Köylüyü topraksızlaştırma hareketi - Adana UlusAdana Ulus

2 Mart 2021 - 17:45

Köylüyü topraksızlaştırma hareketi

Köylüyü topraksızlaştırma hareketi
Son Güncelleme :

23 Ekim 2012 - 10:48

Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şubesi Başkanı Melih Baki, kamuoyunda toplulaştırma olarak bilinen yasanın aslında topraksızlaştırma yasası olduğunu öne sürdü.
Arazilerin bölgelere göre belli büyüklüklerde olması gerekeceğini dile getiren Baki, o büyüklüğe ulaşmak için başka arazileri satın alamayan köylülerin topraklarını satmak zorunda kalacağını ve bunun büyük sorunlara neden olacağını söyledi. Bir bölümü yürürlüğe giren bir bölümü de TBMM’de bekleyen su yasasıyla yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının özelleştirilmesi anlamına geldiğini ileri süren Baki, bu yasayı da “Afrikalılaştırma sürecini yaşıyoruz” sözleriyle anlattı.

YA ALACAKLAR YA SATACAKLAR
Melih Baki Günaydın Adana Gazetesi’ne yaptığı açıklamada TBMM’de bekleyen ve kamuoyunda arazi toplulaştırması olarak bilinen yasa tasarısının anlatıldığı gibi olmadığını iddia etti. Söz konusu tasarının yasalaşması durumunda çok önemli sorunların yaşanacağı uyarısında bulunan Baki, arazi büyüklüklerinin bölgelerin topografik yapısına göre belirleneceğini ve vatandaşların arazilerinin o büyüklüğe ulaşması için komşu arazileri satın alması, alamaması durumunda kendi arazisini satması gerekeceğini söyledi. Baki, “Bazı bölgelerde en az 200 dönüm olacak, topografik yapıya bağlı olarak da bazı bölgelerde 100 dönüme kadar inebilecek bu büyüklük. Bir köyde kaç kişinin 200 dönüm arazi satın alma şansı var? Yasa yürürlüğe girdiği zaman 200 dönüme ulaşılması için ya arazi alacaksınız ya da arazinizi satacaksınız” dedi.

Ailesinin geçimini sağlayacak kadar büyüklükte toprak sahibi olanların bu toprağı ekip biçerek devlete yük olmadan yaşamını sürdürebildiğini ancak sözkonusu yasanın yürürlüğe girmesinin ardından toprak satın alacak maddi gücünün olmaması durumunda kendi toprağını satmak zorunda kalacağını anlattı. Baki, “Toprağını satan köylü eline geçen parayla kaç ay ya da kaç yıl idare edebilecek? Çocuğu da varsa işi daha zor. İşsizliğin bu kadar yoğun boyutta olduğu, üretimin olmadığı bir dönemde ülkemizde daha büyük bir sorunla karşı karşıya geleceğimiz muhakkak” diye konuştu.

TOPRAKSIZLAŞTIRMA HAREKETİ
Söz konusu yasanın miras yoluyla bölünen arazilerin toplulaştırılması amacıyla çıkarılacağı yönündeki söylemleri de “işin bahanesi” olarak değerlendiren Baki, bu sorunun giderilmesi için “Mirasçılar arasında toprak bölünemez denilerek bir yasa çıkarılabilir. Ortak çalışmaya teşvik edilir. Ortak çalışmak istemeyen diğer mirasçıya devretmesi sağlanabilir. Böylece en azından devlete yük olmayan vatandaşların ayakta tutma şansı yaratılır. Söz konusu yasa bu haliyle bir topraksızlaştırma hareketidir” şeklinde konuştu.

SU KAYNAKLARI SATILACAK
Su kaynaklarının kullanımı ve yönetimini içeren su yasasının da bir kısmının yürürlüğe girdiğini, bir kısmının ise TBMM’de beklediğini aktaran Baki, bazı kentlerin bölümlere ayrılıp yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının ihalelerle büyük ve yabancı ortaklı şirketlere satılacağını öne sürdü.

AFRİKALILAŞTIRMA SÜRECİNİ YAŞIYORUZ
Gelişmiş devletlerin su kaynaklarını araştırıp bulduğunu ve vatandaşın sondajlarla bu suları kullanımı teşvik ettiğini kaydeden Baki, Türkiye’de ise tam tersi bir durumun söz konusu olduğunu savundu. Vatandaşın kendi imkânlarıyla sondaj yapıp çıkardığı kuyu sularına kısıtlama getirildiğini anlatan Baki, su pompalarına kontörlü sayaç takılacağını ve vatandaşın yıllık olarak kullanacağı su için kontör satın alacağını belirtti. Baki, “Örneğin ‘Bir yılda 100 kontörlük su kullanacağım’ diyeceksiniz. Yağmur yağmaz, kuraklık olursa ve o100 kontör bittiğinde ek su alınamayacak. Ayrıca bu sayaçların değiştirilme ücreti de yine vatandaşın cebinden çıkacak. Bu da yaklaşık 3-4 bin TL civarında bir masraf demek. Devlet burada kendi vatandaşını üretime teşvik etmiyor. Tıpkı Afrikalılaştırma sürecini yaşıyoruz” dedi.

DSİ DE DEVREDEN ÇIKACAK
Söz konusu yasaların özelleştirmenin ileriye dönük altyapısı olduğunu iddia eden Baki, sulama birliklerinin eski yetkilerinin kalmadığını, gelecekte DSİ’nin de devreden çıkacağını ifade etti. Baki, “Kozan’da baraj patladı. Dere yataklarına baraj yapılıyor. DSİ orada bile bir kontrol mekanizmasını bile üstlenmemiş. Hiçbir kontrolümüz yok diyor. Yarın yeraltı suları için de aynı durum söz konusu olabilir. Herkesin bu yasayı çok dikkatli bir şekilde izlemesi gerekiyor” diye konuştu.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.