hale-yola koydu. Trafik akışındaki sıkıntıların maddi ve manevi zararlarını öne alarak alt-üst geçitlerle darboğazlara rahatlık getirdi. Çalışmalar devam ederken de, Silivri’ye tayin edildi.
Sayın Zeydan “Adana gibi Başkan” söylemini zedelememek için gerçekten her alanda ve olanakları esneterek çalışmaya özen gösterdi. Bahanelere asla sığınmadı. Festivallere verdiği canlılıkla ayrıca çıta yükseltti.
Şu anda, önü açık, sevgi ve sempatisi katlanmış, geleceği parlak Başkan olarak hem kolay hem de çok zor dönemin başında. Kolay gelsin…