Hotivi

Nereye Gidiyoruz? - Adana UlusAdana Ulus

20 Haziran 2021 - 06:39

Nereye Gidiyoruz?

Nereye Gidiyoruz?
Son Güncelleme :

02 Haziran 2013 - 17:12

Ortadoğu’da kaynayan kazanlardan nasibimizi fazlasıyla alıyoruz. Kimileri sözkonusu ülkelerle olan ekonomik işbirliğimizi, ihracatımızı önemsenmese de bu alanda kan kaybetmeye devam ediyoruz. Suriye ile aramızda esen dostluk rüzgarları tam anlamıyla düşman kasırgasına dönüştü. Cumhuriyet tarihinin en kanlı saldırısını da bu sayede (!) yaşamış olduk. Arap Baharı’nın ne anlama geldiğini henüz anlamış değiliz. Kan gövdeyi götürürken bahar da nereden çıkıyor.

Benim ülkem, güzel ülkemde, her şey güllük gülistanlıkmış gibi Ortadoğu’yu şekillendirmeye, dünyaya kafa tutmaya soyunuyor siyasiler… İşsizlik, yoksulluk, özgürlük, çağdaşlık, uygarlık bir kenara bırakılıyor anında. Gündem alabildiğince değişiyor. İnsanlar ölürken biz ‘milli içki’den bahsediyoruz. Dümen suyunda debelenip duruyoruz.

Yanlışa karşı çıkana, fikrini söyleyene ‘provakatör’, ‘fitne’, ‘fesat’ yaftasını yapıştırıyoruz bir anda. Verimli tarım arazilerine koca koca binalar yapılıyor. Günümüzde savaş nedeni olan gıda güvenliğini sağlayamıyouz. Stratejik önem taşıyan topraklar bir bir elden çıkarılıyor. Fabrikalar kapanıyor. Özelleştirme adı altında büyük zararlara uğratılıyoruz. Tüketim toplumu olarak en önde saf tutuyoruz. Bakkal, manav, market, kundura tamircisi, şekerci, baloncu kurban ediliyor koca koca AVM’lere… Üretimden gelen gücünü kullanamıyor işçi….

Adana’daki 5 Ocak Stadı’na, Gezi Parkı’na AVM yapmakta direniyoruz. Yeşili, ağacı, doğayı, çevreyi yok edenlere tepki gösterenler ayrı bir direnişle karşılaşıyor. Hiçbir partiye ait olmayan, her kesimden insanın gösterdiği duyarlılığı içine sindiremeyenler, ülkeyi savaş alanına çeviriyor. Parkta, kafede, duvar dibindeki vatandaş gaz yiyor, cop yiyor, başına kapsül atılıyor.

Haksızlığa karşı duranlar da Türkiye’yi ayağa kaldırıyor elbette… Yurdun her köşesinde ‘Gezi Parkı’ için toplanıyor vatandaş. Kendi yaşadıkları bölgelerde de benzer uygulamalara tanık olanlar ‘Gezi Parkı’nı simgesel bir boyuta taşıyor. Demokratik ve sosyal bir devlet olduğunu iddia edenler ülkenin her köşesinde yankılanan ‘asıl demokratik sese’ neden tahammül edemiyor peki! Büyük büyük televizyon kanalları neden hiç bir şey olmamış gibi davranıyor? Neden bizler ülkemizde yaşanan toplumsal tepkiyi yurtdışı kaynaklı kanallardan izlemek zorunda kalıyoruz.

Ne zamana kadar Ortadoğu’yu kan gölüne çevirenlerle dostluğu pekiştirip, yanıbaşımızdakine düşman gözüyle bakacağız?

Biz böyle yaptıkça ne oluyor biliyor musunuz?

İşte tam da ‘dış mihraklar’ diye söze başlayanların dediği oluyor.

Türkiye üzerinde emelleri olanlar -ki bazılarından icazet alınıyor- oturup kıs kıs gülüyor.  Ekmeklerine yağ sürülüyor…

Ben de ‘Nereye gidiyoruz?’ diye sorunca tepki görüyorum…

Sağlık olsun…

İyi haftalar…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
takipçi satın al