SOKAK HAYVANLARINA SEYHAN KUCAK AÇTI
Manşet Haber 22.03.2020 18:29:38 0

SOKAK HAYVANLARINA SEYHAN KUCAK AÇTI

SOKAK HAYVANLARINA SEYHAN KUCAK AÇTI






Seyhan
Belediyesi, sokak hayvanlarına yönelik 84 noktada gerçekleştirdiği besleme
çalışmasını genişletti. Belediye ekipleri, Corona Virüs nedeniyle
lokanta, cafe ve restoran gibi işyerleri kapandığı için daha önce buralardan
gelen yemek atıklarıyla beslenmiş olan Sokak hayvanlarını da besleme
çalışmasına dahil etti.  





Seyhan
Belediye Başkanı Akif Kemal Akay’ın talimatlarıyla, hayvan severlerin
katkısıyla daha önce belirlenen 84 noktanın dışında hayvanların kümelendiği
alanlarda da düzenli olarak besleme çalışması yapılıyor. Belediye ekipleri
özellikle daha önce lokanta, cafe gibi işletmelerden artan yiyeceklerle
beslenen sokak hayvanlarının, işyerleri kapanınca aç kalma durumunu göz
önüne alarak besleme çalışmasını genişletti
.









Corona
Virüs nedeniyle salgının bulaşmaması için evde kalınması çağrıları üzerine
birçok işyeri gibi yiyecek sektörü de geçici süre kepenk indirdi. Lokanta,
cafe gibi yerlerden artan yiyeceklerin verildiği sokak hayvanları, bu işyerleri
kapanınca aç kalma durumuyla karşı karşıya kaldı
. Bunun üzerine Seyhan
Belediyesi, lokantaların kapanmasıyla beslenemeyen sokak hayvanları için de
besleme çalışmasını başlattı. Yeni besleme noktalarına lokantalar
açılana dek yiyecek bırakılacak.





Corona
Virüs salgınının ardından acil durum ekibi kurarak ilçede dezenfekte
çalışmalarına öncelik verdiklerini hatırlatan Seyhan Belediye Başkanı Akif
Kemal Akay “ Salgının önlenmesine katkı sunmanın yanında salgın
tehlikesi nedeniyle zincirleme sorunların aşılmasına da çalışıyoruz.
 Bunlardan
biri de lokantaların kapanmasıyla buralardaki yiyecek atıklardan beslenen sokak
hayvanlarının durumuydu. Lokantalar kapandığı için atık yiyeceklerden
beslenemeyen sokak hayvanlarının aç kalma durumu ortaya çıkmıştı. Belediye
olarak hemen bu durumdaki sokak hayvanlarına da yiyecek temin ettik. Düzenli
yapılan besleme çalışmalarına bu sokak hayvanlarımızı da dahil ettik.  Sonuçta
hem insanlarımız hem doğamız hem de hayvanat dünyamız için elimizden geleni
yapmaya devam edeceğiz
. Halkımıza da ‘siz evde kalın biz onlara da
bakarız’
 diyoruz. Ve lütfen yetkililerin uyarılarını dikkate alın.”dedi.





ftp://213.74.101.121/PUBLIC/



YAZARLAR

İfral TURGUT

BAHARI BEKLERKEN Hüseyin Öğretmen Artvin’e atanmıştı. Kendisini sevdirdi yeni tanıdıklara. Derin dostluklar kurdu. Ev sahibi ile de dost olmuştu. Hüseyin’i evladı gibi seven ev sahibi artık evlilik zamanının geldiğini söyleyerek onu Melahat ile tanıştırdı. İki genç birbirlerini beğendi ve evlenmeye karar verdiler. Hüseyin bu durumu ailesine bildirdi ama ailesi bu durumdan hiç memnun olmadı. Şiddetle karşı çıktılar. Çünkü kendilerinin de bir gelin adayı vardı. Tüm engelleme çabalarına rağmen Hüseyin Melahat ile evlendi. Uzun yıllar evli kaldılar ve iki çocukları oldu. Yaşananlar çeşitli problemler doğuruyor, problemler, beraberinde sağlık sorunlarını getiriyordu. Yıl, 1984. Bir gün kapı çalındı. Gelen kendisinden 12 yaş küçük, ama gençlik yıllarında birlikte futbol oynadıkları Sami Demirtuna idi. Sami yıllardır Almanya’da çalışıyordu. Orada meslek okuluna gitmiş, terapist olmuştu. Sami, “Nasılsın ağabey,” diye sorunca. Hüseyin, ona uzun uzun baktı… Bakışlarında hayata karşı duyduğu küskünlüğü, kırgınlığı ve tükenmişliği vardı. Cılız bir sesle, “Yorgunum dostum, yorgunum. Vefasız yıllara, vefasız yakınlarıma dargınım ,” dedi. Sami, Hüseyin’in elini tuttu, “Merak etme iyileşeceksin, yine tüm dostlar bir araya geleceğiz,” dedi. Sonra kalktı, kapıda veda ederken, Melahat Hanım, hastalığın adını söyledi: Kanser. Soğuk bir geceydi. Sami o gün yaşadıklarından çok etkilenmişti. Bir kağıt kalem aldı eline ve içini döktü kağıda. Şiir bittikten birkaç gün sonra, tekrar gitti arkadaşının yanına ve şiiri okudu. Hüseyin mutlu olmuştu. Sevindi, teşekkür etti. Daha sonra Sami şiiri, Selçuk Tekay’a verdi. Şiir aylar sonra şarkıya dönüştü. Sami bu sefer şarkıyı telefonda Hüseyin’e dinletmek istedi. Heyecanla çevirdi numaraları. Telefondaki ses buz gibiydi: “Hüseyin Beyi kaybettik.” Baharı beklerken ömrüm kış oldu Gözümde her zaman biraz yaş oldu En güzel duygular bana düş oldu Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık Tutmadı ellerim sıcak elleri Duymadım aşk denen tatlı sözleri Taşıdım gönlümde acı izleri Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık İçimde ateşler söndü kül oldu Aşk bahçem kurudu sanki çöl oldu Yar bildim o bile bana el oldu Yorgunum dostlarım, yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık. HÜSEYİN’E KENDİNİ ANLATAN ŞARKIYI DİNLEMEK KISMET OLMADI. • AMA SİZ O ŞARKIYI SÖYLERKEN VEYA DİNLERKEN HÜSEYİNİ ANARSINIZ HERHALDE.

30.8° / 18.5°