SÜLEYMANPAŞA SOKAKLARINDAKİ HARABELER

Şehrin sokaklarında gezilip, görülecek çok şey var. Ama gözler harabeleri değil, güzel sokak ve caddeleri, temiz ve sağlam binaları görmek istiyor.

Tam bir yıl önce bu yazıyı yazmıştım. “Bir harabe çıktı karşıma Süleymanpaşa’da” başlığıyla yayınlanmıştı. Geçen sürede değişen bir şey olmayınca, konuya bir kez daha dikkat çekmek için aynen tekrarlıyorum.

Hükümet Caddesi’nden sahile inmek için Peştemalcı Caddesi’ne girip, bir süre yürüdükten sonra, oradan da sola doğru bir yan sokağa saptım. Maksadım hem yürümek hem de etrafa göz gezdirmekti.

İnsan yaya olarak dolaşınca yaşadığı yeri daha iyi görüyor ve gözlüyor. Ben de fırsat buldukça şehrin bilmediğim, görmediğim yerlerini gezer, etrafı incelerim.

Girdiğim sokağın köşesinde gözüme eski bir bina çarptı. Eski demek doğru olmaz “harabe” desem daha iyi olur. Ayakta zor duran, yıkıldım yıkılacak gibiydi.

İki katlı, yarısı yıkılmış, geri kalanı da “ben de gidiyorum” diyen binanın sokağa bakan yanında, duvar dibine yeni bir otomobil park etmişti. Bina yıkılsa, araç altında kalıp, hurdaya dönecek. “Park eden kişinin ya acelesi vardı ya da bina yıkılmaz diye düşündü herhalde” dedim, içimden.

Işığı arkama alıp, harabe binayı komple görüntülemek için biraz geri gittim. Cep telefonumun kamerasını açıp, yatay ve dik pozisyonlarda birkaç poz fotoğraf çektim.

Bu sırada yukarıdan bir ses geldi; “af edersiniz, neden çekiyorsunuz acaba?”

Fotoğraf çekme işini bitirdikten sonra, bana seslenen sesin sahibini görmek için başımı yukarıya kaldırdım, yan taraftaki binanın ikinci kat penceresine takılı sinekliğin arkasında bir adam vardı. Kırklı yaşlardaki kişiye, “neden sordunuz?” diyerek, sorusuna soruyla cevap verdim.

“Kim olduğunuzu merak ettim. Belediyeci misiniz?” diye sordu bu kez.

Gülümsedim… “Hayır belediyeci değilim. Bir Allah’ın kuluyum. Görüntü hoşuma gitti, onun için çekim yapıyorum” dedim.

“Anladım” dedi. Sonra konuşmaya devam etti. “Geçen gün belediyeden gelip, fotoğraf çekmişlerdi. Sorduğumda “yıktırılacak galiba” dediler. Ama ondan sonra ne gelen oldu ne de yıktıran. Burası hem çok tehlikeli, hem de etrafa koku yayıyor.”

“Evet, tehlikeli olduğu görünüşünden açıkça belli oluyor. Ama bir arkadaş göre göre yanına aracını park etmiş. Bina yıkılsa araba da gidecek.”

“Haklısınız. Ahmet abinin arabası o. Park yeri bulamayınca, oraya bıraktı demek ki…”

“Koku olayını anlayamadım. Eskidiği için mi kokuyor, yoksa kedi, köpek falan mı…?

“Hayır, öyle değil. İnsanlar burayı tuvalet diye kullanıyor. Sıkışan, harabe diye buraya dalıyor. Şimdi kış günü fazla değil ama önümüz yaz, o zaman daha fazla koku yayılıyor. Yıktırılsa da kurtulsak…”

Şehrin göbeğinde harabe bir bina, yıkıldım yıkılacak… Çürümüş kalasların güçlükle ayakta tuttuğu çatı ve duvarların, yanından geçen insanların ya da duvar dibine park edilen bir aracın üzerine yığılma ihtimali çok yüksek. Etrafında herhangi bir önlem de alınmamış. Allah’a emanet…

“Şehrin içinde bunun gibi çok harabe var. Belediye teker teker yıktırıyor galiba. Belki bunu da yıktırırlar” dedim, adama. Telefonu cebime koyup, “iyi günler” dedikten sonra yürüdüm. Tam o anda adamın biri harabeye daldı. Sıkıştığı acele etmesinden belliydi.

İçimden “bina yıkılsa altında kalacak” dedim, devam ettim.

Şehrin sokaklarında gezilip, görülecek çok şey var. Ama gözler harabeleri değil, güzel sokak ve caddeleri, temiz ve sağlam binaları görmek istiyor.


Tuncay DAĞLI

7.05.2024 00:05:00

YAZARLAR


DEDEMAN OTEL OLARAK AÇILIYOR

DEMİRÇALI’DAN BAKAN KURUM’A SORULAR!

AİLELERİN TERCİHİ YUMURTALIK SAHİLLERİ OLACAK

150 ANAOKULUNDA SATRANÇ TURNUVASI

YAZ AYLARINDA SPOR SAKATLANMALARI ARTIYOR!

CHP VE AK PARTİLİ VEKİLLER İLE BAŞKANLAR BİRARADA

ADANA DEMİRSPOR BOLU’DA SEZONA HAZIRLANIYOR

BAKAN KURUM DEPREM KONUTLARI İÇİN TARİH VERDİ

İTALYA ADANA DEMİRSPOR’A VİZE VERMEDİ

ADANA YAZ ORTASINDA FELAKETİ YAŞADI

SEYHAN’DA HAYVAN BAKIM EVİ HAZIRLIĞI

CHP İL BAŞKANI TANBUROĞLU: HEDEF İKTİDAR

CHP ADANA’DA BAŞKANINI SEÇTİ

GÜNÜN FOTOĞRAFI

AYRILMA KAYGISI BOZUKLUĞUNA DİKKAT !

GIDA ZEHİRLENMESİ NEDEN OLUR? NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

“ÇİFTÇİLERİMİZİN BİR YILLIK EMEĞİ BİR KIVILCIMLA KÜL OLMASIN”