YAZAR OLMAK ZOR İŞ..

Okumanın yanında bilgi birikimi ve yetenek de varsa yazmak güzel bir olay.

Okumanın yanında bilgi birikimi ve yetenek de varsa yazmak güzel bir olay.

Ancak günümüzde artık okur-yazar olmanın yerini "yazar-seyreder" kavramı almaya başladı.

Aldı bile..

Çünkü akıllı telefonlar artık elimizden düşmeyen vazgeçilmez bir araç oldu. Sehpanın üzerine bırakıyor, birkaç dakika sonra ayrılığına dayanamayıp yeniden elimize alıyoruz.

Mesaj yazıp gönderiyoruz, başkalarının paylaştığı videoları seyrediyor yorum yapıyoruz ve tıklayıp beğeniyor ya da kendimiz bir şeyler paylaşıyoruz... Saatler böyle geçiyor..

Gerçek anlamda yazar olma olayına gelirsek.. Yani gazetelerde köşe yazarlığı, dergilerde makale yazarlığı ve kitap yazma konusu..

Tabii bir de sosyal medya olayı var.

Zaten tahminim fazla sürmeyecek sonuncusu öncekilerin hepten yerini alacak gibi..

Aslında gibisi fazla..

Fakat ben yine de diğerlerine bir şans veriyorum. Yani klasik yazarlık adına fazla kötümser olmak istemiyorum.

"Yazar" denildiği zaman genel olarak ilk akla gelen kitap sahibi olma olayıdır.

Çünkü insanlarda "kitabın yoksa yazar değilsin" düşüncesi hakim.

İstediğin kadar sosyal medyada yaz, yazdıklarını dergilere gönder ya da dosyala biriktir bir kenarda dursun, kimse sana yazar demez. Mutlaka üzerinde adın yazan en az bir kitabın yayınlanmış olacak. İster kendin matbaada bastır isterse herhangi bir yayınevi tarafından yayınlansın fark etmez.

Yeter ki üzerinde adın yazsın. Sen artık bir yazarsın.

Bu arada "yazar" olmak için, okuyucu kitlesinin aklında gönlünde kalbinde ve hafızasında yer etmek gibi bir durum da var.

Eğer okuyucu yazılanı beğenmez, eline aldığı kitabın birkaç sayfasını okuduktan sonra bir daha almamak üzere bir kenara koymuşsa o yazar da kitabı da o okuyucunun kalbini fethedememiş demektir.

Tabii bu durum tüm okuyucu- yazar ilişkisi için geçerli değildir. Aynı yazar ve kitap bir başka okuyucudan büyük beğeni alabilir. Standart bir şey yoktur bu konuda.

Bu arada kitap yazdım, parasını verdim bastırdım, sponsor buldum yayınlattım ama koliler dolusu kitabım evde ya da yayınevi depolarında bekliyor. Böyle yazarlık gelmeyen bahar gibidir. Zaten bu şekilde baharı görmeden yaz gelip geçer.

Yazarlık bilgi ister birikim ister gözlem ister tecrübe ister okumak ister..

Ver parayı bastır kitabı, otur masaya kitap imzalamak için okuyucu bekle..

Ya da her düzenlenen festivale şenliğe edebiyat günlerine kitap günlerine koştura koştura git. Kitap satmaya çalış.

Zor dostum zor..

Okuyucu olmazsa zor..

Bu şekilde yazar olmak çok zor.

T.D. / 16.1.2026


Tuncay DAĞLI

16.01.2026 19:01:00

YAZARLAR


Ergül HALİSÇELİK Yazdı / TÜRKİYE EKONOMİSİ ALARM VERİYOR: SAVAŞ YAŞAYAN ÜLKELERLE AYNI SEFALET LİGİNDEYİZ,,,

KIVANÇ: ÜRETMENİN ARTIK TEK BAŞINA YETERLİ OLMADIĞI BİR DÖNEMDEYİZ

VALİ KÖŞGER ADANALILARLA VEDALAŞTI

TGC BAŞKANI VAHAP MUNYAR İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ’NE KONUK OLDU

EVDE SAĞLIK EKİBİNE TAKDİR BELGESİ

“YAPILMAYAN HİZMETLERİN TAKİPÇİSİYİZ”

“GÖZLEMSEL İNCELEMELERE DAYANAN RAPORLAR BÜYÜK RİSK TAŞIR”

“ZÜBEYDE HANIMIN MÜCADELESİ BİZLERE İLHAM VERİYOR”

“KİMYA ENDÜSTRİ BÖLGESİ ADANA’NIN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEK”

SEYHAN BELEDİYESİNDE 10 OCAK BULUŞMASI

LÖSEMİLİ ÇOCUKLARIN GELECEĞİ İÇİN KOŞTULAR

Sabri ARPAÇ Yazdı / TORBA YASA İLE UÇAN KUŞ BİLE HARCA YANİ HARACA BAĞLANDI...

GAZETECİ CEYHUN ÖZGÖNÜL 2 YIL ÖNCE PAYLAŞTI

“BESLENME ÖYKÜSÜ, TANI VE TEDAVİNİN TEMEL TAŞIDIR”

SARIÇAM BELEDİYESİNİN GAZETECİLERLE BULUŞMASI

İbrahim ORTAŞ yazdı YAŞANAN YAPISAL SORUNLAR SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAMI VE GIDA GÜVENCESİNİ TEHDİT ETMEKTEDİR

ADANA’DA ÜRETİCİYE 26 MİLYON TL’LİK AYÇİÇEĞİ TOHUMU