Önce bunalttı sonra bunaldı!

Önce bunalttı sonra bunaldı!

Hızlı başladı Demirspor...

Karşıyaka’yı bunalttı...

Önce Artun, ardından Beykan ve Abdulkadir ile maçın 18. Dakikasında skoru 3-0 yaptı Adana Demirspor...

Demirspor sanki deplasmanda değil, kendi evinde oynuyor...

Tribünlerde 500 civarında Mavi-Lacivertli taraftar takımını destekliyor...

Karşıyaka’da ise tribün kapatma cezası kendini belli ediyor... Karşıyakalılar’ın cezası olmasa da Demirsporlu taraftarları kim susturabilir?..

Tribünler “Gaz” verircesine “Gol... Gol... Gol...” diye bağırıyor...

Gazı alan futbolcular ard arda golleri sıralıyor...

Demirspor, bu kadar iyi futbol sergileyip 3-0’lık skoru elde ediyor, bir topu da direkte patlıyor...

İlk yarı tam bitti, bitecek derken, Adana Demirspor’uhn eski oyuncusu, taraftarların gönlünde taht kuran Juninho sahneye çıkıyor ve 45. Dakikada golünü atarak farkı 2’ye indiriyor...

Karşılaşmanın ikinci yarısında, ilk yarıdaki gibi baskılı oynayan, bunaltan Demirspor’u göremedik...

Sahada başka bir Demirspor ve başka bir Karşıyaka var... İkinci yarı tam tersi oldu. Karşıyaka oynadı, Demirspor bunaldı ve ard arda goller geldi...

Mavi-Lacivertli ekip öyle bunalıyor ki, skor 3-0’dan 5-4’e geliyor...

Karşılaşmanın ilk yarısında Adana Demirspor 3 gol atarken, Karşıyaka’dan 1 gol geliyor...

Hızını alamayan Karşıyaka ikinci yarıda 4 gol daha atarken, Demirspor’dan 1 gol yiyor...

Dünkü, yazımda  zorlu ve bol gollü bir karşılaşma olabilir diye yazmıştım...

Her iki takımda çok gol atıp çok gol yiyen bir özelliğe sahipti...

Bu nedenle karşılaşmanın bol gollü geçebileceğini yazmıştım...

İyi mücadele oldu...

Önce, Demirspor ilk yarıda fırtına gibi esti...

Sonra ikinci yarıda Karşıyaka sahada basmadık yer bırakmadı...

Hal böyle olunca, yenilgi kaçınılmaz oldu...

Sağlık olsun...

Maçtan sonra teknik direktör ve futbolcuların söylediği bir söz var...

“Önümüzdeki maçlara bakacağız...

Hüseyin SUNGUR

5.04.2015 12:55:21

YAZARLAR

İfral TURGUT

BAHARI BEKLERKEN Hüseyin Öğretmen Artvin’e atanmıştı. Kendisini sevdirdi yeni tanıdıklara. Derin dostluklar kurdu. Ev sahibi ile de dost olmuştu. Hüseyin’i evladı gibi seven ev sahibi artık evlilik zamanının geldiğini söyleyerek onu Melahat ile tanıştırdı. İki genç birbirlerini beğendi ve evlenmeye karar verdiler. Hüseyin bu durumu ailesine bildirdi ama ailesi bu durumdan hiç memnun olmadı. Şiddetle karşı çıktılar. Çünkü kendilerinin de bir gelin adayı vardı. Tüm engelleme çabalarına rağmen Hüseyin Melahat ile evlendi. Uzun yıllar evli kaldılar ve iki çocukları oldu. Yaşananlar çeşitli problemler doğuruyor, problemler, beraberinde sağlık sorunlarını getiriyordu. Yıl, 1984. Bir gün kapı çalındı. Gelen kendisinden 12 yaş küçük, ama gençlik yıllarında birlikte futbol oynadıkları Sami Demirtuna idi. Sami yıllardır Almanya’da çalışıyordu. Orada meslek okuluna gitmiş, terapist olmuştu. Sami, “Nasılsın ağabey,” diye sorunca. Hüseyin, ona uzun uzun baktı… Bakışlarında hayata karşı duyduğu küskünlüğü, kırgınlığı ve tükenmişliği vardı. Cılız bir sesle, “Yorgunum dostum, yorgunum. Vefasız yıllara, vefasız yakınlarıma dargınım ,” dedi. Sami, Hüseyin’in elini tuttu, “Merak etme iyileşeceksin, yine tüm dostlar bir araya geleceğiz,” dedi. Sonra kalktı, kapıda veda ederken, Melahat Hanım, hastalığın adını söyledi: Kanser. Soğuk bir geceydi. Sami o gün yaşadıklarından çok etkilenmişti. Bir kağıt kalem aldı eline ve içini döktü kağıda. Şiir bittikten birkaç gün sonra, tekrar gitti arkadaşının yanına ve şiiri okudu. Hüseyin mutlu olmuştu. Sevindi, teşekkür etti. Daha sonra Sami şiiri, Selçuk Tekay’a verdi. Şiir aylar sonra şarkıya dönüştü. Sami bu sefer şarkıyı telefonda Hüseyin’e dinletmek istedi. Heyecanla çevirdi numaraları. Telefondaki ses buz gibiydi: “Hüseyin Beyi kaybettik.” Baharı beklerken ömrüm kış oldu Gözümde her zaman biraz yaş oldu En güzel duygular bana düş oldu Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık Tutmadı ellerim sıcak elleri Duymadım aşk denen tatlı sözleri Taşıdım gönlümde acı izleri Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık İçimde ateşler söndü kül oldu Aşk bahçem kurudu sanki çöl oldu Yar bildim o bile bana el oldu Yorgunum dostlarım, yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık. HÜSEYİN’E KENDİNİ ANLATAN ŞARKIYI DİNLEMEK KISMET OLMADI. • AMA SİZ O ŞARKIYI SÖYLERKEN VEYA DİNLERKEN HÜSEYİNİ ANARSINIZ HERHALDE.


“ SEYHAN BİZİM VAZGEÇİLMEZİMİZ”

CHP ADANA ÖRGÜTÜ GENEL SEÇİMLERE HAZIRLANIYOR

DEMİRÇALI’YI ZİYARET ETTİ

VALİ KÖŞGER’DEN GÜVENLİ VE DÜZENLİ TRAFİK VURGUSU

NAZIM ALPMAN YAZDI/ DEVLET 1 MAYIS’A SAYGI GÖSTERSİN!

KUŞ GRİBİ YUMURTA FİYATLARINI ARTIRDI

KARNAVAL KOMİTESİNDEN MEKTUP VAR

ZEYDAN KARALAR’DAN MHP İL BAŞKANINA “SİNEK” CEVABI

YERLİ SUSAM İÇİN  YERLİ ÜRETİM HAMLESİ

ÇUKUROVA BELEDİYESİ TENİS TURNUVASI BAŞLADI

FATİH GÜLER GÜVEN TAZELEDİ

18 İLDEN 400 SATRANÇ SPORCUSU ADANA’DA YARIŞTI

CHP’Lİ BULUT: TASARRUFU SARAYDAN BAŞLATIN

SEYHAN NEHRİNDE GONDOLLA GEZDİLER

"YALANA VE ŞANTAJA ASLA BOYUN EĞMEYECEĞİZ"

CHP GERÇEĞİ YAYINLADI

ADANA’DA 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMASI